04 Mart 2015 14:45

EÜ Öğrencileri kampüste yaşananları değerlendirdi

Ege Üniversitesi’nde 20 Şubat’ta günü 150 kişilik ülkücü grubun açılan HDK standına saldırması ile ülkücü Fırat Çakıroğlu’nun ölmesine ilişkin rapor hazırlayan EÜ öğrencileri, hazırladıkları raporu Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) İzmir Şubesi’nde basın toplantısı düzenleyerek kamuoyuyla paylaştı. Toplantıya ÖHD, ÇHD, İHD, KESK temsilcileri de destek verdi.

Paylaş

Ege Üniversitesi’nde 20 Şubat’ta günü 150 kişilik ülkücü grubun açılan HDK standına saldırması ile ülkücü Fırat Çakıroğlu’nun ölmesine ilişkin rapor hazırlayan EÜ öğrencileri, hazırladıkları raporu Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) İzmir Şubesi’nde basın toplantısı düzenleyerek kamuoyuyla paylaştı. Toplantıya ÖHD, ÇHD, İHD, KESK temsilcileri de destek verdi. 

Öğrencilerin tanıkları ve kendi gözlemleri üzerinden hazırladıkları rapora dair konuşan Rahmi Can Gür, olaylar sonrasında ana akım medyada çıkan haberlerin büyük bir bölümünün gerçeği yansıtmadığını ve Çakıroğlu’nun okula gelen sıradan bir öğrenci olmadığını okula saldırmak için gelen bir ülkücü reis olduğunu söyledi. 

“AKP iç güvenlik yasasını yürürlüğe koymak için İzmir’i pilot seçmiştir” diyen Gür, “AKP iç güvenlik yasasını çıkarmak için kendisine yeni kurbanlar aramıştır ve bulmuştur. Bizler AKP’nin okullarımızı OHAL alanına çevirmesine izin vermeyeceğiz” dedi. 

Olayın hemen akabinde olayın araştırılması için avukatların görüntülerini istediğini ancak birçok görüntünün yer aldığı Ege Cafe’deki bilgisayarın hard diskinin kırıldığı yönünde bilginin kendilerine verildiğini belirten Gür,  “Görüntülerin ortaya çıkmaması için çaba harcanıyor. Demek bu görüntüler de bir şeyler saklanıyor. Görüntüler ortaya çıkarılsın ve gerçek açıklansın” dedi. Gür, okulda bir OHAL uygulaması ile karşı karşıya kaldıklarını ve özellikle kadın ve LGBTİ öğrencilerin polislerin sözlü tacizine maruz kaldığını belirterek, “LGBTİ bireyi arkadaşlarımız özellikle üst aramalarında polisler tarafından sıkıtılar yaşamakta” dedi. Gür, bu uygulamaların derhal sonlandırılmasını istediklerini ve baskılara karşı mücadele etmeye devam edeceklerini ifade etti.

Öğrencilerin açıklamasının ardından söz alan ÇHD İzmir Şubesi Başkanı Şule Aslan Hızal, dosyada gizlilik kararı olduğu için kendilerinin de henüz dosyayı görmediklerini ifade ederek, tanıklığı olan tüm öğrencileri ifade vermekleri için kendilerine başvurmalarını istedi.

Hızal’ın ardından söz alan Eğitim Sen 3 Nolu Şube Yönetim Kurulu Üyesi Aydın Arı da, bu olaylarda saldırgan öğrencilerin yanında yer alan akademisyenlerin olduğunu ve saldırıya uğrayan öğrencilere destek olan Eğitim Sen üyelerine de soruşturmalar açıldığını belirterek, üniversitelerin özgürlükten uzak ortamlara dönüştürülmeye çalışıldığını söyledi. Arı İzmir Emniyet Müdürlüğü tarafından uygulana OHAL durumunu sadece Ege Üniversitesi’nde olmadığı, İzmir’de bulunan tüm üniversitelerde benzer baskıların arttığını belirterek, “Bu uygulamalarla abluka altına almaya çalışıyorlar. Biz İzmir’de bulunan Emek ve Demokrasi Güçleri olarak ablukayı kırmak için daha fazla uğraşmalıyız” dedi. (İzmir/EVRENSEL)

 

ÖNCEKİ HABER

Kobanê'de ilk market açıldı

SONRAKİ HABER

Dersim’de 29 bölge geçici özel güvenlik bölgesi ilan edildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa