Kürt işçilere linç girişimine suç duyurusu

Kürt işçilere linç girişimine suç duyurusu

Erzurum’da TOKİ konutlarında çalışırken linç girişimine maruz kalan yurttaşlar, Siirt Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu.Erzurum’da TOKİ konutlarında çalışan ve linç girişimine maruz kalan Siirtli 6 işçi ile İHD Siirt Şubesi yöneticileri, dernek binasında basın toplantısı düzenledi. İHD Siir

Erzurum’da TOKİ konutlarında çalışan ve linç girişimine maruz kalan Siirtli 6 işçi ile İHD Siirt Şubesi yöneticileri, dernek binasında basın toplantısı düzenledi. İHD Siirt Şube Yöneticisi Abdullah Gürgen, şiddet eylemlerinin son birkaç haftadır yükselmesi ve çatışmalı ortamın yeniden alevlenmesi neticesinde kaos ve şiddetin şehirlere indiğini belirterek, Erzurum’da yaşanan linç girişiminin ardından işçilerin kendilerinden yardım istediğini söyledi.

‘CANIMIZI ZOR KURTARDIK’

Gürgen, işçilerin kendilerine anlatımlarını şöyle anlattı: “20.07.2011 tarihinde bizler akşam saat 20.30 sularında kendi çadırlarımızda kaldığımız esnada şantiyenin etrafı ellerinde molotof, bıçak, silah, taş, kalaslar bulunan büyük bir kalabalık tarafından sarılarak Kürtlere küfür ve hakaretler yağdırıldı. Bizler dışarıya çıktığımızda bu öfkeli kalabalık bizlere ağza alınmayacak küfür ve hakaretlerde bulundular. Hepiniz teröristsiniz defolun ülkemizden şeklinde konuşuyorlardı. O akşam bizlerle beraber aynı şantiyede çalışan Türk kökenli Samsun’lu, Adanalı arkadaşlarımız çadırlarında yoktu. Bizlerin çadırları yan yana idi. Ama sadece bizlerin bulunduğu çadırlara saldırdılar. Biz şantiyede 150 kadar Kürt kökenli çalışandık. Bu olaydan 2 gün öncede Tuncelili bir arkadaşımızın burnu bir grup tarafından kırıldı. Şantiyeye gelen polisler bunun münferit bir olay olduğunu, işimize devam etmemizi, gerekli tedbirlerin alındığını söylediler. 2 gün sonra daha büyük bir kalabalık halinde geldiler. Gece geç saatlerde oradan kaçarcasına tahliye edildik. Canımızı zor kurtardık. Birçok malzememiz orada kaldı” dedi.

BU SALDIRILAR MI ÖRGÜTSÜZ?

Gürgen, “Neredeyse tüm Türkiye’ye yayılan bu linç girişimleri örgütsüz olabilir mi? Başbakan ve hükümet yetkililerinin son dönemlerde yaptığı adeta infial çağrılarının bunda etkisi yok mu? Halklar arası bir iç çatışma kime nasıl hizmet edebilir? Kamu görevlileri görevleri icra ederken hissi davranabilir mi? Güvenlik güçleri en ufak bir toplumsal muhalefette dahi TOMA araçları, panzerler, gaz bombaları kullanırken bu olayda neden aktif bir caydırıcı müdahale yoktu?” sorularını sordu.

POLİS SALDIRGANLARLA BİRLİKTE Mİ HAREKET EDİYOR

İşçilerin anlatımlarının nerdeyse polisin de saldırganlar ile ortak hareket ettiği tarzında olduğunu kaydeden Gürgün, “Yine aynı şantiyede mesai arkadaşları olarak çalışmakta olan Samsun ve Adanalı yurttaşların hepsi tesadüfen mi o akşam şantiyede bulunmamaktaydı? Yine aynı yerde yan yana bulunan çadırlardan sadece Kürt kökenli yurttaşların çadırlarının seçilmiş olması tesadüf müydü” diye sordu.

Basın toplantısının ardından linç girişimine maruz kalan 6 kişi, Siirt Adliyesine giderek Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu. (Siirt/DİHA)

www.evrensel.net