28 Şubat 2015 19:08

KESK'in 'Ortadoğu Barış Konferansı' başladı

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonunun (KESK) düzenlediği 'Ortadoğu Barış Konferansı' farklı ülkelerden akademisyenlerin, yazarların, sendikacıların, meslek örgütü temsilcilerinin, insan hakları savunucularının katılımıyla İstanbul’da başladı.

Paylaş

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonunun (KESK) düzenlediği “Ortadoğu Barış Konferansı” farklı ülkelerden akademisyenlerin, yazarların, sendikacıların, meslek örgütü temsilcilerinin, insan hakları savunucularının katılımıyla İstanbul’da başladı. Çok kültürlü yapıya sahip Ortadoğu coğrafyasındaki Türkiye, Suriye, Irak, Filistin ve Rojava’da IŞİD’e ve emperyalist müdahalelere karşı halkların özgürlük arayışı ve demokrasi taleplerinin dile getirileceği konferansta, Kürdistan ve Filistin gibi Ortadoğu’nun temel sorunları olmak üzere, demokratik ve barışçıl çözüm için emek güçlerinin savaşa karşı, barışın ortak cephesini oluşturması hedefleniyor.

‘ADALET EŞİTLİK KİMLİK VE İNANÇLAR İÇİN BARIŞ’

Konferansın açılış konuşmasını yapan KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen, “İki gün sürecek konferansımızda verdiğimiz emek, demokrasi ve barış mücadelesinin bir parçası olarak kamuoyunun ilgisini barışa yoğunlaştırmak, emek güçlerinin savaşa karşı barışın ortak mücadelesine katkı sunmak, barış için çaba gösterenleri cesaretlendirmek ve barış sürecine kalıcı bir belge bırakmak umudu taşıyoruz” dedi.  

Konferansta konuşan SOAS Londra Üniversitesinden Prof. Dr. Gilbert Aschar, “Barış işçi hareketi ile sağlanabilir. Ortadoğu’da işçi hareketlerinin güçlenmesi gerekiyor” dedi.

“Kürt kimliğinin etnik ve dil anlamında tanınmasının bölge devleti üzerinde somut etkileri neler olacak?” diye soran Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümünden Prof. Dr. Abbas Vali sunumunda, Suriye ve Irak’ta iktidarın ortaya çıkardığı şiddet dilinin Arap ve Kürt ulusalcılığı olarak patlak verdiğine dikkat çekti. Suriye ve Irak’ta yaşanan durumun normal bir kriz olmadığını söyleyen Vali, “Mısır’da Mübarek’i istemeyen halkın ortaya koyduğu tavırdan çok daha farklı biçimde egemen güçler devleti bir arada tutmak için yasal, siyasi ve ekonomik bir etki oluşturamıyorlar” dedi.

Dış politika ve Ortadoğu uzmanı Alptekin Dursunoğlu da, “Sykes-Picot düzenini yaratanlar ile Arap Baharı sonrası düzensizliği yaratanlar arasında zihniyet farkı yok. Aralarındaki tek fark Sykes-Picot başarılı oldu ve kurduğu 100 yıllık bir sistemi ABD’ye devretti. Diğeri ise başarısız oldu” dedi. Dursunoğlu, “Bölgedeki manzaraya bakıldığında bölgesel ordular değil milis güçlerini görüyoruz. Sykes-Picot döneminde yaşananlar kendini tekrar ediyor. İlginç ve ironik olan şu ki Batılılar bütün bunların en temel sebebi olmasına rağmen bölgeye adeta kurtarıcı olarak davet ediliyor” şeklinde konuştu. (İstanbul/EVRENSEL)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Eğitimcilere soruşturma furyasına tepki

SONRAKİ HABER

Hasankeyf Koordinasyonundan "Mücadele ve Yıkım Ekseninde Hasankeyf" paneli

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa