05 Mart 2015 04:35

Sevmek, sevinmek; iyi şeyler üstüne

Paylaş

Sennur SEZER 

Yaşar Kemal’e 2014 yılında Bilgi Üniversitesince Fahri Doktora verilmesi kararlaştırıldığında, törene katılamayan yazar şu bildirimi yollamıştı: 
“Bir, benim kitaplarımı okuyan katil olmasın, savaş düşmanı olsun. İki, insanın insanı sömürmesine karşı çıksın. Kimse kimseyi aşağılayamasın. Kimse kimseyi asimile edemesin. İnsanları asimile etmeye can atan devletlere, hükümetlere olanak verilmesin.
Benim kitaplarımı okuyanlar bilsinler ki, bir kültürü yok edenlerin kendi kültürleri, insanlıkları ellerinden uçmuş gitmiştir.
Benim kitaplarımı okuyanlar yoksullarla birlik olsunlar, yoksulluk bütün insanlığın utancıdır. Benim kitaplarımı okuyanlar cümle kötülüklerden arınsınlar.” 
Anadolu’yu doğası ve insanlarıyla  Homeros’tan bu yana  onun kadar büyük bir tutkuyla ve coşkuyla anlatan başka bir ozan olmadı belki de. Bu coşkuda halkların kültür ortaklıklarının,yaratıcılıklarının sınır tanımazlığının, emeklerinin sömürülegelmesinin değişmezliğinin payı olmalı. Sevmek, Sevinmek, İyi  Şeyler  Üstüne  adlı seçme yazılar kitabında bu toprakların kültürünü şöyle özetler:  “Anadolu Türk halkı bin yıldır Anadolu’dadır. Bin yıldır dedimse, bir tarih yanlışı yapmadığımı sanıyorum. Bin yıldan çok önceleri de Türkler, Orta Asya’dan Anadolu’ya Akdeniz kıyılarına, Mezopotamyaya gelmişlerdi.Göçler bir yılda, iki yılda olmamış,Orta Asyadan göçler yıllarca sürmüştür. Anadoluya gelinceye kadar bu göçerler, Hindistanda, İranda, Arabistanda birçok devletler kurmuşlar, oralaren insanlarıyla ilişkilerde bulunmuşlardır. En önemli ilişkileri de doğaldır ki , kültür ilişkileri olmuştur. Bir gün Anadolu halk kültürleri üstünde  derinlemesine çalışmalar yapılacak olursa görürüz ki , yolda gelirken ne çok kültürü özümsemişiz, şaşkınlık içinde kalırız. Bir tek örnek vereceğim:Alevi demelerinin (deyişlerinin, şiirlerinin) arkasında , Zerdüşt müziğini bulmaya ne dersiniz!” 
Yaşar Kemal’in tükenmez bir yaşama sevinci vardır. Romanlarını, mümkünse bir ağaçlıkta, yürüyerek düşünürdü. Onu bir korulukta yürürken seyredenler mırıldanarak otlarla, böceklerle konuşup tartıştığını da sanabilirler (Ayrıca belki de öyleydi, çevresindeki canlıların  ondan ürktüğünü sanmıyorum) Kendinden söz ederken de “Ben sevinçli adamım” der. “Bu dünya böyle olmasa, böyle kara, karanlık, olmasa, ben sevinçten taşar coşardım. Yaradılışım karanlıktan çok aydınlığa , acıdan çok sevince ... Ne çare, ne çare ki sevinmek gelmiyor elimden (...)Ben deli olurum , insanlar karanlık karanlık, kuşkulu baktıkça bana... Bütün insanlar  kuşkusuz korkusuz , çıkar düşünmeden düşmanlık geçirmeden içlerinden baksalar birbirlerine ...  İnsan, ne olur biliyor musunuz, sıcacık bir bahar güneşinin bahtiyarlığında duyar kendisini... Bahar güneşinde bir sevinç içinde gerinir. İnsan bir bahar çiçeği temizliğinde olur.” 
Yaşar Kemal’in elinden sevinmek gelmemiş bu yazıda. Demokrasinin gerçekten yaşanmadığı hiçbir toprak parçasında gerçekten sevinemedi koca yazar. Demokrasinin yokluğundan yakınması yalnız kendi adına değil. Demokrasi yokluğunun bütün bir ülkenin yaratıcılığını yok ettiğine inanıyor. Bir başka ülkenin yazarına Alan Bosquet’e şöyle anlatıyor bu durumu: “İnsanlarımızın kültürü, hani çok övündüğüm tortular, bugün yavaş yavaş aşınıp gidiyor. İnsanlarımız yaratıcılığını yitirmiş durumda. İnsanlığa, büyük halk kültürümüzü kaynak yaparak katkılarımız olabilirdi.” 
Yaşar Kemal, destanları yalnız yazmadı, yaşadı. Kürt sorunu için en cesur çözümler onun yazılarında. Bugün Bu Bir Çağrıdır’ı okumak onun bu ülkenin “onurunu, ekmeğini, kültür zenginliğini” ne kadar ciddiye aldığını, bu değerlerin kurtarılması için neler düşündüğünü öğrenmeye yeter:
“Ey Türk halkı, Kürt halkı, bu toprakların kültür zenginliği olan tüm halklar, sözüm hepinizedir.(...) Bugün bir umutsuzluk yeli ortalığı kasıp kavuruyor. Ben diyorum ki , bu yaraların sağılması bizim elimizde. Ülkemizin onurunu, ekmeğini, kültür zenginliğini kurtarmak elimizde . Gelin de doğru dürüst bir demokratik düzenin kurulması için aklımızla , yüreğimizle elele verelim. Bu bir çağrıdır. Sözüm sizedir.”
Bu çağrı acildir. 
Edebiyat için okunacak Yaşar Kemal kitaplarını seçmek her zaman sizin elinizde.

Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler Üstüne, Seçme Yazılar, Yaşar Kemal, Doğan Kardeş, 115 s, 6 TL.
Yaşar Kemal Kendini Anlatıyor, Alain Bosquet ile Görüşmeler, YKY, 188 s.  4. Baskı, 12 TL
Bu Bir Çağrıdır, Yaşar Kemal, 
YKY, Ciltli,  161 s. 19 TL

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Cizre AKP’ye güvenmiyor

SONRAKİ HABER

Yerine kayyum atanmasını eleştiren HDP’li Mehmet Zırığ’a yeni soruşturma

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa