05 Mart 2015 17:51

Ostim: Patlama Sesi Korna Sesi Kadar Olağan

‘Bir fikrim yok’ diyenler bile bu duruma tepkili hatta bir arkadaş fikrim yok dedikten sonra, ‘bunların işi önemli, parası önemli, bizi kim takar.’ diyerek tepkisini belirtti. Memleketin gidişatına baktığımızda ‘iş önemli kim takar işçiyi diyen’ genç işçinin haklılık payının çok yüksek olduğunu görüyoruz‘

Paylaş

Serkan BULUT
Orkan SANCARBARLAZ
Ankara

‘Boom’ sesi savaş mahallelerinde ve OSTİM’de olağan bir sestir. OSTİM son dört sene içerisinde dört patlama yaşamış ve yirmi bir işçinin öldüğü patlama dahil hiçbirinde failler cezalandırılmamıştır. 15 gün önce ilk OSTİM-İvedik patlamasının anması yapılmıştı fakat ne tesadüf ki anmadan bir hafta sonra aynı sokakta başka bir patlama daha oldu. İnsanların onar yirmişer öldüğü patlamalarda bile cezalandırılmaması tüm OSTİM patronlarına cesaret vermiş, güvenlik önlemleri alınmadan üretime devam edilmiştir. İşçi ölümlerinin olağanlaştığı, kuralsızlığın kural olduğu OSTİM’de iş cinayetlerini, yasada genç gerçekte çocuk olan işçilerle konuştuk.

KÜÇÜK YAŞTA BAŞLAYIP İŞİ ÖĞRENMEN GEREKİR

Sorduğumuz ilk soru ‘en küçük çalıştırma yaşı kaçtır’ oldu. Sayısal veriler grafik 1’de görüldüğü şekildedir. Grafikte görüldüğü gibi ülkemizde her ne kadar 18 yaşından küçük olana çocuk denilse de, anket yaptığımız arkadaşlar OSTİM’in 15 yaşında çalışan çocuklarla dolu olduğu gerçeğini bizlere gösteriyor. Zaten bu gerçeği açığa çıkarmak için anket yapmaya da gerek yok, sanayi sitesinde 15 dakika vakit geçiren herkes bu gerçeği mutlaka görür. OSTİM’de bulunan çıraklık okulu, meslek liseleri, OSTİM’in çocuk işçi cephaneliğini oluşturmakta. Anket yaparken sohbet ettiğimiz bir arkadaş da kendisinin 12 yaşından beri sanayi sitesinde çalıştığını belirtip; “Buralarda para kazanmak için çok küçük yaştan çalışıp işi öğrenmen gerekir’ diye ekliyor. Ancak bunun yanında en küçük çalışma yaşının 18 olduğunu söyleyenlerin sayısı da bir hayli fazla.

‘İŞ DAHA ÖNEMLİ KİM TAKAR İŞÇİYİ’

Bir diğer soru, ‘işçi sağlığı’nı devletin neden ‘iş sağlığı’ olarak tanımladığıydı. Bu soruya en çok ‘bir fikrim yok’ cevabı geldi. Ardından ise ‘çünkü iş işçiden önemlidir.’ yanıtını aldık. En çok tepki aldığımız soru bu oldu aslında. Bu soruyu sorduğumuz çoğu kişiyle de ardından sohbet ettik. ‘Bir fikrim yok’ diyenler bile bu duruma tepkili hatta bir arkadaş fikrim yok dedikten sonra, ‘bunların işi önemli, parası önemli, bizi kim takar.’ diyerek tepkisini belirtti. Memleketin gidişatına baktığımızda ‘iş önemli kim takar işçiyi diyen’ genç işçinin haklılık payının çok yüksek olduğunu görüyoruz. Ülkedeki en zengin işletmeler iktisadi olarak büyürken gelişen fabrika ve şantiyelerde sürekli işçi ölümleri oluyor. Hatta geçen aylarda bir dergi ‘Türkiye’nin En Zengin 100 Ailesi’ni listelemişti. Bu listedeki 100 zengin kuruluşu araştırdığımızda çok büyük bir çoğunluğunda işçi ölümleri yaşandığını gördük. Olaya böyle baktığımızda iş sağlığı söylendiği gibi işçiyi de kapsamıyor. Tersine işin sağlığı ve patronun zenginliği arttıkça işçi ölümleri artıyor. İşçi sağlığı daha da kötüye gidiyor.

İŞÇİ ÖLÜMLERİ DURDURULAMAZ MI?

Sorduğumuz diğer bir soru, “işçi ölümleri nasıl durdurulur” oldu. Bu soruya aldığımız en sık cevap “işçi sınıfının kendi talepleri etrafında örgütlenmesi” oldu. Sıkça verilen bir diğer cevap ise “şansla alakalı bir durumdur, engellenemez” oldu. İşçi sınıfı birleşmelidir diyenlerin çoğunluğu birleşme taraftarı ancak nasıl birleşileceği konusunda bir fikirleri yok.
Bu sorudan sonra sohbet ettiğimiz meslek lisesinde okuyan ve OSTİM’de staj yapan bir arkadaşımız işçi sınıfı birleşmelidir cevabını verdi. Neden diye sorduğumuz da; “Hükümet zaten insafa gelmez, patron desen bir sürü patron var hangisini insafa getireceğiz. Hükümetin de patronların da insafa gelmesi için işçilerin birleşip ortak hareket etmeleri lazım.” dedi.
Patlamalar liginde her sene üst üste şampiyon olan, kupalara doymayan OSTİM’de yasal olarak genç, gerçekte çocuk olan işçilerin iş cinayetlerine bakışı bu şekilde. İş cinayetlerinin çözümünün patronda ya da hükümette değil, işçilerin mücadelesinde yattığı çoğu işçinin ortak fikri olarak gözükmekte.
 


PATRONA DA DEVLETE DEGÜVENMİYORLAR

Son sorumuz ise “İşçi sağlığı sizce nasıl denetlenmelidir?” oldu. Sorunun şıklarında ise şu cevaplar bulunmaktaydı: ‘Patronun denetleyicisi sağlıklı olmaz başka denetçi olmalı’, ‘Kamu tarafından denetlenmeli’, ‘Patronlara para cezası yapılmalı’ ve ‘Hepsi’. Bu soruya anket yaptığımız çoğunluk hepsi şıkkını işaretledi. Buradan da görüyoruz ki OSTİM’de çalışan genç işçiler işçi sağlığı denetimi konusunda ne patrona ne de devlete güveniyorlar. Hatta bir işçi arkadaşımız; “Bunlar da yeterli değil ama hepsi olursa belki bir nebze düzelir.” dedi.

ÖNCEKİ HABER

Gazeteci Var, Gazeteci Var

SONRAKİ HABER

Adalet Bakanlığı istismar verilerini açıklamadı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa