MAS-DAF işçileri Ankara’da

MAS-DAF işçileri Ankara’da

MAS-DAF Pompa Sanayisi’nde Birleşik Metal-İş Sendikasına üye oldukları için işten atılan işçilerden 12’sinin başlattığı yürüyüş Ankara’da son buldu. İstanbul Yolu üzerinden Ankara’ya giren işçileri DİSK, KESK ve Emek Partisi yöneticileri karşıladı.Burada konuşan Birleşik Metal-İş Kocaeli Şube

Burada konuşan Birleşik Metal-İş Kocaeli Şube Sekreteri Talat Çelik, Masdaf işçilerinin sendikalı çalışabilmek bir yıldır için mücadele ettiğini belirterek, “Bizler direnişimiz boyunca zaman zaman gözaltına alınan, saatlerce sorguda kalan, kolluk kuvvetleri tarafından darp edilen işçileriz” dedi.

‘AKLIMIZI YİTİRMEDİK, MACERA ARAMIYORUZ’

127 gündür direnişin devam ettiğini hatırlatan Çelik, “9 gün boyunca 42 derece sıcaklıkta yürüyerek geldik. Peki ne istiyoruz? Aklımızı yitirmedik. Macera aramıyoruz” dedi. Çelik, yasalarla güvence altında olan sendikalaşma haklarının tanınmasını istedi. Çelik, sadece patronları değil, hükümeti de ILO’ya şikayet edeceklerini belirterek, Çalışma Bakanı’ndan bu insanlık ayıbına, bu kanayan yaraya bir aracı olmasını istedi.

İşçiler geceyarısına kadar Göksupark’ta dinlendikten sonra, geceyi Birleşik Metal-İş İç Anadolu Bölge Şubesi’nde geçirdi. İşçiler sabah da İstanbul Yolu üzerinden Kızılay’a doğru yürüyüşe geçti. İşçiler ilk önce Kızılay’da İzmir Caddesi’nde bulunan sendika binalarına gitti. İşçiler yarın da Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Temsilciliği önünde eylem yapacak. (Ankara/EVRENSEL)


DÜZCE’DE İMAMI-JANDARMASI PATRONUN YANINDA SAF TUTTU

İşçilerden Musa Tut, önceden sendikanın ne demek olduğunu bile bilmediğini, fakat uğradıkları haksızlıklarından sonra sendikalı olduklarını anlattı. “Masdaf işçisinin hali perişan. Biz patronun evini barkını istemiyoruz. Biz işimizi istiyoruz. 4 aydır evimize ekmek götüremiyoruz” diyen Tut, Ankara’ya dertlerini anlatmaya geldiklerini vurguladı.  

Tut, her türlü engellemelerine rağmen sendikalı olduklarını ve 4 Nisan’da kendi işyerlerinde işten çıkartıldıklarını öğrendiklerini belirtti. Tut işten atılma süreçlerini şöyle anlattı: “Sendikaya üye olduktan sonra en başta 20 arkadaşımız işten atıldı. Eli silahlı 10 insan soktular fabrika işine. 4 Nisan’da bütün arkadaşlarımız sokağa düştü. ‘İşe’ diye evden çıktık ama servisler gelmedi. Kendi imkanlarımızla fabrikaya gittik. İşten çıkartıldığımızı söylediler. ‘İşçiler benim fabrikamı işgal etti’ dedi. 120 insan işten atıldık. Gözaltında tutulduk”. Tut, Düzce’nin imamının bile kendileri için hutbe çıkardığını da anlattı: “Düzce’nin imamı hutbe çıkarmış bizim için. Dini de alet ettiler kendilerine. Patronun karını düşürmek, sendikalı olmak, hakkını aramak günahmış meğer. Vali zaten bizim sırtımızdan inmiyor. Jandarmayla desen akraba olduk”. 

www.evrensel.net