24 Şubat 2015 04:50

Tunus'ta yeni hükümet ve alınması gereken acil önlemler

Tunus’ta liberal Nida Tunus ve İslamcı en Nahda koalisyon hükümeti kurdu. Ülkenin üçüncü gücü Halk Cephesi’nin milletvekili Jilani Hammami yeni kurulan hükümeti değerlendirdi.

Paylaş

Jilani HAMMAMI

Tunus'ta yeni hükümet kabinesinin ilan edilmesi ve Meclisten güvenoyu alması ile birlikte, halk ilk yüz günlük icraati görmek için şimdiden sabırsızlanmaya başladı. Gerçekten de halk tabakalarının büyük çoğunluğu sadece seçimlerden sonraki süreçte değil, ama dört yıldan bu yana devam eden geçiş süreci boyunca hayatın zorlukları altında ezilmiştir. 17 Aralık-14 Ocak devrimini ateşleyen işsizlik, dışlanmışlık ve yolsuzluk; Essebsi, Nahda’nın üçlü koalisyonu ve Mehdi Cuma hükümetleri boyunca terörün yayılmasına, yaşam koşullarının temel kamu hizmetlerinin gerilemesine yol açarak. ülkenin iflası ve gergin bir toplumsal duruma işaret eden şiddetli bir ekonomik bir krize sürükleyecek derecede daha da derinleşti. Ayrıca resmi ve yarı resmi propaganda krizden çıkışın yolunun özellikle yeni parlamentonun, yeni bir cumhurbaşkanının seçimi ve geçici olmayan bir hükümetin kurulması ile geçiş döneminin son bularak istikrar dönemine girilmesine bağlamak için elden gelen her şeyi yaptı. 
Tunus halkı, bu yeni hükümeti ve iktidarın yeni kurumlarını büyük bir umutla karşıladı. Ancak bu beklenti aynı zamanda ekonomik (üretim, paylaşım, yatırım, bankacılık ve vergi sistemi vs.), sosyal (ücret, fiyat, emeklilik, sosyal sigortalar, eğitim vs.) ve politik (kamu, güvenlik, bilgi edinme, adalet reformu) alanda devlet aygıtının reforme edilmesine kadar bir kısmı askıda kalacak olan, bir takım acil önlemlerin alınmasını gerekli kılmaktadır. 
Bununla birlikte bütün halk kitlelerinin maruz kaldığı kayıplar, yayılan dışlanmışlık, yoksulluk, işsizliğin giderek derinleşmesi ve diğer sosyal sorunlar, bu türden reformların sağlayacağı faydaların beklenen etkiyi göstermesini önlüyor. Hemen herkes, dikkatini bu sefalet ve yoksunluğun sonuçlarını hafifletmesini umduğu acil önlemler üzerinde yoğunlaştırdı. Nitekim, ülkemizin güney-doğusunda ortaya çıkan olaylarda olduğu gibi protesto gösterilerinin, ekonominin geniş sektörlerini etkileyen grevlerin, oturma eylemlerinin yeniden başlamasını da bu duruma bağlayabiliriz. Simdi önümüzde duran mesele yeni hükümetin önündeki görevinin zorluğunun farkında olup olmadığıdır? Fakat Başbakan Habib Essid’in, bakanlarına önümüzdeki yüz gün içinde çözmek koşuluyla 5 önemli sorunu not etmelerini istemesi hükümetin durumun vehametinin farkında olmadığını göstermektedir. 
Bu durumu göz önüne almaksızın, hükümetin ana hatlarını altta sıralayacağımız halkın bazı beklentilerini karşılayabilmesinin mümkün olmadığını düşünüyoruz:
- Temel tüketim maddelerinin fiyatlarının dondurulması
- İşsizler için bütçe ayrılması
- Küçük çiftçilerin 5 milyon dinar tutarındaki borçlarının ve bu borçların tahsiline yönelik idari önlemlerin iptal edilmesi
- Büyük toprak sahiplerinin topraklarına el konularak gençlere ve diplomalı işsizlere dağıtılması ve bu toprakların işletilmesini teşvik amacıyla kredi ve malzeme yardımı yapılması
- Sosyal haklar ve asgari ücret başta olmak üzere genel olarak ücretlerin arttırılması için görüşmelere başlanması
- Geçici işlerde çalışanların ve taşeron işçilerin güvenceye kavuşturulması.
- Yardıma muhtaç ailelerin engellilerine bedava sağlık hizmeti ve hem ailesine hem de kendisine gelir sağlanması.
- Yoksul ailelerin tespit edilmesi ve ihtiyacı olanlara sosyal konutların inşasına başlanması.
- Belediyelerin donatılması ve kamusal alanlarda, kırlarda ve kentlerde bir temizlik kampanyasının başlatılması.
- Eğitim ve öğretim sisteminde bir reform için yoklama yapılıncaya kadar Eğitim ve Yüksek Öğrenim Bakanlığının aldığı ve haksızlıklara neden olan kararların iptal edilmesi.
- Şükrü Belayid ve Muhammed Brahmi’nin öldürülmesi hakkında ciddi bir araştırmanın başlatılması ve ilgili güvenlik birimleri ve bazı politik çevreler üzerindeki şüphelerin aydınlığa kavuşturulması.
- Kaçakçılığa karşı mücadelede bir plan hazırlanması ve kayıt dışı ticaretin yapılandırılması.
- Gizlenen yolsuzluk ve rüşvet dosyalarının yeniden açılması.
- Geçiş dönemi yargısının yeniden geçerli kılınması ve devrim sırasında ve sonrasında bu uğurda hayatını kaybeden ve yaralananların kayıplarının tazmin edilmesi.
- Suriye’deki elçiliğin yeniden açılması.
- Libya’da el Kaide tarafından kaçırılan Gazeteciler Sufiyan Şurabi ve Nadir Ktari’nin serbest bırakılması için çabaların arttırılması.
Bu tedbirler yakından incelenirse bunların son derece masrafsız ve gerçekleştirilmesi hem zorunlu hem de mümkün önlemler oldukları görülür. Öte yandan hükümet, gerçekten halk tarafından ciddiye alınacak bir mesaj vermek istiyorsa, sadece samimi bir politik iradeye ve asgari bir cesarete ihtiyaç duyan bu önlemlerin alınması gerekir. Ancak hükümet basının desteğini de arkasına alarak sadece basit yatıştırıcı önlemlerle yetinirse halkın öfkesinin patlamasını sadece ertelemiş olur. Bu nedenle hükümetin eserini doğru bir şekilde değerlendirmek ve halkın da hükümetin gerçek yüzü hakkında doğru bir yargıya ulaşabilmesi için yüz günlük sürenin sonunu bekleyeceğiz.

* Halkın Sesi (La Voix du Peuple) Gazetesi, 13.02.2015 tarihli başyazısı
(Fransızca’dan çeviren Hüseyin Saygılı)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Savaş, Halep’te sevenleri ayırıyor

SONRAKİ HABER

Urfa’da sağanak yağış hayatı felç etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa