22 Şubat 2015 15:46

Kışanak: Ben niye kabul edeyim böyle bir faturayı

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak, iddia edilen elektrik ve su faturası borçlarının resmi evraklarla desteklenemediğini belirterek, 'Fatura bize şöyle geliyor: İlk okuma tarihi 2004, son okuma tarihi 2014. Borcu 8 milyar TL. Ben niye kabul edeyim böyle bir faturayı. Sizden kaçak takibini yapamadıklarının parasını alıyorlar' dedi.

Paylaş

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak, DİSİAD tarafından Diyarbakır Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve Karacadağ Kalkınma Ajansı'nın katkılarıyla düzenlenen “Türkiye'de madencilik ve Diyarbakır'ın madencilik sektöründeki yeri” konulu panel sonundagazetecilerin sorularını yanıtladı.

'TÜM SORUNLARIN DİYARBAKIR EKSENİNDE TARTIŞILMASI HOŞUMUZA GİTMİYOR'

Toplumsal olaylar ile güvenlikçi yaklaşımların sadece Diyarbakır’ın sorunu olmadığını söyleyen Gültan Kışanak, “Bu sorunların Diyarbakır ekseninde tartışılması hoşumuza gitmiyor. Oysa Diyarbakır’da yaşananlar Gaziantep’te yaşanıyor, İstanbul’da da yaşanıyor. Buraya çok özel bir mana yüklemek çok doğru değil. Bu biraz Türkiye’deki demokratik muhalefetle iktidar arasındaki yönetişim sorunu aslında. Böyle bakmak ve buradan çözümler üretmek lazım” diye konuştu.

'ANKARA VE İSTANBUL İLE YARIŞAN BİR KENTİZ'

Kışanak konuşmasında Diyarbakır’ın temiz, kendi içinde barışık bir kent olmasını arzu ettiklerini vurgulayarak, Diyarbakır’ın bazı programlarla cazibe merkezi haline getirilmeye çalışıldığına dikkat çekti. Diyarbakır’ın her haliyle tarihi bir cazibesi olduğunu belirten Kışanak, şu ifadeleri kullandı:

"Diyarbakır ciddi bir kavşak kent. Herkesin yolu buradan geçiyor. Ayrıca Ortadoğu’ya da açılan bir kapı. Ortadoğu’ya açılan kapı da Diyarbakır’dan geçiyor. Siyasi olarak da kültürel olarak da bir merkez. Kentler arasında bir rekabet var. Biz de Ankara’yla İstanbul’la yarışan bir kentiz. Bütün tarihi geçmişimizle, siyasal gündemlerimizle biz birincilikle yarışıyoruz. Aşağısını kabul etmiyoruz. Biz Diyarbakır’daki tarihi varlıkların aslında bir dünya mirası olduğundan eminiz. Sadece bunun tescil edilmesi gerekiyor. Dünyada bu kadar uzun zaman boyunca ayakta kalan bir surlu kent yok. Çin Seddi dışında ikinci sırada ayakta kalan sur Diyarbakır’da..."

'DİYARBAKIR YOLLARI İÇİN HALKIMIZIN SABRETMESİ GEREKİYOR'

Diyarbakır’ın yollarındaki hasarlara yönelik bir soruya ilişkin de Gültan Kışanak, “Diyarbakır’ın altyapı hizmetlerinden çok önemli bir hizmet kalmıştı o da yağmur suyu şebekesi. Tıpkı kanalizasyon şebekesi gibi. 65 kilometreye sahip özel bir yağmur suyu şebekesi döşedik. O nedenle bizim tüm yollarımız harap oldu. Yeni bir kanal ağı yaptık. Bu son derece önemli bir adım. Haziran ya da Temmuz aylarında tamamlanması gerekiyor. Ona göre planlanmış. Bu sebeple tüm yollar kazıldı. Yeni bir kanalizasyon sistemi gibi… Biz şehir içine denk gelen kısmını büyük ölçüde tamamladık. Nisan ayı itibarıyla bu iklimde artık asfalta müsait hale gelecek. Biz bütün bu yolları iki ay içerisinde asfaltlayacağız. Halkımızın sabretmesi gereken 2-3 aylık bir süre kaldı. Ondan sonraki bölümleri de yazın tamamlayacağız. Bu sene tamamlanacak. Biz şehir içine öncelik verdik” yanıtını verdi.

'HALKI CEZALANDIRMAK İÇİN ELEKTRİĞİ, SUYU KESMEK KABUL EDİLEMEZ'

Kışanak, “Elektrik borcunda bir uzlaşmaya vardınız mı?” yönündeki bir soru üzerine de şunları kaydetti:

“Öncelikle şehrimizin böyle bir konuyla gündeme gelmesi doğru değil. DEDAŞ’ın yaptığı bu uygulama hiçbir şekilde kabul edilebilir değildir. Borcu varsa bile bunun yasal hukuki yolları vardı. Halkı cezalandırmak anlamına gelen elektrikleri kesmesi suyu kesmek kabul edilebilir değildir. Zaten mahkemede bunun kabul edilmez olduğunu gördü ve yürütmeyi durdurmaya karar verdi.

Enerji Bakanlığı’nı bu konu şu nedenle ilgilendiriyor: Bunlar özelleştirme öncesine ait borçlar. Özelleştirme sonrasına ait bizim 1 kuruş borcumuz yoktur. Belediye bu söylediği resmi evraklarla destekleyemiyor. İspat edemiyor. Fatura bize şöyle geliyor. İlk okuma tarihi 2004. Son okuma tarihi 2014. Borcu 8 milyar TL. Ben niye kabul edeyim böyle bir faturayı. Bana bunu ay ay faturasını getirmesi lazım. Sizden kaçak takibini yapamadıklarının parasını alıyorlar. Bu da bir çarpıtma.”

'BAKANLAR KURULU’NDAN 9 AYDIR SES YOK'

Büyükşehir Belediyesinin kendisine ait hala bir şirketi olmadığının altını çizen Gültan Kışanak  bu konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Bir yasal mevzuat var. Büyükşehir belediyeleri 2 türlü şirket edinebiliyorlar. Biri kendileri kuracaklar ve bunu Bakanlar Kurulu’nun onayına sunacaklar. Bizde böyle bir şirket kuruluşunu bütün evrakları tamamlayarak götürdük Bakanlar Kurulu’nun onayına sunduk ama 9 aydır hala bir ses çıkmadı. İkincisi de başka bir hibe yoluyla mevcut bir şirketi devralmak ondan sonra onaya sunmak. Her ikisinde de Bakanlar Kurulu’na sunulması gerektiği için biz kendimiz sunduk 9 aydır bize hala bir olumlu yanıt gelmedi. Bu konuyla ilgili acil bir durum da var.

Biz büyük bir proje hazırladık. Finansmanı da bulmak üzereyiz. Aslında bunun kamu özel işbirliğiyle işletilmesi finans bulmasında kolaylaştırıcı bir unsur. Ama bizim projemiz olduğu için biz yapacağız. Ulaşım hizmetlerini belediyeye ait bir şirket eliyle yürütmeyi önümüze koyduk. Bu kurduğumuz  şirkette Diyarbakır Ulaşım Hizmetleri Şirketi. Bunun onaylanması gerekiyor ki daha hızlı bir şekilde işletelim. Bu konuda sayın İçişleri Bakanı olumlu baktıklarını destekleri olacağını söyledi ama 9 aydır sonuçlanmadı. Umarım en kısa zamanda güzel bir haber alırız. Çünkü Diyarbakır’ın en önemli sorunlarından birisi de ulaşım sorunu. Bunun için böyle bir şirkete ve kamusal yatırıma ihtiyacımız var.

'GELİR DAĞILIMI KONUSUNDA CİDDİ BİR DENGESİZLİK VAR'

Diyarbakır Kırklar Dağı’ndaki konut projelerindeki son duruma yönelik bir soru üzerine de Kışanak,
“Büyükşehir yasasıyla birlikte çok orantısız biz bir tutum ortaya çıktı. Geçmişte de yerel yönetimlerin gelirleri zaten sınırlıydı. Hele de öz gelirleri çok sınırları. Merkezi yönetim bütçesinden aldıkları payda yeterli değildi. Fakat yeni büyükşehir yasasıyla birlikte hizmet alanı 22 kat büyüdü. Nüfus 4 kat büyüdü. Ama buna denk ekonomik kaynaklarda bir geliştirme olmadı. Bu dengesiz durumun düzeltilmesi lazım. Büyükşehir yasasının kendisinden kaynaklanan birtakım problemler var. Büyükşehirler arasındaki dağılımda çok dengesiz. İstanbul, Kocaeli sanırım büyükşehir belediyelerine gönderilenlerin nerdeyse yüzde 85’ini falan alıyor. Geri kalanı çok az. Diğerlerinden 4-5 kat küçük. Bu dengesizliğin giderilmesi lazım. Büyükşehir belediyeleri arasındaki dağılım dengesizliğini giderilmesi lazım. Bu konuda ciddi bir dengesizlik söz konusu” şeklinde konuştu.

'PARAYI BAŞKALARI ALIYOR, DERDİNİ BİZ ÇEKİYORUZ'

İş yapmak için paraya ihtiyaçları olduğunu ekonomik yönden çok fazla destek görmediklerine de dikkat çeken Gültan Kışanak, “Mali konuları konuşmak istiyorum. Bizi en çok bu konular ilgilendiriyor. Madencilikle ilgili tüm bakanlıklar para alıyor. Bütün yükü, sorumlulukları bize bırakıyorlar, yollarımız harap oluyor. Harap olan yollarımızın ben tüm tespitlerini yaptıracağım. Gerçekten parayı başkaları alıyor, derdini biz çekiyoruz” dedi. (Diyarbakır/ANKA)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Galatasaraylı Adın: Şampiyonluğun en büyük adayıyız

SONRAKİ HABER

Urfa’da sağanak yağış hayatı felç etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa