01 Mart 2015 09:47

'Hükümet 10 maddeye uygun adımlar atmalı'

Hükümet ile HDP heyetinin yaptığı ortak açıklamayı değerlendiren Akil İnsanlar Heyeti üyeleri, PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından sunulan ve mutabıka varılan maddelerin altının somut bir şekilde doldurulması ve hükümetin adımlar atması gerektiğinin altını çizdi

Paylaş

Hükümet ile HDP heyetinin yaptığı ortak açıklamayı değerlendiren Akil İnsanlar Heyeti üyeleri, PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından sunulan ve mutabıka varılan maddelerin altının somut bir şekilde doldurulması ve hükümetin adımlar atması gerektiğinin altını çizdi. 

HDP heyetinin önceki gün İmralı'da PKK Lideri Abdullah Öcalan ile yaptıkları görüşmenin ardından dün hükümeti temsilen Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ve İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın da katıldığı toplantıda yapılan ortak açıklamayı, Akil İnsanlar Heyeti üyeleri 78'liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can, KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen, Prof. Dr. Levent Korkut ve Koç Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Erdem Yörük değerlendirdi.

'HÜKÜMET ADIM ATMALI'

78'liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can, hükümetin artık Öcalan'ın sunduğu 10 maddelik demokrasi paketi ve ortak açıklamanın ardından PKK Lideri Öcalan'ın bu yaklaşımı karşısında hükümetin de bunu göz önüne alıp adımlar atması gerektiğini ifade etti. Öcalan'ın PKK'ye yaptığı kongre toplama çağrısını da değerlendiren Can, şunları söyledi: "Kongre de toplandığında atılan bu adımları yeterli görürse en azından sürecin selameti açısından kongre de silahsızlanma adımları atabilir. Silahlı güçlerin geri çekilmesi, bunu bir plan dahiline koyup geri çekilmesi adımları da atılabilir. Hükümet kongre sürecine kadar herhangi bir adım atmazsa bu kongre yine toplanır. Süreci değerlendirir. Silahsızlanma konusunda adım atılmadığı için eski tutumunu sürdürür. Yani silahlı güçleri Türkiye'den çekmeme tutumunu sürdürür. Bunun da sorumlusu hükümet olur." Can, hükümetin ilk olarak "İç Güvenlik Paketi"nden vazgeçmesi gerektiğini söyledi. Daha müzakere sürecinin dahi başlamadığı ve taleplerin konuşulmadığı bir ortamda, Öcalan'ın sunduğu 10 maddelik paketin bir demokratikleşme paketi olduğuna dikkat çeken Can, "Bütün toplumun katılacağı ve toplumu normalleştirmeye dönük bir pakettir. Hükümet pakete değer verdiğini belirtmişti. Eğer o paket değerliyse, önemliyse o paketteki taleplerin karşılanması gerekir" şeklinde konuştu. Hükümetin bir an önce var olan anti demokratik tutumundan vazgeçmesi gerektiğinin altını çizen Can, "Demokrasi güçleri de en azından kongreye kadar AKP hükümetini adımlar atması için zorlamalı ki Türkiye'de çatışma ortamı ortaya çıkmasın" diye belirtti. 

'HANGİ ADIMLAR NASIL ATILACAK HÜKÜMET AÇIKLASIN'

KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen, ortak açıklama için şunları kaydetti: "Kamuoyuna yansıyan ve uzlaşılan 10 maddenin pratikleşmesi ve demokratikleşme sürecine yönelik hükümetten herhangi bir adım görmedik. Ama ortak bir açıklama yapılmış ise, hükümetin, Türkiye kamuoyuna ve demokrasi güçlerine hangi adımları atacağına yönelik bir açıklama yapması gerekir." Hükümetin sorunu sadece silahsızlanma durumuna indirgeyici tutumundan da bir an önce vazgeçmesi gerektiğini belirten Özgen, "Kürt sorunu bir silah sorunu değildir. Bunu siyasi boyutu, kültürel, sosyal ve tarihsel yanları vardır. Bunların hepsinin görüşülmesi ve yasallaşması gerekir. Sıkışan hükümet silah olgusu üzerinden belki kendine nefes aldırtmaya yönelik bir tutum alabilir" dedi. 

'10 MADDE YENİ BİR MÜZAKERE ÖNERİSİDİR VE TÜM TÜRKİYE İÇİNDİR'

Koç Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Erdem Yörük ise, yapılan ortak açıklamanın tarihi bir açıklama oluğunu belirterek, "Bu açıklama Kürt hareketinin sürdürdüğü bu barış iradesini en sonunda AKP hükümetini masaya somut bir şekilde oturma aşamasına getirdiğinin göstergesidir. Somut bir şekilde barış süreci müzakere ile bir masa etrafında başlamasının bir ispatı olarak da okunabilir. Bu da Kürt hareketinin bir kazanımıdır" şeklinde konuştu. PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın 10 maddelik paketinin sadece Kürtler için değil, bütün Türkiye'deki halklar için olduğunu kaydeden Yörük, şöyle devam etti: "Bu paket yeni bir müzakere önerisidir. AKP'ye karşı demokratik mücadelesi veren kesimlerin bu taslak etrafından birleşmesi gerekiyor. Yapılan bu anlaşma AKP'yi daha çok sıkıştıracaktır ve aynı zamanda AKP'ye bir müdahaledir. Sivil Toplum Kuruluşları, sendikalar, kadın örgütleri ve öğrenciler bu mesele etrafında AKP'nin daha da gerilemesi adına bu sürece dahi olması gerekir. Demokrasinin gelişmesi AKP'nin gerilemesi anlamına gelecektir. AKP'nin özellikle seçimler yaklaştıkça bu hamleyi yapmasında, HDP'nin barajı geçeceğinin görülmesi ve AKP'nin bu durumdan dolayı yaşadığı büyük bir sıkıntının olduğu görülmektedir. Özellikle bütün Kürtler barış sürecini destekliyor. HDP'ye giden Kürt oylarını da engellemek için AKP'nin yaptığı bir hamle olarak görülebilir." 

'İÇ GÜVENLİK PAKETİ GERİ ÇEKİLİRSE POZİTİF BİR HAVA YARATILIR'

Akil İnsanlar Heyeti'nden Prof. Dr. Levent Korkut da, ortak açıklamayı önemli bir gelişme olarak gördüğünü söyledi. Korkut, "Bir adım olarak kabul edilebilir. Genel olarak uzlaşma maddeleri üzerinden ifade ediliyor. O maddeler aslında niyet anlamına geliyor. Çünkü bu maddelerin altının da somut bir şeylerle doldurulması gerekir. Bu da daha çok çalışılması gerektiği anlamına geliyor. Bu durumda iki tarafta çerçeveyi kabul ettiğine göre madde başlıklarına ne girer ne girmez bunlar tartışılmalıdır" yorumunda bulundu. PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından sunulan ve mutabıka varılan maddelerin başlıkların altının somut bir şekilde doldurulması ve adımların atılması gerektiğini ifade eden Korkut, "Meclis'in bir aylık ömrü var. Ondan sonra Meclis çalışmaz ve dolayısıyla kanun da çıkmaz. Ama hangi adımların atılabileceği konusunda hükümet tarafından bir deklarasyon yapılabilir. Öte yandan Meclis'te görüşülen 'İç Güvenlik Paketi' geri çekilirse çok pozitif bir hava yaratılmış olur. Açılan bazı soruşturmaların sonuçlandırılması da önemlidir. Ancak anayasa değişikliği sorunun çözümü noktasında çok önemlidir. Bundan sonra nasıl yürünmesi konusunda da kamuoyuna bilgilendirme yapılmalıdır" şeklinde konuştu. (İstanbul/DİHA)

 

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Kobanêliler için 'Her apartmanda bir gönüllü' kampanyası

SONRAKİ HABER

İstanbul Emniyet Müdürlüğü: 11 ayda 40 kişi aile içi şiddet nedeniyle öldü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa