23 Şubat 2015 14:34

Sıkıyönetim paketine birlikte karşı koyacaklar

Meclis Genel Kurulu’nda görüşmelerine büyük tartışmalarla devam eden İç Güvenlik Paketi’ne tepkiler dinmiyor. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) çağrısıyla bugün Mülkiyeliler Birliği’nde bir araya gelen sendikalar, meslek örgütleri ve siyasi partiler Meclis'ten geçirilmek istenen İç Güvenlik Paketi’nin bir sıkıyönetim paketi olduğunu belirtti.

Paylaş

Meclis Genel Kurulu’nda görüşmelerine büyük tartışmalarla devam eden İç Güvenlik Paketi’ne tepkiler dinmiyor. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) çağrısıyla bugün Mülkiyeliler Birliği’nde bir araya gelen sendikalar, meslek örgütleri ve siyasi partiler Meclis'ten geçirilmek istenen İç Güvenlik Paketi’nin bir sıkıyönetim paketi olduğunu belirtti. 

KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen Mecliste baskıyla Meclis Genel Kurulunda görüşülen Güvenlik Yasası’na karşı demokrasi güçlerinin ortak bir tutumu hayata geçirmek adına burada olduklarını söyledi. Güvenlik yasasının emekçilerin, işçilerin, gençlerin, bütün ezilenlerin temel hak ve özgürlüklerini, geleceğini tehdit ettiğini aktaran Özgen, yasaya karşı çıktıklarını ifade etti. Özgen, “Demokrasi güçleri ile alanlarda eylem ve etkinlikler düzenleyeceğimizi buradan ifade ediyoruz” dedi.

‘AKP'NİN VE SERMAYENİN GÜVENLİĞİ’

DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu Meclisten geçirilmeye çalışılan yasanın AKP iktidarının en zayıf olduğu bir süreçte yapılmaya çalışıldığını kaydetti. Devam eden hak ve emek mücadelelerinin, işçi direnişlerinin AKP’yi gerilettiğini ifade eden Çerkezoğlu “AKP, en kırılgan olduğu bu süreçte kendi iktidarını ve sermayenin güvenliğini korumak için bu yasayı çıkartmak istemektedir. Bu paket bu haliyle yasalaşırsa ve uygulanırsa bugüne kadar süren baskı ve şiddet ortamı daha da derinleştirilecektir. Biz DİSK olarak KESK ve bütün güçlerle birlikte bu yasanın çıkmaması; çıkarsa bile uygulatılmaması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Bugün bu yasaya karşı sürdürülecek mücadele bu ülkedeki her türlü baskı şiddet ve zor yöntemlerine karşı çıkmak olacaktır” diye konuştu.
“Bu yasanın çıkarılış biçiminin dahi ilerleyen süreçte nasıl bir yasa olacağını gösteriyor” diyen Türk Tabipleri Birliği Merkez Konsey Başkanı Dr. Bayazıt İlhan, insanların bütün demokratik haklarından mahrum bırakılacağı bir yasayla karşı karşıya olunduğunu dile getirdi. İlhan, “Yaşanabilir bir Türkiye için emek adına, barış adına, halkların kardeşliği adına bu yasaya karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. 

‘SOKAK, MECLİSİ DESTEKLEMELİ’

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, yasanın adından başka hiçbir güvenlik içermediğini belirtti. İktidarın yasayı parlamentodan zorbalıkla geçirmeye çalıştığını dile getiren Tezcan, AKP'nin yolsuzluklar, hırsızlıklar ve talan güvenliğini sağlamaya çalıştığını ifade etti. Yasayla demokratik hakların tamamının terör olayı olarak kabul edileceğine dikkat çeken Tezcan şöyle devam etti: “Bütün muhalefet Mecliste çatışma pahasına yasanın geçirilmesine engel oldu. Yasanın tamamını iki günde geçirme amacını taşıyan iktidar bugün sadece 10 maddesini geçirebildi. Bizim parlamentoda gösterdiğimiz muhalefeti toplumsal muhalefet desteklemelidir. İktidar bu eşiği geçerse Ali İsmail Korkmaz’ları öldürenlerin mahkemeye dahi çıkamayacağı bir düzenin altyapısını kuracaktır.” 

‘SALDIRILARIN SORUMLUSU HÜKÜMETTİR’

HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Alp Altınöz ise Başbakanın yasayı molotof  ve bonzai üzerinden değerlendirdiğini söyledi. “Kalan 130 maddeden hiç bahsedilmiyor” diyen Altınöz, valilerin emrinin ferman haline getirildiğine işaret etti. Altınöz, yasanın bir sıkıyönetim yasası olduğunu bildirerek, “Bütün muhalefet tek bir yumruk olarak hareket ediyor. Son süreçte yaşanan olaylarla da HDP hedef olarak gösterilmeye çalışılıyor. Parti bürolarımıza saldırılıyor. Bu saldırıların sorumlusu hükümettir. Bu ülkede kadının, gencin, çocuğun, insanın can güvenliğini korumayan ve sağlamayan hükümet sadece kendi güvenliğini sağlamaya çalışıyor. Bu yasa seçim güvenliğini de tehlikeye atan bir yasadır. İç tüzükten gelen bütün haklarımızı bu yasaya karşı kullanacağız” diye konuştu. 

‘KORKUNUN ECELE FAYDASI YOK’

Emek Partisi (EMEP) Merkez Yöneticisi Fevzi Ayber de AKP Hükümetinin Gezi direnişinden bu yasa kâbus gördüğünü belirtti. Sokağın, grevlerin, iş cinayetlerine yönelik tepkinin, üniversitelerdeki gençliğin ayağa kalkışının AKP’yi tedirgin ettiğini belirten Ayber, AKP’nin 90’ların OHAL uygulamalarının bir benzerini yapmaya çalıştığına dikkat çekti. Halkın meşru direniş hakkını engelleyerek AKP’nin korkusundan kurtulmaya çalıştığını kaydeden Ayber, yasanın özellikle seçimlere giderken halkın sıkıntılarına karşı tepkisini önleyici bir yasa olarak gündeme getirildiğini söyledi. Ayber, “Korkunun ecele faydası yok. AKP iktidarının çöküş korkusunun kaynağı olarak getirmek istediği bu düzenlemeler halkların önünü kesemeyecektir. İşçi sınıfı, emekçiler, Kürt halkı, inanç eşitliği talep edenler önümüzdeki dönem de hak, hukuk mücadelesinde geri durmayacaktır. Meclisteki direnişin sokağa da yansıyarak ilerlemesi hepimiz için önemlidir. Önemli olan birleşik mücadelenin büyütülmesidir” dedi.

Basın açıklamasında aralarında Halkevleri, SYKP, ÖDP, İHD, ESP, Yeşiller ve Sol Gelecek'in de aralarında bulunduğu çok sayıda kurum temsilcisi de söz alarak, pakete karşı birlikte mücadele edeceklerini söyledi. (Ankara/EVRENSEL) 

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Şırnaklı kadınlar HDP'li kadın vekillere saldırıyı kınadı

SONRAKİ HABER

Dörtlü Zirve’de Erdoğan’a Suriye sorusu: Ne zaman çıkacaksınız?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa