25 Şubat 2015 04:56

Cinayetin yolunu hükümet döşedi

İş cinayetleri hız kesmeden sürüyor. En son iş cinayeti haberi önceki gün Ankara OSTİM-İvedik ve İstanbul Quasar inşaattan geldi. Ankara’da 5 işçinin yaralandığı patlama, 4 yıl önce 20 işçinin can verdiği patlamaların yaşandığı OSTİM-İvedik’te meydana gelirken; 1 işçinin yaşamını yitirdiği Quasar inşaat ise 10 işçinin asansörün düşmesi sonucu can verdiği Torunlar İnşaat’ın hemen yanında bulunuyor.

Paylaş

İş cinayetleri hız kesmeden sürüyor. En son iş cinayeti haberi önceki gün Ankara OSTİM-İvedik ve İstanbul Quasar inşaattan geldi. Ankara’da 5 işçinin yaralandığı patlama, 4 yıl önce 20 işçinin can verdiği patlamaların yaşandığı OSTİM-İvedik’te meydana gelirken; 1 işçinin yaşamını yitirdiği Quasar inşaat ise 10 işçinin asansörün düşmesi sonucu can verdiği Torunlar İnşaat’ın hemen yanında bulunuyor. İşçi ölümlerine karşı açılan tüm davalarda patronlar ve sorumlu kamu görevlileri aklanırken, tutuklu sanık da kalmadı. Son yaşanan iş cinayetlerinin hükümetin iş güvenliğine ilişkin çıkardığı yasaların göstermelik olduğunu bir kez daha gösterdiğini söyleyen Doç. Dr. Nilgün Tunçcan Ongan, emekten yana tüm kesimlerin birleşerek topyekün bir mücadele vermesi gerektiğini söyledi. 

İVEDİK OSB’DE PATLAMA

Ankara’da İvedik Organize Sanayi Bölgesi’nde 1354. sokakta önceki gün akşam saatlerinde meydana gelen patlamada 5 işçi yaralandı. Yaralanan 5 işçi Yenimahalle Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı. Patlamanın gerçekleştiği LPG montaj istasyonu kullanılamaz hale gelirken çevredeki işyerlerinde de hasar oluştu. Patlamanın eski LPG tanklarından sızan gazdan kaynaklandığı iddia edildi. 

Patlamanın yaşandığı işyerinin hemen yanındaki lokantada çalışan bir görgü tanığı olayı gazetemize anlattı. Patlamadan önce gaz sızıntısı kokusu aldıklarını, hemen ardından patlamanın gerçekleştiğini belirten görgü tanığı, alevlerin metrelerce yükseldiğini söyledi. Yaralıların el ve yüzlerinde yanıklar olduğunu anlatan tanık, yaralılara ilk olarak çevredekilerin müdahalede bulunduğunu dile getirdi. 
OSTİM ve İvedik Organize Sanayi Bölgesi’nde 3 Şubat 2011 tarihinde iki farklı iş yerinde yaşanan patlamada 20 işçi hayatını kaybetmişti. Patlamaya ilişkin 4 yıldır süren davada tutuklu sanık kalmazken, denetim görevlerini yerine getirmeyen kamu kurum ve görevlileri hakkında yapılan şikayetler de dikkate alınmamıştı. 

TORUNLAR’IN KOMŞUSU QUASAR

10 işçinin asansör kazasında can verdiği Mecidiyeköy’deki Torunlar İnşaat’ın yan tarafında bulunan Quasar İnşaat’ta önceki gün “sepetçi” olarak çalışan Satılmış Yıldız (35), gece saat 20.00’de inşaatın 6. katında iskele kurarken, aydınlatma boşluğuna düştü. Yaklaşık 50 metre yükseklikten eksi 7. kat zeminine çakılan Yıldız, feci şekilde yaşamını yitirdi. Olaydan sonra ölen işçinin ailesi ve yakınları Quasar İnşaat’ın önüne gelerek gözyaşı döktü. Torunlar Center’da yaşanan cinayet sonrası gazetemize konuşan Quasar işçileri, “İnşaat yaşamın önüne geçer” demişlerdi. İşçiler, Torunlar Center’da yaşanan iş cinayetinin ardından da Quasar İstanbul’da gece vardiyasındaki işçilerin saat 02.00’ye kadar çalıştırıldığını söylemiş, taşeronlaştırma nedeniyle ağır şartlarda çalıştırıldıklarından yakınmışlardı.

TOPYEKÜN MÜCADELE VERİLMELİ

Doç. Dr. Nilgün Tunçcan Ongan: Bu ölümlere asla tesadüf diyemeyiz. Öyle bir noktadayız ki ironik amaçlı bile fıtrat kelimesini zikretmek asap bozucu bir hal aldı. İş cinayetlerinin ardından tutuklu sanık kalmaması yeni cinayetlere davetiye çıkarıyor, çıkardı. İş cinayetleri kadın cinayetleriyle de paralellik taşıyor. Örneğin Özgecan cinayetinden sonra “Bir şeyler düzelecek mi” diye beklenti vardı. Ama hemen ardından yaşananlar böyle olmadığını gösterdi. Tüm bunlar alt alta konunca iktidarın egemen politikaları ile tüm bu cinayetler arasındaki bağlantı net olarak görülüyor. Bunu zaten biliyorduk ama artık bir fotoğraf karesi olarak önümüzde duruyor.

İş güvenliğine ilişkin hükümetin çıkardığı yasaların göstermelik olduğu da deşifre olmuştu. 301 madencinin can verdiği Soma katliamı sonrası madenciler için yer altında çalışma koşullarını nispeten düzelten yasalar çıkarıldı. Ama patronlar üretmiyoruz dedi ve bunu uygulamadı. Karşılığında yaptırımla da karşılaşmadılar. Muhalefet milletvekilleri bu yasalar çıkarılırken yaptırım konmasını istemişlerdi ama verdikleri önergelerin tümü reddedilmişti. Daha o zaman bu yasaların göstermelik ve uygulanmayacağı belliydi. Bugün ise Meclisten İç Güvenlik Paketi çıkarılmaya ve toplum daha fazla karanlığa itilmek isteniyor. Göstermelik çıkarılan yasalar uygulanmadığı gibi, hepimizin isyanına neden olan toplumsal huzursuzluklar da faşizmi günlük hayatımıza sokacak İç Güvenlik Paketi gibi yasalara alet ediliyor.

Şimdi önümüzde seçimler var. Muhalefetin önemini bu yasa Mecliste görüşülürken gördük. HDP ve CHP’li vekiller parlamenter sistemin sınırlarını zorlayacak ölçüde umut veren bir direniş ortaya koyuyor. Ama bu durum sadece parlamento muhalefetinin gücünün yeteceği bir şey değil. Emekten ve demokrasiden yana tüm muhalefet bu konuda görev almalı, birleşerek topyekün mücadele ortaya koymalı. 

HEPSİ ÖNLENEBİLİRDİ

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisinin (İSİG) raporuna göre 2014 yılında en az 1886 işçi yaşamını yitirdi. Bu ölümlerin tümünün önlenebilir olduğu belirtilen raporda. 2014 ocak ayında 101, şubat ayında 84, mart ayında 122, nisan ayında 124, mayıs ayında 427, haziran ayında 151, temmuz ayında 130, ağustos ayında 160, eylül ayında 152, ekim ayında 171, kasım ayında 137, aralık ayında 127 işçinin can verdiği bildirildi. İş cinayetleri 2015’te de hız kesmedi. İSİG’in verilerine göre 2015 ocak ayında en az 125 işçi yaşamını yitirdi. (İŞÇİ SENDİKA SERVİSİ)

ÖNCEKİ HABER

'Erdoğan'a hakaret'ten 2 yıl hapis istemi

SONRAKİ HABER

ÖSYM Başkanından DGS açıklaması: Kılavuzu bu hafta yayımlayacağız

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa