19 Şubat 2015 21:37

Gökkuşağı: Sevmekten korkmayanlara

Özel bölümleriyle dikkat çeken !f İstanbul festivalinin bu seneki LGBT içerikli filmleri de merakla beklenenler arasında.

Paylaş

Özel bölümleriyle dikkat çeken !f İstanbul festivalinin bu seneki LGBT içerikli filmleri de merakla beklenenler arasında.!f İstanbul’un ilk yılından beri, sevmekten korkmayanların ve “Gökkuşağının altında hepimize yer var” diyenlerin filmlerini buluşturduğu “Gökkuşağı” bölümünde gösterilecek filmler arasında  “Stories Of Our Lives/Yaşamımızdan Hikayeler”, “Appropriate Behavior/Makul Davranış”, “Sand Dollars/Kum Parası” ve “I am Michael/Ben, Michael” gibi filmler yer alıyor. 
Gökkuşağı’nda gösterilecek filmlerden bir kaçını sizler için derledik;

BEN MİCHAEL (I AM MİCHAEL):
2007 yılında, eş cinsel hakları savunucusu, hayatını o ana kadar kuir kimliğiyle sürdürmüş Michael Glatze arkadaşlarını ve yakınlarını şoke eden bir kararla “eş cinsellikten vazgeçtiğini” açıklar. Bununla da kalmaz, Hıristiyan bir rahip olarak yaşamını devam ettirmeye karar verir. Ona böyle bir kararı aldıran nedir? Justin Kelly, bu ilk yönetmenlik denemesinde, Michael’daki bu dönüşümün bütün kırılganlığı ve karmaşasının farkındalığıyla, ona sempatiyle yaklaşmamızı sağlayan sorular soruyor. Michael’ın uzun süredir birlikte olduğu partneriyle, idealist, bohem, kuir aktivizmine dahil olduğu yıllardan başlayıp, ölümle karşılaştığı sarsıcı kazaya kadarki süreci ele alan film, Michael’ın cinsellik ve inanç arasındaki kararsızlığıyla baş başa bırakıyor bizi. Özünde bir insanın yaratma ve yok etmeyle ilişkisine dair olan Ben, Michael senenin en çok konuşulacaklarından olmaya aday. Gus Van Sant’in yapımcı olarak yer aldığı film meşhur gazeteci Benoit Denizet-Lewis’in Benim Eski Gey Arkadaşım adlı makalesinden uyarlanmış.

BİZDEKİ KOKU (THE SMELL OF US):

Paris’teyiz. Kaykaycı çocuklar Eyfel Kulesi’nin çaprazındaki modern sanat müzesinin yanındaki boş arazide toplanırlar, kafayı bulup kendi dünyalarında uçarken müzeden çıkan sanatseverleri umursamadan kaykaylarıyla amaçsızca vakit geçirirler. Sıkılma ve para kazanmanın kolay yolları, internetin anonimliği onların birbirine sımsıkı bağlı dünyalarının olağan bir parçasıdır. Efsane Fotoğrafçı Larry Clark birçoğunu !f’te izlediğimiz Kids, Ken Park ve Wassup Rockers’ın devamı niteliğindeki bu muazzam filminde gençlerin marazi ve kendine has dünyasına şiirsel bir bakış atıyor. Amerikan gençliğinin marjinal yaşam biçimlerini ortaya koyduğu fotoğraflarıyla kendine oldukça tartışmalı bir yer edinen ve bununla birçok yeni nesil sanatçıya ilham kaynağı olan Clark, bir kez daha sert, görsel bakımdan büyüleyici ve kışkırtıcı ritmiyle formunun zirvesinde. Ve evet, hâlâ çok yenilikçi!

MAKUL DAVRANIŞ (APPROPRİATE BEHAVİOR ):
Kahraman sorar: “İnsanlar nasıl tanışır, birbirlerinden hoşlandıklarına karar verir ve hoşlanmaya devam ederler?” Elbette filmin bu çözülemeyen probleme (ya da anlaşılmayan mucizeye) önerdiği bir formül yok; ama onun yerine, “atlatmayı” çok etkileyici, komik ve günümüze dair bir dille anlatıyor. Burada söz konusu olan çift iki kadın. Birisi, dışarıdan her şeyin mükemmel göründüğü geleneksel İranlı ailesine açılması o kadar da kolay olmayan Şirin. Diğeri de ayrıldıktan sonra eskisi gibi yürüteceklerine emin olamayan Maxine. Makul Davranış, (Girls’ün yeni sezonunda da karşımıza çıkacak olan) Desiree Akhavan’ın hem oyuncu hem de yönetmen olarak arzıendam ettiği, otobiyografik dokunuşlarla dolu bir Brooklyn komedisi ve senenin en eğlenceli filmlerinden biri.

KUM PARASI (DÓLARES DE ARENA):
Yaşlı ve varlıklı bir Fransız kadın, Dominik Cumhuriyeti’nde nefis bir sahil kasabasında leziz bir yerli genç kızla ilişki yaşamaktadır. Tahmin edilebileceği gibi onları bir arada tutan şey para. Bunu daha önce gördük ve sonunu biliyorum, diye düşünebilirsiniz. Ama yenilirsiniz. Film o kadar ince, özenli ve hassasiyetle yapılmış ki, konudan beklenebilecek hiçbir klişeyi barındırmıyor. Ortadaki ilişki basitçe bir çeşit fahişelik olsa da, film ilişkinin bütün belirsizliklerini ve tarafların güvensizliklerini belgesel gibi gözlemliyor. Yaşlı kadını canlandıran Geraldine Chaplin’in hayatının en muhteşem performansını sergilemiş olması muhtemel. Büyük bir cesaret ve zarafetle yaşlılığın fiziksel ve duygusal bütün zaaflarını teşhir ediyor. Ketum bir şekilde sakınmasız olabilen Kum Parası, sinema sanatının genişleyebileceği alanlar olduğunu kanıtlayan türden, etkileyici bir film. (KÜLTÜR SERVİSİ)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Pamuk: Tweet nedeniyle evlerin aranmadığı bir Türkiye’de yaşamak istiyorum

SONRAKİ HABER

Mutluluğun ve hüznün ressamı: Abidin Dino

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa