05 Mart 2015 17:56

Kadınlar Çığlık Değil Kahkaha Atacak!

İnanıyorum, gün gelecek kadının iffeti, kahkahası, namusu, doğurganlığı değil; gücü, mücadelesi ve başarısı konuşulacak. Ve her ne olursa olsun gün gelecek kadınların sokaklarda çığlığı değil kahkahaları duyulacak

Paylaş

Berçem TEĞİN
Uludağ Üniversitesi

Söze nereden başlamalı, nasıl başlamalı bilemiyorum. Bu korku, bu öfke, bu nefret kelimelerin kifayetsiz kaldığı bu hazin son nasıl anlatılır? Özgecan, ah güzel kadın... Hangi kelime, hangi cümle bu acıyı, bu vahşeti anlatabilir? Yazdığım her cümlenin sonunda; “eksik, bunların hiçbiri yetmez” diyorum.

Türkiye’nin kadın sorunu gün geçtikçe daha da vahim bir hal alırken iktidarın tavrı ve tutumu son derece tehditkar. Bu işe dur demek bir yana dursun tecavüzleri, tacizleri, kadına şiddeti onaylar yorumları sapkın insanlar için bir dayanak oluşturuyor. Bu süreçte güç ve otoriteyi eline almış AKP Hükümetine boyun eğmeden, yılmadan, korkmadan karşı durmak ve ne olursa olsun umudumuzu ve inancımızı kaybetmemek oldukça elzemdir. Çünkü bu süreçte ihtiyacımız olan tek şey bir avuç inanç ve umuttur. Kadının hem fiziksel hem de ruhsal anlamda her gün şiddete maruz kaldığı kendini savunabileceği tüm haklarının teker teker elinden alındığı bu ülkede ağaç olmak bile bu kadar zorken kadın olarak yaşamanın ne demek olduğunu sadece şöyle dönüp bir bakınca dahi net bir şekilde görmek hiç zor değil.

ALTERNATİF DİYE SUNULAN

Özgecan şu günlerde şiddetin ve ölümün en gerçek, en somut örneğidir içinde biraz olsun insani duygular barındıranlar için... İktidarın kendince tecavüzün, şiddetin, ölümün önüne geçmek için sunduğu alternatifler bile kadına hakareti ve kadını ötekileştirmeyi esas alıyor. İkinci öğretim ders saatlerini daha erkene almak mesela. Biz erken eve dönmeyi değil sokaklarda özgürce yürüyebilmeyi ve akşam dolmuşa binerken tereddüt etmeyeceğimiz gerçekten samimi ve kadınların özgür olduğu bir ülke istiyoruz. Fakat, “Anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün, anası ölsün”, “Tecavüzcü kürtaj yaptıran tecavüz kurbanından daha masumdur.” diyen, iyi hal indirimlerini kanunlaştıran iktidar rengini çok açık bir şekilde gösteriyor. Bu yüzdendir ki asıl katil devlettir çünkü kadın cinayetleri ve tecavüzler politiktir bu ülkede.

HER GEÇEN GÜN PERVASIZLAŞIYOR

Erkek egemen sistemin hakim olduğu, kadının namusunun, ahlakının hadsiz ve bir o kadar da çirkin bir üslupla kuralmışçasına herkes tarafından konuşulduğu bir ülke burası. Hükümet ataerkil toplumda kadına ve kadınlığa dair hakaretlerini pervasızca savururken, adeta mahalle muhtarı edasıyla böğürürken meydanlarda, sistemin kölesi olmuş böcek beyinli insanlar tarafından sırtı sıvazlanırken adalete, hukuka dair tek bir izin bile görülmediği kadınların durmadan yaşamak için çırpındığı bir ülke. Demokrasinin, laikliğin hiçbir şekilde esas alınmaması ve erkek egemen sistemin gün geçtikçe daha da güçlenmesi bu yaklaşımların bir an önce kontrol altına alınmasının ehemmiyetini açıkça gözler önüne seriyor. Pedofilinin, çocuk gelinlerin, tecavüz, taciz ve ölümlerin gün geçtikçe artması ve tüm bu yaşanılan suçlar karşısında iktidarın hal ve hakaretleri insanlık için büyük bir tehdittir.
İktidarın pervasız yaklaşımları gün geçtikçe daha tehlikeli bir hal alıyor. AKP Hükümeti dur durak bilmeden gün geçtikte ölümü resmen yasallaştırırken, erkek egemen sistemin gücüne güç katarken, kadının yaşam hakkını sınırlandırırken tüm bunlara rağmen hala meydanlarda haktan, hukuktan, adaletten bahsedebiliyor. En acısı da o meydanlarda alkış tutan kadınlarımız.

GÜN GELECEK...

İnsanlığın beynini, ruhunu din ile resmen ele geçirmiş bir güçten bahsediyorum. İnsanların en zayıf noktasını kullanarak ölümlerin kıyımların üstünü örterken koskoca bir halk din olgusunun gücü ile tüm bunlara sessiz kalıyor. İnancın ve dinin alenen istismar edildiği ülkemizde hukukun değil dinin üstünlüğü ilkesi esas alınıp laik devlet düzeninden gün geçtikçe uzaklaşılıyor. Şeriatın özenildiği ve şeriat oluşumunu benimseyen taraflarla karşı karşıyayız ve bu durum bahsettiğim ataerkil sistemi güçlendiriyor.

Şu günlerde en çok kadına, kadının gücüne, inancına ihtiyaç vardır ve unutulmamalıdır ki kadın olmadan umut olmaz ve umudu olmayan insan hiçbir şey yapamaz. Erkek egemen sistemin ve iktidarın yoluna taş koymak, ne olursa olsun bu güç savaşında kazanan taraf olmak şarttır. Özgür bir toplum olabilmenin yolu tüm kadın sorunları ile birlikte bu özgürlük savaşının yolundan geçiyor. İnanıyorum, gün gelecek kadının iffeti, kahkahası, namusu, doğurganlığı değil; gücü, mücadelesi ve başarısı konuşulacak. Ve her ne olursa olsun gün gelecek kadınların sokaklarda çığlığı değil kahkahaları duyulacak...

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Roboskili aileler adalet istedi

SONRAKİ HABER

Limak'a satılan Gaziantep Çimento için imar planı değişikliği: Yerine AVM yapılabilir

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa