28 Temmuz 2011 03:13

'KCK davası'nda düzmece ifade itirafı

BDP Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan ve BDP İl Eşbaşkanı Adile Fidan’ın da aralarında bulunduğu 28 kişinin gözaltına alınmasına ve 9’unun tutuklanmasına yol açan ‘Urfa KCK dosyasının’ kilit ismi Gülistan Encü, DİHA’ya çarpıcı açıklamalarda bulundu. İlk kez konuşan Encü, hem emniyette hem de özel yetk

'KCK davası'nda düzmece ifade itirafı

Fotoğraf: Emrah Yorulmaz/AA

Paylaş
Murat Çiftçi

KCK Urfa soruşturması adı altında Urfa’da polis tarafından düzenlenen operasyon çerçevesinde 1 Ekim 2010’da dönemin BDP İl Eşbaşkanı ve daha sonra Urfa Milletvekili olan İbrahim Ayhan ile İl Eşbaşkanı Adile Fidan’ın da aralarında bulunduğu tamamı BDP’li 28 kişi gözaltına alınmıştı. 3 günlük emniyet sorgusunun ardından Ayhan ve Fidan’ın da aralarında bulunduğu 9 kişi, 17 yaşındaki Gülistan Encü’nün, ‘Beni kırsala göndereceklerdi’ beyanı üzerine tutuklanarak, Urfa E Tipi Kapalı Cezaevi’ne konmuştu. Gülistan Encü, vicdan azabı çektiğini ifade ederek, gerçekleri açıkladı; “Polisin oyununa geldim. Bana baskı altında yalan ifade imzalattılar.” BDP’lilerin soruşturmanın en başından beri ‘Ruhsal problemleri var. Biz sadece ona yardım etmek istedik’ dedikleri Encü’nün bu açıklamalarından sonra şimdi gözler davanın bundan sonra nasıl yürütüleceğinde ve düzmece ifadeyle tutuklananların serbest bırakılıp bırakılmayacağında.

POLİSİN DÜZMECE İFADESİNİ VE GERÇEKLERİ ANLATTI

DİHA’nın Urfa bürosuna giderek gerçekleri anlatmak istediğini söyleyen Gülistan Encü, babasının Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde PKK davasından yattığını, annesini trafik kazasında kaybettiğini ve henüz çocuk yaştayken küçük kardeşlerinin sorumluluğunu almak zorunda kaldığını anlattı. Babasına bir mektup yazarak zor durumda olduğunu aktardığını söyleyen Encü, babasının da kendisiyle aynı hücrede kalan Suruç Belediye Başkanı Etem Şahin’den kendisi için yardım talebinde bulunduğunu kaydetti. Encü daha sonra olup biteni, yaşadıklarını, yolunun polislerle kesişmesini ve polis baskısıyla yalan ifade verişini şu sözlerle anlattı; “Etem Şahin de görüşüne giden SES üyesi eşi Aynur Şahin’e, bana yardım etmesini söylemiş. Ben evimizin yanındaki N.A’ya ait kuaför salonunda çalışmaya başlamıştım. İlk başta N.A. benimle konuştu ve sıkıntılarımı anlattım. Daha sonra Aynur Şahin geldi ve benimle konuştu. Ben eşimin içki kullandığını, zaman zaman beni dövdüğünü ve babamın yanına dönmek istediğimi söyledim. Daha sonra Aynur ve Adile Fidan ile birlikte Siverek’teki İbrahim Ayhan’ın babasının evine gittik. Azize Yağız da vardı. Ben Azize ile yukarı çıkıp sohbet ettim. Bu sohbetin konusu tamamen yaşadığım zorluklara ilişkindi. Kesinlikle ‘dağ’ ya da ‘kırsal’ kelimeleri geçmedi. Beni Diyarbakır’a gönderdiler. Diyarbakır’da BDP il binasında Mensure Ergin beni karşıladı. Onunla sorunlarıma ilişkin sohbet ettikten sonra Mensure beni Diyarbakır Kadın Sorunlarını Araştırma ve Uygulama Merkezi’ne (DİKASUM) götürdü. Orada 4 saat kaldıktan sonra ben üzüntüden sinir krizi geçirdim. Oradaki kadınlar benim madde bağımlısı olduğumu düşünüp, hastaneye götürdüler. Oradan da Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne sevk ettiler. Kadınlar beni oraya götürdü. Beni Diyarbakır’a getiren kadınlar, Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi’ne teslim ettiler. O zaman 17 yaşında olduğum için çocuk şube beni SHÇEK’e bağlı yurda yerleştirdi.

‘POLİSLER BANA OYUN OYNADI’

“İmam nikâhlı eşim Ömer ben ortadan kaybolunca gidip N.A’ya ait kuaför salonunun camlarını kırıp silah çekmiş. Yerimi öğrenmiş gelip beni yurttan kaçırdı, Urfa’ya getirdi. Polisler gelip Ömer’i gözaltına aldılar. Ben arkasından emniyete gittim. Ben eşim bırakılır diye polise N.A’nın beni kaçırdığını ve eşimin suçsuz olduğunu söyledim. Tüm yaşadıklarımı anlatınca polisler bana oyun oynadı. Bir plan yaptılar ve kadınların beni dağa götürmeye çalıştığını söylediler. Oysa bu tamamen yalandı, kadınlar sadece bana yardım etmek istediler.”

‘KORKTUM VE NE DEDİLERSE KABUL ETTİM’

Karakolda yine kriz geçirdiğini söyleyen Encü, polislerin kendisini hastaneye götürdüğünü ve ilaç verdiklerini dile getirdi. Tekrar TEM şubeye götürüldüğünü ve nezarethaneye kapatıldığını söyleyen Encü, TEM şubede yaşadıklarını şöyle anlattı: “Benim kapalı alan korkum var. Hayatımda asansöre dahi binmemişim. 2 saat nezarethanede kaldım. Bir an beni buradan çıkarsınlar da ne isterlerse yapacağım dedim. Kapıyı çaldım ve gelen polise ‘beni çıkarın nasıl isterseniz öyle ifade vereceğim’ dedim. Sonra ifademi almaya başladılar. Ben Azize ile sohbet ettik dediğimde, ‘Seni dağa göndereceğini söyledi mi’ diye sordular. Ben ‘hayır’ deyince, 4-5 polis üzerime yürüdü. Ben korkudan ne sorarlarsa ‘evet’ dedim. Korkudan ‘beni kırsala götüreceklerdi’ dedim. Oysa asla kırsal ve dağ kelimeleri kadınlarla aramızda geçmedi. Bana verilen ilacın da etkisiyle ne dediğimi hatırlamıyorum.”

‘POLİSLER BANA PARA DA VERDİ’

TEM şubeden Urfa Adliyesi’ne götürüldüğünü söyleyen Encü, “Savcının yanına götürdüler. Ben ilacın etkisiyle boynumu çeviremiyordum. Savcı beni görünce ‘Bu kıza baskı yapılmış’ deyip polisleri odasından çıkardı ve bana ‘Kızım korkma. Gerçekleri söyle’ dedi. Ama ben polislerden korktuğum için orada da yalan söyledim” dedi. Bu arada polislerin zaman zaman gelip kendisini aldığını ve kendisine para verdiğini söyleyen Encü, bir süre sonra olayın aslını kayınbabasına anlattığını söyledi.

‘POLİS BENİ KENDİ YAZDIĞI SENARYOYA ALET ETTİ’

Kayınbabasının isteği üzerine BDP Urfa Milletvekili İbrahim Binici’ye teslim edildiğini söyleyen Encü, Binici ile yaptıkları Diyarbakır seyahati hakkında şu bilgileri verdi: “Binici bana ifade vermek isteyip, istemediğimi sordu. Ben de doğruları anlatmak istediğimi söyledim. Bunun üzerine Binici, savcıya ifade vermem için beni Diyarbakır’a götürdü. Diyarbakır’daki savcı beni görünce ifadeyi bir gün sonra alabileceğini söyledi. Biz de Urfa’ya geri döndük. Eve gidince polisler gelip beni yeniden aldı. Diyarbakır savcısı onlara benim ifademi değiştirmek için Diyarbakır’a gittiğimi söylemiş. Polisler bana ifademi değiştirirsem en az 4 yıl cezaevinde kalacağımı söylediler. Ben de korktum. Bu sefer de beni alıp tanık koruma programına soktular. Urfa’dan alıp başka şehre yerleştirdiler ve kimliğimi de Ankara nüfusuna kayıtlı S.Ç. diye değiştirdiler. Ben oradayken de gelmek istedim, ancak bana babamın beni öldürmek için adam tuttuğunu söyleyip beni korkuttular. Ben de korkumdan gelemedim. Devlet ben anasız, babasız kalınca bana sahip çıkmadı. Ama kendi senaryolarına alet etmek için bana sahip çıktı.” (Urfa/DİHA)


'ENCÜ GÖZALTINA ALINDI

"KCK Urfa soruşturması" adı altında verdiği "Beni kırsala göndereceklerdi" şeklindeki ifadesi üzerine, 1 Ekim 2010'da dönemin BDP İl Eş Başkanı olan Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan ile İl Eş Başkanı Adile Fidan'ın da aralarında bulunduğu 28 BDP'linin gözaltına alınmasına ve 9'nun tutuklanmasına neden olan 17 yaşındaki Gülistan Encü, gözaltına alındı. Encü'nün, vicdan azabı çektiğini ifade ederek, hem emniyette hem de özel yetkili savcıda baskı altında ifade verdiği ve polisin kendisini oyuna getirdiği yönünde DİHA'ya açıklamalarda bulunmasının ardından gözaltına alınması dikkat çekti.

Gülistan Encü ve eşi, Urfa merkezde bir hastaneye tedavi için gittikleri esnada İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube polisleri tarafından gözaltına alındı. Encü çiftinin İl Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldüğü kaydedildi.

ÖNCEKİ HABER

KESK Meclis toplantılarına katılmıyorum, katılmayacağım

SONRAKİ HABER

Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı hakim karşısına çıktı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa