18 Şubat 2015 21:17

Özgecan'ın katli vicdan patlamasına yol açtı

Özgecan Aslan'ın, erkek egemen toplumun geleneksel geri yargılarının içinde bile bir gerekçe bulunamayacak bir şekilde katledilmesi bir öfke patlamasına yol açtı.

Paylaş

Halil İMREK

 

Özgecan Aslan'ın, erkek egemen toplumun geleneksel geri yargılarının içinde bile bir gerekçe bulunamayacak bir şekilde katledilmesi bir öfke patlamasına yol açtı.

Her gün iki-üç kadının erkekler tarafından katledildiği ülkemizde Özgecan'ın katliamı bardağı taşıran son damla oldu. Özgecan'ın öldürüldüğü günden bu yana tepkiler her yerde eylemlere dönüşüyor, çığ gibi büyüyor. Bu eylemlerde bir kadın bilinci oluşuyor ve gelişiyor. Kadınların sorunları, talepleri, kadın erkek eşitliği gündemde yer tutuyor.

Çağ Üniversitesi'nde okuyan ve eve gitmek için bindiği aracın şoförü tarafından katledilen Özgecan, diğer öldürülen yüzlerce, binlerce kadının şahsında bir vicdan patlamasına yol açtı. “Yakılmamak için yıkacağız” diyen kadınlar, devlet, erkek, yargı ve medya işbirliğine karşı seslerini yükseltiyor.

Çünkü diğer kadınları da bu düzen, bu erkek egemen zihniyet katletmişti. Çünkü o kadınlar da kendisinde her şeyi hak gören, kadın erkek eşitliğine inanmayan, kadını erkeğe hizmetle yükümlü gören ve bunu kışkırtan siyasi iktidarın politikalarının bir sonucu öldürülmüşlerdi:  Bunun için tepki AKP hükümetine yönelikti. Özgecan'ın katledilmesi üzerinden bir hafta geçmişti, günlerden gene çarşambaydı. Arkadaşları okuduğu üniversitenin önüne çağrı yapmışlardı. bu çağrı tüm insanlığaydı. Çağ üniversitesi öğrencileri, anneleri, babaları, Mersin Üniversitesi öğrencileri, Adana Çukurova üniversitesi öğrenciler gelmişti. Liseli öğrenciler, meslek lisesi ve Anadolu lisesi öğrencileri Tarsus’tan, yeniceden, Adana ve Mersin'den gelmişlerdi.

Binler Özgecan için toplanmıştı, sadece Özgecan için de değil, bütün kadın katliamları için gelmişlerdi ve bir daha kadınların öldürülmemesi için haykırıyorlardı.

Kalabalığın içinde bir ses, "İlk kez bir kadın ölümü bu kadar ses getirdi. Umarız bu son olur" diyordu.

Çağ üniversitesi önünde toplanıldı, okullun girişinde Özgecan’ın fotoğrafları vardı. Adana Mersin karayolu trafiğe kapandı. Kitle yürüdükçe sayı artıyordu.

Organizasyonu Çağ Üniversitesi Öğrenci Konseyi yapıyordu. Ancak işin asıl yürütücüsü üniversite yönetimiydi. Zira konseyin bir bağımsızlığı yoktu. Üniversite yönetiminin belirlediği görevli öğrenciler sloganlar atıyorlardı ve sürekli siyasi sloganlar atılmaması için ikazda bulunuyorlardı. Erkek görevlilerin sayısı kadınlardan fazlaydı. Sürekli erkekler kadınlara “Politik slogan atmayın diyorlardı ama kadınlar, "Kadın cinayetleri politiktir" diye sesleniyorlardı.

Kitle yürüdükçe sayı 15-20 binlere dayandı. Yaklaşık kat edilecek 3 kilometrelik yol vardı. Sadece genç kadın ve erkekler yoktu yaşlılar da vardı. Sadece öğrenciler yürümüyordu, öğretmenler, akademisyenler de vardı. Mersin Mezitli, Yenişehir belediye çalışanları gelmişti. Adana Seyhan Belediyesi işçileri kadın, erkek ortak gelmişlerdi. Mersin İdman Yurdu, Adana Demir Spor, Adana Spor taraftar grupları, engelliler, herkes eylemde yerini almıştı. Yenice'den 70 yaşında bir kadın ayağında terlikle yürüyordu, "Yüreğim dayanmadı" geldim diyordu. "Kadına uzanan eller kırılsın, "Kadın Yaşam Özgürlük", "katiller yargılansın" , "Özgecan Aslan 20'sinde bir fidan" ve Özgecan Aslan ölümsüzdür"  sloganları en çok öne çıkanlardı.

LÜTFEN ERKEKLER ARKAYA GEÇSİN

Eylemde kadınlar sürekli pankartın görünmesi ve kadınların önde yürümesi için uğraş veriyorlardı. Bunun için de erkeklerle mücadele etmeleri gerekiyordu. Keşke erkekler her şeyi bildiğini düşünmezse ve her şeyi kendisinin hakkı olduğu anlayışında kurtulabilse o zaman hayat da kolay ve güzel olacaktı. Genç kadınlar önde kadın korteji yapıyordu olmuyordu, kadınlar zincir oluşturuyordu yine erkekleri önde olma hevesinden kurtaramıyorlardı. yer yer anonslar oluyordu. "Erkekler lütfen arkalara doğru gitsin, kadın arkadaşlar öne geçsin" diyen bu anonslar kısa süreliğine bir etki yaratsa da erkekler için önde olmanın ve görünmenin gerekçesi çoktu...

YENİCE İNSAN SELİ OLDU

Yenice'ye varıldığında Yenice halkı genci ve yaşlısıyla, eyleme gelmeyenler sokağa çıkmıştı. Yürüyenleri alkışlıyorlardı, "helal olsun size, aferin diyorlardı" herkes duygudaşlık kuruyordu. Eskiden belde olan bu mahalle bu kadar kitleyi içine almakta zorlandı. Adeta kentin içi insan seliydi. Yenice meydanında toplanıldı, burada Özgecan için saygı duruşu yapıldı. Basın açıklamasını organizasyonu yapan Çağ Üniversitesi Kent Konseyinden Esengül Saluk okudu. Koruma kanunlarının etkin bir şekilde talep edilmesini istedi. Yasal düzenlemelerin ivedilikle hayata geçmesini istedi. Cinsiyet eşitliğini temel alan yasal düzenlemeler talep etti. Eğitim sistemi içerisinde kadının toplumdaki yerinin ve öneminin hassasiyetle işlenmesine vurgu yaptı. şehirler arası ulaşım hizmeti sağlayan kooperatiflerin denetiminin düzenli yapılmasını istedi. Araç şoförlerinin mesleki eğitim almasını ve görevli olduklarına gösteren belirli bir kıyafet ve yaka kartının olmasını önerdi. Siyasetin bulaştırılmamasını istemesi ve yapılan açıklama AKP hükümetinin uygulamalarına yer verilmemesi kitleyi pek tatmin etmedi. Kimi öğrenciler "basın metnini galiba üniversite yönetimi yazıp vermiş" diye açıklamalar yaptı.

Sonuç olarak eylem gösterdi ki, kadınlar kendi haklarına ve geleceklerine kendileri sahip çıkacak. Bunu “Kadınların Fıtratında Ölüm Yok" diye yürüyerek, eylemlerin örgütlenmesinde görev alarak. ‪‎Özgecan Aslan‬'ın şahsında tacize, tecavüze, şiddete, ataerkil aile ve erkek egemen sisteme karşı mücadele vererek yapacaklar.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Kadın, çocuğunun gözü önünde bıçaklandı

SONRAKİ HABER

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı: Doğalgaz, olması gerekenden yüzde 59 daha ucuz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa