01 Mart 2015 05:00

Çocuğunuzun konuşması için onunla konuşun

Konuşma yaşının çocuktan çocuğa farklılık gösterebildiğini belirten Prof. Dr. Ahmet Konrot, 'Çocuklarda konuşmanın gelişmesi ailenin tutumuyla da bağlantılıdır. Çocuktan konuşmasını isteyerek değil, çocuğu konuşmaya teşvik ederek ve konuşmayı eğlence haline getirerek çocuğun konuşmasına destek olunabilir' dedi.

Paylaş

Konuşma yaşının çocuktan çocuğa farklılık gösterebildiğini belirten Prof. Dr. Ahmet Konrot, “Çocuklarda konuşmanın gelişmesi ailenin tutumuyla da bağlantılıdır. Çocuktan konuşmasını isteyerek değil, çocuğu konuşmaya teşvik ederek ve konuşmayı eğlence haline getirerek çocuğun konuşmasına destek olunabilir” dedi.

Dil ve Konuşma Terapisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Konrot, konuşma yaşının çocuktan çocuğa farklılık gösterebildiğini söyledi. Genllikle konuşma gelişiminin 2.5 yaşında tamamlanmış olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Konrot, “Eğer bir çocuk 3 yaşına geldiği halde hâlâ konuşamıyorsa bu durum gecikmiş konuşma olarak adlandırılabilir. Bir çocuk 2 yaşında eğer tek tek sözcük kullanamıyorsa ebeveyn durumdan şüphelenmeli. Bir konuşma gecikmesi söz konusu olabilir.” dedi.

ÇOCUĞUNUZLA KONUŞUN, KİTAP OKUYUN

Çocukların dili ve konuşmayı, çevrelerinde konuşulan dili dinleyerek ve işittiklerini uygulayarak öğrendiklerini belirten Prof. Dr. Konrot, ebeveynlere şu önerilerde bulundu: “Bu yol, dil kodunun kurallarını edinmelerini sağlar. Dil bir defada öğrenilmez, zaman içinde yerleşir, edinilir. Aileler, çocuklarına konuşmayı öğrenmeleri için nasıl yardım edebilir? Çocukla konuşarak, kitap okuyarak. Çocuktan konuşmasını isteyerek değil, çocuğu konuşmaya teşvik ederek ve konuşmayı eğlence haline getirerek.
Farklı yaşlarda farklı davranışlar beklenir. Örneğin, 1 yaşında çocuk bir-iki kelime kullanmalı, ‘buraya gel’ gibi basit istekleri takip edebilmeli, ‘ayakkabıların nerede’ gibi basit soruları anlayabilmelidir. 2-3 yaşlarında, iki ya da üç kelimelik cümleleri konuşurken veya bir şeyler sorarken dilini kullanmalı ve ’topunu getir ve masanın üstüne koy’ gibi iki isteği aynı anda yerine getirebilmelidir. Ayrıca çocuğun konuşması hem aileye hem de onu tanımayanlara anlaşılır olmalıdır. Her çocuğun kendine özgü gelişimi vardır.”
Çocuğun konuşma sorunu hakkında anne babaların yardım alma konusunda zaman zaman kararsızlık yaşadığını da belirten Prof. Dr. Konrot, “Anne babalar çocuklarının konuşmasıyla ilgili kaygı duymaya başladıkları zaman profesyonel bir yardım almalı ve gecikmemelidir. Hiçbir çocuk yardım almak için küçük değildir. Eğer bir sorun varsa, erken müdahale önemlidir.” dedi.


İŞİTME MUAYENESİ MUTLAKA YAPTIRILMALI

İşitme sorunlarının da dil ve konuşmayı etkilediğini belirten Prof. Dr. Ahmet Konrot, “Özellikle yaşamın ilk yılı, dil ve konuşma öğrenilmesi için önemlidir. Hafif işitme kayıpları bile çevrelerindeki dil ve konuşma girdilerini kaçırmalarına sebep olabilir ve önemli gelişimsel gecikmelerle sonuçlanabilir. Bilhassa kulak enfeksiyonu, sık üşütme ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonu ya da alerji durumları sık tekrarlanıyorsa, aileler, çocuklarını düzenli olarak odyoloğa götürerek işitme muayenesi yaptırmalıdır.” diye konuştu.


ÇOCUKTA KATARAKT MI  OLUR DEMEYİN

Göz tansiyonu, katarakt ve göz tümörleri gibi yetişkinlere özgü olduğu düşünülen bazı göz hastalıkları çocukluk döneminde de sık görülebiliyor. Çocuklarda göz muayenelerinin ihmal edilmesi, ilerleyen yaşlarda tedavisi oldukça zorlaşan hastalıkların ortaya çıkmasına ve kalıcı hasarlara sebep olabiliyor.
Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Neslihan Astam, çocuklarda göz muayenesinin önemi ve erken yaşlarda görülen hastalıklar hakkında bilgi verdi. Astam şunları söyledi: “Çocukta görme ile ilgili bir şikayet olmazsa bile okul öncesi çağda; 6. aydan önce, 3 ve 5 yaşlarında ve okula başlamadan önce göz muayenelerinin yapılması gerekmektedir. Sanılanın aksine görme keskinliği göz sağlığının tek ölçütü değildir. Göz muayenesi sırasında sadece görme keskinliği değil, başka birçok konu da araştırılmaktadır. Çocuğun okula başlaması ile birlikte görmenin bilincine varması ve o zamana kadar göz muayenesinin ihmal edilmiş olması ebeveyn için üzücü sürpriz sonuçlara yol açabilmektedir. Çocuklardaki göz hastalıkları birkaç aylık bebekken bile ortaya çıkabilmektedir.” Çocuklarda sık görülen göz hastalıkları şu şekilde sıralanabilir:
· Doğumsal kataraktlar
· Doğuştan göz tansiyonu
· Gözyaşı kanal tıkanıklığı
· Göz tümörü
· Göz kayması
· Göz tembelliği (HABER MERKEZİ)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Perinçek ve kalabalık bir heyet Esad’la görüşmek için Suriye’ye gitti

SONRAKİ HABER

MSB bütçesinde ‘tank palet’ tartışması: İhaleyi neden gizliyorsunuz?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa