03 Mart 2015 05:36

AKP iktidarında işçilerin yaşam mücadelesi

AKP döneminde artan işçi ölümleri, 301 madencinin can verdiği Soma katliamı gibi toplu katliamlarda yaşanan artış ise işçiler açısından iş güvenliği mücadelesini, yaşam mücadelesi haline getirdi.

Paylaş

Muzaffer ÖZKURT
İstanbul

Türkiye’nin en kitlesel ölümünün meydana geldiği işçi katliamlarından biri Kozlu. Zonguldak’ta TTK’ye bağlı Kozlu Müessesesinde 3 Mart 1992’de yaşanan zincirleme grizu patlamaları sonucu 263 madenci yaşamını yitirdi. Bu nedenle 3 Mart İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü olarak kabul edildi. Özellikle AKP döneminde artan işçi ölümleri, 301 madencinin can verdiği Soma katliamı gibi toplu katliamlarda yaşanan artış ise işçiler açısından iş güvenliği mücadelesini, yaşam mücadelesi haline getirdi. 
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisinin (İSİG) hazırladığı raporlar da bu mücadelenin ne kadar yakıcı olduğunu gözler önüne seriyor. İş cinayetlerinin hepsinin önlenebilir olduğuna dikkat çekilen raporlara göre AKP iktidara geldiğinden bu yana yaşamını yitiren işçi sayısı 15 bine dayandı. Soma katliamının yaşandığı 2014 yılı ise 1886 işçi ölümüyle bir yıl içinde en fazla işçi ölümünün yaşandığı yıl oldu. İşçi ölümleri 2015’te de hız kesmedi. Ocak ayında en az 125 işçi yaşamını yitirdi. 

ÇALIŞMA ŞİDDETİ!
İş cinayetlerine ilişkin gazetemize konuşan İSİG Üyesi Akademisyen Aslı Odman, yaşananlara sadece iş cinayeti değil, ‘çalışma şiddeti’ demek gerektiğini söyledi. Kayıt dışı kazalara, meslek hastalığı sonucunda ölümlere, işyeri intiharlarına varan psikososyal baskılara dikkat çeken Odman, “Bugün Türkiye’de en az 20 ila 40 kişinin her gün ‘çalışma kaynaklı’ öldüğünü biliyoruz. Bu şekilde çalışmazsa aramızda olacak 40 candan bahsediyoruz. Çalışma şiddetini ise Kalkınma ve Kıyım Rejimi’nin sonucu olarak görüyorum. Nerede bu şekilde kalkınma, büyüme, oradaki bedel insan canı. Üretim aracı olarak muhasebeleştirilen, canını savunamayacak kadar zayıf ve örgütsüz tutulan, iş organizasyonunda yeri bina, hammadde ve siyasi ilişkilere yapılan yatırımlardan sonra gelen” diye konuştu. 

ÖLÜMDEN PİYASA YARATMAK
AKP döneminde işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında yaşanan mevzuat ve yasa bolluğuna değinen Odman, “Bu mevzuatın ruhunu, iş cinayetlerine yol açan çalışma şiddetini oluşturan piyasanın, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanını içerisine iyice alacak şekilde genişletilmesi olarak özetleyebiliriz. Bu büyük can kayıpları, büyük bir piyasa oluşturuyor” dedi. Bir yandan da piyasaları yaratmak için meslek odalarının zayıflatıldığına işaret eden Odman, şöyle devam etti: “Şirketleşerek vasıfsızlaşmayı teşvik ediyor. Diğer yandan da görünürde ‘adalet’ sorumluluğunu yerine getirmek için içi dezenformasyonla doldurulan bir alan yaratıyor.”

ŞUBAT AYINDA EN AZ 81 İŞÇİ CAN VERDİ
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin açıkladığı rapora göre şubat ayında en az 81 işçi ve emekçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. 
Rapora göre taşımacılık işkolunda 16, belediye, genel işler işkolunda 11, inşaat ve yol işkolunda 10, tarım ve orman işkolunda 8, gıda işkolunda 8, metal işkolunda 5, ticaret ve büro işkolunda 4, tersane ve liman işkolunda 3, sağlık işkolunda 3, madencilikte 2, petro kimyada 2, ağaç ve kağıt işkolunda 2, çimento ve cam işkolunda 2, enerji işkolunda 2, tekstilde 1, güvenlik işkolunda 1 ve işkolu belirlenemeyen 1 işçinin can verdi. 
En fazla ölüm 22 işçiyle servis kazası nedeniyle yaşamını yitirirken, düşme nedeniyle 16, ezilme göçük nedeniyle 11, patlama nedeniyle 6, zehirlenme nedeniyle 5, elekrtik çaprması nedeniyle 2, nesne çarpması nedeniyle 1 ve diğer nedenlerle (kalp krizi, intihar, silahlı saldırı, çığ düşmesi, iç kanama) 18 işçi öldü. Şubat ayında 4 kadın, 3 göçmen ve bir de çocuk işçi can verdi. Samsun’da 17 yaşındaki çoban Recep Kaynak koyunları otlatırken 25 metreden düştü.
6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası ile işçilerin artık ölmeyeceğinin ve hiçbir işçinin sendikaya üye olması nedeniyle işten atılmayacağının söylendiği hatırlatılan raporda, gerçekte ise işçi sağlığı ve iş güvenliği talep eden, sendikalaşan ve taşeronlaştırmaya son diyen işçilerin kapı önüne konduğu bildirildi. İş cinayetlerinin sorumlularının yargılanmadığı ya da ceza almadan serbest bırakıldığı belirtilen raporda, mücadele örgütleri üzerinde ise ağır baskılar uygulandığı ifade edildi. Raporda “Buradan AKP Hükümetine sesleniyoruz... İktidarınızı korumak için ‘iç güvenlik paketi’ çıkaracağınıza ‘işçi sağlığı ve iş güvenliği’ önlemlerini alın” dendi.

İŞÇİ ÖLDÜREN HAPİS YATMIYOR
Hükümetin iş cinayetleri karşısındaki cezasızlık politikası, kamuoyunda büyük yankı uyandıran hemen hemen tüm iş cinayetlerine yansıdı. Davalarda tutuklu sanıklar birer birer tahliye edildi.  
Torunlar Center’da asansörün düşmesi sonucu 10 işçinin yaşamını yitirdiği davada, patronlar iddianame aşamasında aklanırken, son duruşmada tutuklu 3 sanık da serbest bırakıldı. Müfettişlerin yargılanmasına ise bakanlık izin vermedi. 
OSTİM ve İvedik Organize Sanayi Bölgesinde 4 yıl önce art arda yaşanan patlamalarda 20 işçinin yaşamını yitirdiği iş cinayetine ilişkin davada da tutuklu sanık kalmadı. Davada patlamada ihmali bulunan kamu görevlilerinin yargılanması konusundaki talepleri dikkate alınmadı. 
3 yıl önce Marmara Park AVM inşaatında çalışan işçilerin barınma amaçlı kullandığı çadırlarda meydana gelen ve 11 işçinin hayatını kaybettiği yangınla ilgili davada da aynı gelişmeler yaşandı. Bilirkişi raporlarıyla işçiler kusurlu gösterilirken, bu davada da tutuklu sanık bırakılmadı. 
Samsun’daki Eti Bakır İşletmeleri AŞ’de 300 ton ağırlığındaki amonyak tankının kapağının düşmesi sonucu 7 işçinin öldüğü ve 12 kişinin yaralandığı iş cinayetiyle ilgili davada tek tutuklu sanık da tahliye edildi. 
Zonguldak’ta, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Kozlu Müessesesi Müdürlüğü maden ocağında 7 Ocak 2013’de 8 madencinin öldüğü iş kazasıyla ilgili davada da tutuklu sanık kalmadı.
Soma’da 301 madencinin yaşamını yitirdiği maden katliamına ilişkin iddianamede yapılan değişikliklerle 8 tutuklu 45 sanıktan, tutuklu olmayan 37’sinin bir gün hapis yatmadan kurtulmasının önü açıldı. Kamu görevlileri ve iş müfettişlerinin yargılanmasına ilişkin başvuru Çalışma Bakanlığı tarafından reddedildi. Danıştaya itiraz edilirken, Danıştay ancak 5 ay sonra bakanlıktan savunma istedi.

BASIN AÇIKLAMALARI VE EYLEMLER YAPILACAK
İş cinayetlerine dikkat çekmek için ilki 2013 yılında düzenlenen “3 Mart İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü”nde kentlerde kitlesel basın açıklamaları ve basın açıklamaları düzenlenecek. Buna göre Adana’da 17.30’da MMO’dan Atatürk Parkına, Ankara’da 18.30’da Yüksel caddesinden Madenci anıtına, Bursa’da 18.30’da Kent Meydanı’ndan Şehreküstü Meydanına, İstanbul’da 18.00’da Tünel’den Karaköy İMO’ya yürünecek. Diğer illerde ise basın toplantıları ve basın açıklamaları yapılacak. (İstanbul/EVRENSEL)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Ünaldı’yı hatırlama zamanı!

SONRAKİ HABER

Bütçe açığı katlandı: 10 ayda 100 milyar TL açık

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa