05 Mart 2015 08:22

İzmir'de mücadeleyi birleştirme olanakları tartışıldı

İzmir’de çoğunluğu sendika şube başkan ve yöneticilerinden oluşan emek ve meslek örgütü temsilcisinin çağrısıyla, mücadeleyi ortaklaştırmanın yol ve yöntemleri ile seçimlerde alınması gereken tavra ilişkin bir forum düzenlendi.

Paylaş

İzmir’de çoğunluğu sendika şube başkan ve yöneticilerinden oluşan emek ve meslek örgütü temsilcisinin çağrısıyla, mücadeleyi ortaklaştırmanın yol ve yöntemleri ile seçimlerde alınması gereken tavra ilişkin bir forum düzenlendi. İzmir Sanat Merkezinde yapılan ve toplumun değişik kesimlerinin temsilcilerinin katıldığı forumda, toplumun geniş kesimlerini içine alan bir mücadele örgütü ihtiyacının olduğu ifade edildi. Böyle bir oluşumun sadece seçimlere endeksli düşünülmemesi, ama seçimlerde de AKP’yi geriletme fırsatının iyi değerlendirilmesi gerektiği vurgusu yapıldı. Forumun sonunda, bir değerlendirme toplantısı yapılması, çıkarılan sonucun kamuoyu ile paylaşılması, daha geniş katılımlı toplantı çağrısı yapılması kararlaştırıldı.

TOPLUMSAL BARIŞ
Dr. Zeki Gül, Genel-İş 5 No’lu Şube Başkanı Naci Çetin, Alevi Bektaşi Kültürün Tanıtma Derneği Başkanı Mustafa Aslan ile DERİTEKS İzmir Şube Başkanı Makum Alagöz’ün divanı oluşturduğu forum, Zeki Gül’ün açılış konuşması ile başladı. Gül, “Birlikte değer katarak birlikte üretip yeni bir şeyleri oluşturmaya çaba harcayacağız” diyerek başladığı konuşmasında Yaşar Kemal’in okuyucularına vasiyetini okudu. “Bizim barıştan temennimiz sadece çatışmasızlık değil aslında toplumsal bir barışı savunuyoruz” diyen Gül, fabrikalarda, sendikalarda, eğitim alanında her alanda sürdürülecek bir toplumsal barıştan söz ettiklerini dile getirdi. 7 Haziran’ın seçimden ziyade bir referandum özelliği taşıdığını belirten Gül, “Nasıl bir Türkiye istiyoruz, insan haklarından, emekten ve özgürlüklerden taviz vermeden bir arada tüm farklılıklarımızla nasıl ve gayet içten yaşayacağımızın pratiğini üretmemiz gereken bir dönemden geçiyoruz” diye konuştu. 

BİRLİKTELİK SAĞLANMALI
Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği Başkanı Mustafa Aslan, dinlerinden, kültürlerinden, dolayı ötekileştirilen bir toplumun temsilcileri olarak bu süreçte diğer kesimlerle bir birlikteliğin sağlanması gerektiği inancında olduğunu ifade etti. 
Genel-İş İzmir 5 No’lu Şube Başkanı Naci Çetin, İzmir’de yerel düzeyde birlikteliklere ilişkin deneyimleri olduğunu belirterek, “Seçim süreci şu an öne çıkıyor. Çeşitli oluşumlar, benim de içinde yer aldığım BHH var, HDP’li arkadaşlar var. Emek, demokrasi alanında ve İzmir yerelinde mücadele eden güçlerin bu alana da sirayet etmesi gerekir. Bir çeşit taban inisiyatifi olarak sendikal alandan doğru görüş oluşturmak, müdahale etmek şeklinde düşünüyorum bu toplantıyı ve önemsiyorum” dedi. 

DERİTEKS İzmir Şube Başkanı Makum Alagöz de ülkede emek mücadelesi veren sendikaların yan yana gelebildiğini belirterek, “Her kesimin sorunlarıyla ortaklaşmayı ve mücadeleyi birleştirmeyi hedefliyoruz. Önümüzde seçim var ama seçimden sonra da ortak mücadeleyi örmeye çalışıyoruz. Kadın sorunuyla ilgili kadın dernekleri mücadele veriyor. Zorunlu din derslerine Alevi dernekleri tepki veriyor. Emek mücadelesinde de mücadele halinde olan sendikalar birbirine destek veriyor. Bunu bütünleştirmeyi tartışalım istiyoruz” dedi. 

YÜZDE 10 BARAJI YIKILMALI
Tez Koop-İş 2 No’lu Şube Başkanı Caner Fırat
da bir arada durulabilecek bir oluşumun gerekliliğini ifade ederek, “Ülkenin her yeri kan ağlıyor. İnsanlar birbirine karşı ötekileştirilmeye çalışıyor. Ülke dışındaki gelişmelerin faturası da emekçilere, tüm halka ağır bir şekilde kesiliyor. İnsanlara doğru yerden dokunmak ve tartışmak gerekli” dedi. 
Genel-İş 2 No’lu Şube Başkanı Kemal Köroğlu, seçimlere ilişkin kısa vadede yüzde 10 barajını yıkmaktan başka çare görünmediğini ifade ederek, “Emeğin haklarını, barışı, özgürlüğü talep eden, kadın cinayetlerine, taşeronlaşmaya, kıdem tazminatı gaspına hayır diyenlere, HDP’ye, BHH, partilere, herkese seslenmek lazım. AKP saltanatı getirme peşinde. Seçim sonrasında İzmir’de yerel ve güçlü bir platformun oluşması gereklidir” dedi. 

‘BİRLEŞMEK ZORUNDAYIZ’
Özer Akdemir (EGEÇEP Yürütme Kurulu Üyesi): 40’a yakın bileşenimizle kurultayımızı yaptık. EGEÇEP çevre mücadelelerini birleştirme amacıyla kuruldu. Emek mücadelesi ile doğa mücadelesinin aynı olduğunu görmeliyiz. Mücadeleyi ortak vermek zorundayız. Asıl ihtiyacımız seçimlik değil geçimlik olmalı. Seçimden sonra da hem emeği hem doğayı nasıl savunacağımızı ortaya koyan birliktelikleri kurmak zorundayız. 
Mehmet Saydam (Eğitim Sen 5 No’lu Şube Yöneticisi): Seçim barajları; işçi sınıfı, emekçiler ve onların siyasi temsilcilerinin, örgütlerinin önünü kesmek üzere konulmuştur. 7 Haziran’da AKP’nin diktatörlük hayallerini hayata geçirmesini emekçilerin birleşmesi ile önleyebileceğimiz bir seçim atmosferi var. Barajı geçecek, işçilerin, emekçilerin etrafında birleşebildiği bir seçim platformu AKP’nin bütün planlarını yerle bir edecektir. HDP’ye yakın davrananların değil işçi sınıfı, emekçilerin ve halkların çıkarına olan bir şeydir bu. 
Sinan Uğur (Aliağa Belediyesi İşyeri Temsilcisi): AKP doğaya, emeğe, Alevi’ye, Kürt’e, tüm toplumsal kesimlere aynı anda saldırıyor. Her kesim de kendi başına mücadele vermeye çalışıyor. Kıdem tazminatı hiçbir konfederasyonun tek başına sorunu değil. Örgütsüz işçinin de sorunu. Tek başına bu meselede bile AKP’yi geri püskürtebiliriz. Birleşmek zorundayız. Bu forumda bir araya gelenler bunun çabasını sürdürmeli. Bu başarıldığı ölçüde siyasal birlikteliğin de önü açılacaktır. 
Dilaver Aslan (Ege Üniversitesi İşyeri Temsilcisi): 13 Mart’ta iş bırakma kararımız var. Birleşmeliyiz, peki birleştikten sonra ne yapacağız? Üretimden gelen gücün kullanılması gibi bir şey var önümüzde. Oraya evrilmesi gerekir. 
Gürsel Köse: Barış içinde özgürce el ele yaşamak istiyorsak AKP’yi nasıl göndereceğimizi konuşup ortak karar vermeliyiz. Önümüzde seçenek olarak HDP var, ülkede yaşayan tüm halkların çıkarını savunacağına dair beyanda bulunan bir çatı örgütü. Sendikalardaki bürokrasiye karşı da başkaldırmamız gerekiyor. 7 Haziran seçimlerinde ayrışacaksak farklı yelpazelerde yer alacaksak geleceğimize yönelik en büyük kötülüğü biz etmiş olacağız. 
Ümit Kanlı: Tanımadığım insana oy vermem. Oyum Dr. Zeki Gül’ün olacaktır. İzmir ittifaklar, birleşmeler, cepheler mezarlığı. Biçim, isim önemli değil, insanlar bize güvensin yeterli. 
Ramis Sağlam: En iyi birlikteliğimiz İzmir Demokrasi Platformu idi. İzmir’e emeği geçen bütün kitle örgütlerinin, emek ve meslek örgütlerinin orada alın teri vardır. İzmir Demokrasi Platformunu ne zaman dağıttık o zaman bu birliktelikler olumsuza gitti. Bu kente damgasını kim vuracak, yönünü kem belirleyecek? Örnek olarak, 2 Temmuz anmalarını ne zaman Demokrasi Platformu değil de Alevi Bektaşi üstlenmeye başladı o zaman bu kent kaybetti aslında. 2 Temmuz sadece Alevilerin meselesi değildi çünkü. İzmir’de yerel emek ve demokrasi güçleri bir demokrasi platformu içinde bir yumruk haline gelmelidir.

İŞYERİ TEMSİLCİLERİ ORTAK KARAR ALDI
İZSU İşyeri Temsilcisi Eren Bilgen, diğer temsilci arkadaşlarıyla görüşerek ve ortak bir karar alarak foruma katıldıklarını belirtti. Bilgen, “Sorunların hepsinin tek bir çözüm yeri var. Bu da işçi sınıfının örgütlülüğünden geçiyor. Saldırıların sebebi bugünkü dağınıklık. Kıdem tazminatı ile ilgili Türk-İş ve DİSK farklı zamanlarda farklı eylemler yapıyor. Ama aşağıda ezilen işçiler oluyor. Şube başkanları, işyeri temsilcileri, yönetim kurulları ortak mücadeleyi örmeli” dedi. Bir başka sorunun da işçilerin kendi temsilcilerini Meclise gönderememesi olduğunu belirten Bilgen, “Bunu değiştirmenin tek yolu birleşik mücadele içinde yer almak” dedi. 
Emekli öğretmen Mesut Çelebi, “Birleşebiliyorsak birleşelim. Ama orası ayrı burası ayrı bir birliktelik olacaksa yine de yapacağımız işleri ortaklaştıralım hiç olmazsa. 8 Haziran’a birlikte güçlü bir şekilde çıkalım” dedi. 
Eğitim Sen 3 No’lu Şube Başkanı Ümit Akıncı, birlik, platform vb. çalışmaların hep sancılı olduğunu dile getirerek, “İzmir Emek ve Demokrasi güçleri olarak yaptığımız eylemlerde hep aynı kişileri gördüğümüz burada da ifade edildi. KESK, DİSK, TTB, TMMOB dörtlüsünün yapısını biraz daha genişletmek için geliştirilen bir ad olarak önümüze çıkıyor. 
TMMOB’nin de bir çalışması var genişlemeyi sağlama yönünde. TMMOB’ye yönelen saldırı sonrası oluşturulan birliktelik, ‘Yeniden birleşik mücadeleyi nasıl öreriz?’ tartışmasına dönüştü. Bu çalışmalar ortaklaştırılabilir. Cesur davranıp kısa sürede işin adını koyabiliriz” dedi. 

ÖNCEKİ HABER

Davutoğlu: PKK'nın silah bırakacak olması dönüm noktası

SONRAKİ HABER

Kosta Rika'da 19 kişi sahte içkiden zehirlendi: 30 bin şişe toplatıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa