27 Şubat 2015 05:11

İki kavga birden veriyoruz

Ukrayna’dan geçtiğimiz yıl tek taraflı bağımsızlığını ilan eden DNR Halk Sovyeti Başkanı Andrey Yevgeneviç Purgin, evrensel’e konuştu; Purgin’e göre DNR bugün iki kavga veriyor; bunlardan biri ulusal kurtuluş kavgası diğeri ise oligarşiye karşı yürütülen mücadele.

Paylaş

Okay DEPREM
Donetsk

Ukrayna ve Ukrayna’dan bağımsızlığını ilan eden iki cumhuriyetin; Donetsk Halk Cumhuriyeti (DNR) ve Lugansk Halk Cumhuriyet’lerinin (LNR) geleceği İkinci Minsk antlaşmasıyla girilen ateşkes sürecine rağmen hâlâ belirsiz. ABD’nin ‘kara listesi’nde olan ve 5 Eylül 2014’teki 1. Minsk Müzakerelerini o zamanki Başbakan A. Zaharçenko ile birlikte DNR adına yürüten iki kişiden biri olan Andrey Yevgeneviç Purgin ile Donetsk’in geleceğini konuştuk. Bugün DNR Halk Sovyeti Başkanı olan Purgin bugün iki kavga birden verdiklerini söyledi. Purgin’e göre bunlardan biri ulusal kurtuluş kavgası diğeri ise oligarşiye karşı mücadele. 

Bahar sonunda ABD’nin yayımladığı, kendilerine yaptırım uygulanacağını ilan ettiği Rus ve bölge siyasetçilerinin isimlerinin yer aldığı listede sizin de adınız vardı. Söz konusu yaptırımlar gerçekten de sizlerin kişisel hayatını etkiledi mi, etkiliyor mu? 
Evet doğru. Amerika, Kanada, Avustralya gibi pek çok Anglo-Sakson ülkesine girişim yasak. Açıkçası hayır. Tatil için örneğin Kıbrıs’ta bulunmuştum. Bir daha da dinlenmek için oraya veya Türkiye’ye gitmeyi tercih ederim. (Gülüyor)

Ateşkes anlaşması öncesi müzakereleri yürütmek ve antlaşmayı imzalamak üzere Aleksandr Zaharçenko ile birlikte DNR adına Minsk’te bulunmuştunuz Eylül ayında. Peki anlaşmadan sonraki aylarda ateşkese her iki tarafça da bir türlü uyulmamasının temel nedenleri nelerdi?*
Çok sayıda sebep bulunuyor. Bu belgeyi barış mekanizmasını zaman içinde düzenleyecek ilk manifesto olarak görmek lazım. Bugün ise bu mekanizma dağılmış durumda. Belirli bir hattan geriye çekilmesi gerektiği belirtilen ağır silahlara tam olarak kim, nasıl ve ne şekilde karar verecek?.. Örneğin Ukrayna’nın kendisi en baştan savaş esirlerini takas etme maddesini önerdi ancak hemen sonra kendi kontrol ettiği bölgede, ‘teröristlerle suç ortaklığı’ bahanesi ile aktivistleri tutuklamaya devam eden gene Ukrayna ordusu oldu. 

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ise Minsk Sözleşmesi’nin uygulanmasını sağlayacaktı. Ne var ki bunu yapabilmeleri için gerekli teknik olanaklardan yoksunlardı. Ukrayna tarafı her şeye rağmen sahadaki hakimiyetini sürdürmek istiyor. Sivilleri hedef almaya devam ediyor. En son gene 12 çocuk açılan ateş sonucu öldü. 

Öte yandan karşı tarafın “terörist” benzeri garip nitelemelerinin ise hukuki terminoloji yeri yok. Her şey bir yana, bizlerin asıl istediği bizim tarafımızda olup Ukrayna ordusunca işgal altında tutulan bölgelerdeki sivil insanların zarar görmesine son verilmesi.     
  
‘HEM ULUSAL KURTULUŞ KAVGASI VERİYORUZ HEM OLİGARŞİDEN KURTULUŞ KAVGASI’

Şu an bölgedeki iki sosyal hareketten birisi olan ve sizin de genel seçimlere girerken aday olduğunuz “Donetsk Cumhuriyeti Sosyal Hareketi” ile “Özgür Donbass Sosyal Hareketi”ni birbirlerinden ayıran siyasi, ideolojik yönler, özellikler nelerdir? 
Mobilize olmuş bir toplumda tam anlamıyla özgür bir demokrasinin olamayacağı gerçeğini kavramak durumundayız. Savaş halinde mobilize bir toplumdan bahsediyoruz. Bundan dolayı da şimdilik her iki hareket arasındaki farklar oldukça ufak. Çünkü herkes aynı şeyi istiyor. 

O halde seçimleri yaparak, dünyaya bir yerde yeni rejimin parlamenterist ve demokratik karakterini mi göstermeyi amaçladınız? 
Hayır, bu doğru değil. Söz konusu hareketler arası farklılıklar elbette ki var, ancak bu daha çok zaman içinde belirginlik kazanıp büyüyecek. ABD’de Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasındaki ayrım misali. Onlar arasında da kesinlikle farklılıklar mevcut. Birbirlerine düşman değiller ancak değişik yolları izliyorlar. Bugünkü savaş durumunda ise, dışsal şartlardan dolayı aradaki farklılıklar en düşük düzeyde.

DNR sizce, gelecekte de iki partili parlamenter rejimle mi devam edecek yoluna yoksa?    
Seçimlere kadar partisel oluşumlar için fazlaca zaman olmadığı için parti benzeri iki yapı görüldü ve halen mevcut. Örneğin 6 ay gibi bir zaman olsaydı, tahminimce çok daha fazla siyasal parti ortaya çıkardı. 

Sizin de seçimlere girerken vekil adayı olduğunuz “Donetsk Cumhuriyeti Toplumsal Hareketi” partileşecek mi? 
Bu açıdan planlar çok büyük değil. Muhakkak olacak diye bir şey yok. Bu konuda zaten ben de çok gereklilik görmüyorum şimdilik. Bunun şu an için pratik olanağı yok da çünkü. İlerde mümkün olabilir tabii.

Donetsk Cumhuriyeti Toplumsal Hareketinin şu anda izlediği siyasi ve ideolojik çizgiyi kısaca anlatabilir misiniz?
İçinde hem sağ hem de sol kanat mevcut. Savaşın en önemli yüzlerinden bir tanesi ulusal kurtuluş hedefi. Yani ulusal bir karakteri var. Sağ istikamette belirli bir kesim var, ancak mücadelenin antioligarşik karakterine bağlı olarak aynı zamanda da geniş bir sol cephe var. Bizde şu an itibariyle iki kavganın mücadelesi birden sürüyor: Birincisi ulusal kurtuluş için verilen kavga. İkincisi ise antioligarşik karakterde verilen kavga. Bu yüzden de sadece solda veya sağda olduğumuzu söylemek mümkün değil. 

DNR peki zaman içinde nasıl bir devlet şekline bürünecek size göre?
Bilemiyoruz. Açıkçası bu ucu açık bir soru. Böyle bir duruma düştüğümüz için başımıza her şeyin gelebileceğine zaten hazırız. Dolayısıyla da genel olarak, bize gerekli olduğunu sezdiğimiz yapıyı, biraz da deneysel anlamda adım adım inşa edeceğiz.  

Ancak her halükarda maksimum sosyal ve bir anlamda da korporatist karakterde bir devlet yapısı olgunlaşıyor denebilir mi?  
Böyle de söylenebilir. Kesin olan bir şey var ise onun antioligarşik karakteridir. Oligark gerçekte politikayı etkileyen kişi anlamına geliyor. Yani prensipte esas olarak zengin insanları değil, ancak bu insanları siyaset sahnesinden temizlemeliyiz. Devletin hangi derecede sosyalleştirileceği ise büyük bir soru şimdilik. Savaştan kaynaklı dış etmenlerden dolayı devletin ekonomi üzerindeki etkisi muhtemelen bir süre büyük olacak. Ekonominin büyük bir bölümü halihazırda devletin mülkiyetine geçmiş durumda. Ancak uzun vadede iktisadi yapının karma olacağı öngörülebilir.  

DONETSK’DE NASIL BİR SOSYAL TABLO ORTAYA ÇIKACAĞI HENÜZ NET DEĞİL

Bildiğimiz kadarıyla DNR (Donetsk Halk Cumhuriyeti) adını, Ekim Devrimi’nden sonra 1918’te kurulan “Donetsk–Krivoy Rog Sovyet Cumhuriyeti”nden alıyor... 
Fazla uzun süreli değildi ancak oldukça aktifti söz konusu cumhuriyet dönemi. Bugünkü isim ise evet oradan, doğrudur. Ancak önce Donetsk Cumhuriyeti ardından 1919’da ise dünün Ukrayna’sının güney doğru topraklarının önemli bir kısmını kapsayan Donetsk-Krivoy Rog * Cumhuriyeti ismini aldı. 

Yine hatırladığımız kadarıyla uzun bir tarihsel dönemden sonra Krivoy Rog ismi olmadan aynı adlı cumhuriyetin yeniden kurulması çağrısı, 10 yıl kadar önce Kiev’deki turuncu sivil darbeden kısa bir süre sonra Donetsk’te ilk defa sizin tarafınızdan yapılmıştı. 
Evet, bu temel olarak benim fikrimdi. Benim o zamanki amacım; öncelikle bu tartışmayı entelektüeller arasında daha çok fikirsel düzeyde yapmak ve ardından da sokağa taşımaktı. Donetsk elitinin bir kısmının, o sıralarda bu tarihsel projeyi yeniden anımsadığı görüldü. Bu düşünce esas olarak bölgesel yurtseverliği destekleyen bir niteliğe sahipti. En önemlisi ise bunu kısa sürede halka mal etmeyi başarmamız oldu. 

Kafanızdaki hangi neden ve motiflerle bu projeyi ortaya attınız peki?   
Tam olarak bilemiyorum ancak bu bölgede doğdum ve bir yurtsever olarak büyüdüm. Burası benim ana vatanım. Tarihten genel olarak anlarım; bu bağlamda “Donetsk-Krivoy Rog Sovyet Cumhuriyeti”ni ortaya çıkaran neden ve dinamikleri kavradım. Ve neden yeniden gündeme gelmesi gerektiğini de aynı şekilde anladım.

Ancak orijinal isminde iki şehrin adının yanında bir de “Sovyet” kelimesi vardı.
Evet, 1919 senesinde o isimle kuruldu. O günkü sovyette (konseyde) 4 bin vekilin doğal olarak çoğunluğu komünistti. Bu arada Donetsk’in kent olarak o tarihlere kadar ismi Yuzovka’ydı. Donetsk bölgesi kömür havzasıyken, Krivoy Rog Bölgesi demir yolları sahasıydı. Yani o zamanki isimde şehirlerden ziyade bölge ön plana çıkmaktaydı. Bu adlandırma iktisadi bir bölge yaratma amacı da güdüyordu aynı zamanda.

Bugün DNR’i, o günün Donetsk Cumhuriyeti’nden ayıran temel politik ve ideolojik dinamikler nelerdir?
Buna bütünüyle ve net yanıt vermek için henüz biraz erken. Nasıl bir sosyal yapı olacağı noktasında henüz tam olarak açık bir tablo yok. 

22-23 Şubat 2005 tarihlerinde yoldaşlarınız ile birlikte Lenin Meydanı’nda toplanarak bir bildirge yayınlamıştınız. Ukrayna’nın federal yapıya geçmesini ve Donbass’a da otonom statü verilmesini o zamandan talep etmiştiniz. Bu tarihsel andan, bölgenizde savaş başlayana kadar geçen sürede siz ve beraberinizdekilerin hareketi mücadeleye devam etti mi? 
Evet, elbette. 15. İdari Mahkemenin ceza davası ile uğraştık uzun süre. O zamanın Ukrayna Devleti de beni ve arkadaşlarımı uzun süre takip etti. Yine de mücadelemizi kesintisiz sürdürmediğimiz tek bir yıl geçmedi.

 DNR BAYRAĞI NASIL ORTAYA ÇIKTI?

Geçenlerde DNR Bayrak Günü kutlandı. Yeni devletin resmi bayrağının renkleri olan siyah-mavi ve kırmızının öyküsünü dinleyebilir miyiz kısaca sizden? 
Bu renkler ilk kez 1917’de ortaya çıktı. 1924’e kadar ismi Bahmut, sonradan Artyomovsk olarak değiştirilen kentin civarında meydana çıktı. Bunu ortaya çıkaran gençler o zaman biraz çekingenlerdi, bundan dolayı Donetsk Cumhuriyeti’nin bayrağını hemen göndere çekmekten korktular. İlk başta, Rus Bayrağı’ndaki beyaz yerine siyah rengi koydular. Siyah, kömürü simgeliyordu. Ancak siyahın bir diğer esprisi ise o zamanlarda bölgede anarşistlerin epey güçlü olmalarıydı. Bir diğer yorum ise, bayrağın kaynağı olan bölgenin kutsal Lavra’nın da olduğu ve Ortodoksluk için kutsal yer ve mekaânlarla özdeş bir mahal olmasıydı. Çünkü Rus Ortodoksluğu’nun rengi bilindiği gibi siyahtı. Bir nevi anarşik-slavyan bir sentezin içeriğinin yansıması oldu bu renk. Mavi ve kırmızı renkler ise Rus Bayrağı’ndan alınmıştı. Bu renkler aynı zamanda Yeni Rusya’nın (Novoossiya) da bayrak şeritlerinin renkleriydi.     

Peki bugünkü güncel DNR bayrağı tam olarak ne zaman meydana çıktı?
Bu bayrak hiçbir zaman unutulup, kaybolmamıştı. 2005’te ise esas olarak sahneye çıktı. O zamandan bugünlere kadar bayrağımızı hiçbir şekilde ortadan kaldırmadık. Düşünün ki uzun yıllar boyunca bu bayrağın kullanıldığı aşağı yukarı bin kadar etkinlik, organizasyon düzenlemişiz. 

2005 yılında yeniden beliren bayrağın “babası” siz diyebilir miyiz? 
Evet, ancak daha ziyade bizim grubumuz diyelim daha doğru olur. Bu simgeyi halkın seviyesine indirmeye karar verdik. Semboller son tahlilde çok önemli ve gerekli. Bundan dolayı biz de uzun bir süre Donetsk’in aidiyet biçimleri, renkleri, vs. üzerinde durduk ve düşündük.  

ANDREY PURGİN KİMDİR?

1972 doğumlu A. Purgin adını ilk kez, 2004’te Kiev’deki “Turuncu Darbe”nin ardından 2005 başlarında Ekim Devrimi sonrasında 1918’de bölgede kurulan “Donetsk-Krivoy Rog Sovyet Cumhuriyeti”nin yeniden kurulması çağrısı yapmasıyla duyurdu. Aynı yılın 22’yi 23 Şubat’a bağlayan gecesinde şehir merkezindeki Lenin Meydanı’nda büyük çadırlarını kuran “Doğan Devrimler Birliği” hareketinin lideri olarak iyice öne çıktı. Söz konusu hareketin darbeyle iktidara gelen Kiev hükümetine dönük sıraladığı 12 temel siyasi talep arasında, Ukrayna’nın federal yapıya geçmesi ile Rus diline 2. resmi devlet dili statüsünün verilmesi vardı. 

DONBASS HALKININ ÖNCÜLERİNDEN OLDU
Ancak devrin Donetsk Şehir Sovyeti (konseyi), taraftarlarıyla birlikte Purgin hakkında suç duyurusunda bulunarak kendisini mahkemeye verdi. 
Öte yandan bugün de DNR’in bayrağının renkleri olan siyah, mavi ve kırmızıyı 1918’den sonra ilk kez yeniden gündeme getiren Purgin ve arkadaşları oldu. Aradan 9 sene geçtikten sonra 2014’ün şubat ayı sonunda Kiev’de gerçekleşen Batı destekli darbe sonrası ayağa kalkan Donbass halkının önderlerinden olan Purgin, Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) tarafından bir süre gözaltına alındı. 20 Haziran da ise ABD’nin Rus politikacılara dönük olarak hazırladığı “Kara Liste”de onun da ismi yazıldı. 

MİNSK MÜZAKERESİNE KATILANLARDAN BİRİ
Donetsk’in bağımsızlık ilanından sonra kurulan geçici hükümette Bakanlar Konseyi Başkanı 1. Yardımcılığı görevine getirilen Purgin, 5 Eylül’deki 1. Minsk Müzakereleri’ni o zamanki Başbakan A. Zaharçenko ile birlikte DNR adına yürüten iki kişiden birisiydi.  Özerk yönetimi temsilen ateşkes anlaşmasını imzalayan kişi oldu. 14 Kasım’da görevine başlayan yeni DNR Halk Sovyeti başkanlığına getirilen Andrey Yevgenyeviç Purgin halen söz konusu vazifesini sürdürüyor. 

* Söyleşinin yapıldığı sıralarda 2. Minsk Ateşkes Süreci henüz gündeme gelmemişti. 

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Çözüm sürecinde zaman uyarısı!

SONRAKİ HABER

Trump-Erdoğan basın toplantısı: Türkiye'nin S400 alımı bizim için zorluklar çıkarıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa