28 Şubat 2015 05:04

Şimdi daha fazla birlik olma zamanıdır!

AKP 13 yıllık iktidarında nefret söylemleri ile toplumu kamplaştırmış, tek yanlı uygulamaları ile toplumun hücreleriyle oynamış, iktidarda kalmak için güç aldığı 12 Eylül darbecilerini bile gölgede bırakacağını ispatlamıştır.

Paylaş

Serkan DEMİR*

AKP 13 yıllık iktidarında nefret söylemleri ile toplumu kamplaştırmış, tek yanlı uygulamaları ile toplumun hücreleriyle oynamış, iktidarda kalmak için güç aldığı 12 Eylül darbecilerini bile gölgede bırakacağını ispatlamıştır.
Son olarak, bugünlerde AKP’nin inat ve ısrarla meclisten çıkarmaya çalıştığı “İç Güvenlik Yasa Tasarısı” ile iktidarın baskıcı yönetimi iyiden iyiye kurumsallaşmış olacaktır. Bu yasa teklifi ile toplumun sadece bir kesiminin değil tamamının zarar göreceğini öngörmek gerekir. Bu teklifin yasalaşması halinde emekçileri bekleyen tehlikeleri şu şekilde sıralamak mümkündür;  
* Kayıt dışı gözaltı, işkence ve polis infazı artacak,
* Demokratik eylemler öncesinde gözaltılar yapılabilecek,
* Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı fiilen ortadan kaldırılabilecek,
* Hukuka aykırı sahte kanıtlarla soruşturmalar yürütülebilecek,
* Yeniden “Devlet Güvenlik Mahkemeleri” dönemine dönülecek,
* Savunma hakkı fiilen ortadan kaldırılacak...
AKP’nin her türlü çağ dışı ve hamasetçi yaklaşımı ile ülkeyi kendi keyfine göre “yönetebilmesinin” sebeplerinden biri de muhalefetin ortaklaşamamasıdır.
Tam da bu noktada, AKP’nin İç Güvenlik Yasası girişimi hem Mecliste hem de toplumda geniş kesimlerde bir farkındalık yaratmış, ortak aklı ön plana çıkarmış ve zulme direnme iradesini geliştirmiştir. Ancak kendi yaşamına sahip çıkma iradesini ilk kez kendisinin göğüslemesi gerektiğini hisseden muhalefet, bu durumu bir yönteme dönüştürememiştir.
Her şeyden önce, bu yasa tasarısının TBMM’den geçmesini önlemek demokrasi için önemli ve tarihi bir kazanç olacaktır. Buna rağmen iktidarın söylemlerinden etkilenen parti ve kesimler; aklın yolunda birleşme, büyük resmi görme, kendileriyle yüzleşme fırsatını kaçırmak üzerelerdir.
Ne zaman toplumun ortak davranma, ön yargılardan ve geleneksel tavırlardan kurtulma imkanı doğsa, farklılıkları ortaya çıkaracak bir gelişme olmaktadır. Ege Üniversitesinde meydana gelen olaylar sonucunda bir gencin öldürülmesi provokatif ortamın fitilini ateşlemiştir. Hayatını kaybeden Fırat’ın ailesine başsağlığı diliyoruz. Eğitim ve bilim emekçileri olarak gençlerimizin bu şekilde hayatlarının sönmesini istemiyoruz. Bu olayların etkisiyle evlerin işaretlenmesini, diğer üniversitelerde yeni olayların başlaması kesinlikle provokatif girişimlerdir. Yıllardır demokrasi mücadelesi verenler olarak çok iyi biliyoruz ki, provokasyon bu ülkede bir devlet geleneğidir. Seçimlere doğru giderken ülkede kamplaşmaları alevlendirmek isteyenler olduğu açıktır. Çocukların, gençlerin ölmesini istemeyenler, gerçekten barış ve kardeşlikten yana olanlar bu provokasyonları boşa çıkarmalıdır.
Tarih boyunca yönetememe krizine giren bütün iktidarlar ne yaptıysa AKP iktidarı da onu yapmaktadır. Dikkatleri dış siyasete çekip kabahatlerini örtmek isteyen hükümet, Suriye’de bir operasyona girişmiştir. AKP her türlü yola başvurarak, her türlü değeri sömürerek iktidarının tartışılmasını engellemeye çalışmaktadır.
Tarih boyunca, dikta rejimlerini hiçbir yasal düzenlemenin koruyamadığı gerçeği ortadadır. Yok sayılan, horlanan, değerleriyle alay edilen çoğunluk, kamplaşmak yerine ortak mücadeleyi büyütmeli; farklılıklarına rağmen birlikte mücadele etme yol ve yöntemlerini bulmalıdır.
Unutmayalım ki, demokratik bir Türkiye’nin kurulması ile hepimiz kazanmış olacağız.
Birleşe birleşe kazanacağız!

*Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı

Reklam
ÖNCEKİ HABER

‘28 Şubatçı zihniyetle AKP siyam ikizi’

SONRAKİ HABER

İspanya Komünist Partisi (Marksist-Leninist) 9. kongresini topladı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa