17 Şubat 2015 19:05

Kalkan: HDP yetmez ÖDP, EMEP, TKP'ye de sorumluluk düşüyor

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Duran Kalkan, PKK’nin Newroz'dan sonra silah bırakacağı yönündeki iddialara ilişkin 'PKK silah bırakmaz' yanıtını verirken, yaklaşan seçimlere ilişkin, 'Sadece HDP’ye değil, EMEP’e sorumluluk düşüyor, TKP’lilere sorumluluk düşüyor, ÖDP’ye de sorumluluk düşüyor' dedi.

Paylaş

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Duran Kalkan, MED NÛÇE televizyonunda yayınlanan Politik Alan programında Ersin Çelik'in sorularını yanıtladı. Kalkan, gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

ÖZGECAN ASLAN’IN KATLEDİLMESİ

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Kalkan, Özgecan Aslan’ın katledilmesine ilişkin şunları ifade etti: "Bu katliamı lanetliyorum, kınıyorum, sadece alçakça da değil, her türlü söz söylenebilir. Özgecan Aslan'ı saygıyla anıyorum. Bu Türkiye sınırları içerisindeki durumu ortaya koydu. AKP'nin durumunu ortaya koydu, bu iktidarın nasıl bir iktidar olduğunu gösterdi. Bu faşizmdir. Yöntem DAİŞ'in yöntemidir de. Faşizmin erkek egemenliği ile kopmaz bağı var ve bu çok vahşi bir durum. Bu nasıl ortaya çıktı? Canavarca bir durum. Demek ki, AKP'nin iktidar sistemi canavar yaratıyor."

AKP'DEN KURTULMAK İÇİN HDP ÖNEMLİ BİR FIRSATTIR

Seçimlere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kalkan, “Sokak ortasında kadınları katleden bir rejimden kurtulmak için bu seçimler bir fırsattır. Hiç kimse AKP'ye oy vermemeli, herkes AKP'ye karşı çıkmalı. Alternatifi yokmuş gibi gösteriliyor, öyle değildir. Demokratik güçler, alternatif oluşturmayı bilmelidir.

7 Haziran seçimlerini bunun için bir vesile olarak kullanmak gerekli. HDP bu yönlü belli bir çaba sahibi. Alternatif olmaya çalışıyor, ama daha çok halkçı olmalı ve daha çok topluma dayanmalıdır. Bürokratik duruş aşılmalı. Radikal olmak gerekli, halkçı olmak gerekiyor. Toplumla iç içe geçmek gerekiyor. Gece gündüz toplumun içinde olmak, emekçilerin, gençlerin, kadınların içinde olmak, işyerlerinde olmak, okullarda, mehellerde, evlerde olmak gerekiyor. HDP'nin başarısı da, AKP'yi geriletmesi de HDP alternatifini geliştirmesine bağlı.

Tayyip Erdoğan neredeyse kendisini tanrı vergisi gibi gösteriyor, Figen Yüksekdağ'da, Selahattin Demirtaş'da bu toplumun evladıdırlar. Oradan çıktılar ve Tayip Erdoğan'dan eksik kalan ne yanları var? Topluma kendilerini daha iyi anlatabilirler. HDP'nin kadroları herkesten daha fazladır. Ortada var olan halkın içinden çıkan, halka hizmet etmek isteyen bütün kadroları da kendi etraflarında birleştirebilir, güçlü bir demokrasi hareketini, örgütünü yaratabilirler.

'HERKESE SORUMLULUK DÜŞÜYOR'

Bu sadece HDP’nin işi de değil, Türkiye’nin önemli bir sol demokratik birikimi var, sosyalist birikimi var. Bu noktada herkese görev sorumluluk düşüyor. Sadece HDP’ye değil, EMEP’e sorumluluk düşüyor, TKP’lilere sorumluluk düşüyor, ÖDP’ye de sorumluluk düşüyor. Dün, CHP çağrı yapıyordu “bunlar bizde birleşsinler” diye, 90 yıldır sende birleştiler ne çıktı ortaya, ne verdin, CHP ne verecek bu sola, bu topluma? Zaten AKP’yi bu hale getiren CHP oldu. O nedenle hiç kimse CHP çağrılarına aldanmamalı, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ecevit çağrıları boştur. Ecevitli dönemi de biliyoruz, Ecevit’e dayanarak ayakta kalmak istiyor, DSP’yi çağırıyor, sözde sol birliğin adresi olacakmış! CHP’nin solculukla bir alakası yoktur. Yani PASOK daha solcuydu, Yunanistan’a bakalım. Ama PASOK’un etrafında birleşerek ne kazandı sol hareket, ne zamanki ondan koptuysa, işte şimdi Yunanistan’da Avrupa için yeni bir umut haline geldi. Ege’nin batısında bu oldu, doğusunda çok daha güçlü bir demokratik sosyalist devrimci hareket gelişebilir."

SOLDA İTTİFAK ARAYIŞLARI

Kalkan şöyle devam etti: "Bir fırsat var, bunu kim değerlendirmezse tarihi sorumluluk onun omzunda olur. Çünkü her şeyi bu kadar açık yaşıyoruz. Seçimden sonra olumsuzluklar olunca şunu söyleyemeyiz: 'bilmedik, anlamadık, doğru tutum takınamadık.' Her şey gözümüzün önünde, bilgimiz dahilindedir; bilelim, anlayalım. O bakımdan ben yeniden bir kere daha her kesi, içinde bulunduğumuz koşulları doğru anlamaya, AKP’nin kadını, emekçiyi, Kürdü, Alevi’yi katleden faşizminden kurtulmak için, 7 Haziran seçimlerini bir fırsat olarak görmeye, bu kurtuluşu da doğru değerlendirmeye çağırıyorum. AKP’nin bu faşist iktidarına son verecek bir devrimci demokratik siyasi gelişmeyi bu seçimlerde, sol demokratik birliği en geniş çapta yaratarak ortaya çıkartmaya davet ediyorum, çağırıyorum.

Başaramazsak tarih bizi mahkum eder. Başarının yolu da tektir: birlik olmak, sol demokratik birlik olmak, demokratik sosyalistlerin birliğini yaratmak ve bunun etrafında tüm demokratik güçlerin birliğini yaratmak. Herkes doğru değerlendirmeli, tutumunu, çizgisini net ortaya koymalı, bu kadar açık söylüyorum.“ 

İMRALI ANKARA KANDİL GÖRÜŞME TRAFİĞİ

İmralı, Ankara ve Kandil arasındaki görüşme trafiğine ilişkin de şunları söyledi: “Bir hareketlilik var ve görüşmeler oluyor. Önder Apo ile görüşmelerin daha sık olması gerekiyordu, o olmuyor. HDP’yle AKP görüşüyor, görüşebilirler ama süreç müzakere süreci olacaktı, müzakere sürecinin tarafı da Önder Apo’dur. Bir heyet oluşuyordu müzakere yeri belirleniyordu, herhalde bu müzakere AKP-HDP görüşmesi olamaz. O da olmalı, ama diğerleri de olmalı. İşte bir süreç taslağı vardı, onun gereklerine göre hareket edilmeli, biz böyle bir hareket görmedik, şimdiye kadar değil müzakerenin başlaması aslında bitmiş olması gerekiyordu.

Görüşmeleri gözlüyoruz, açıklamalara bakıyoruz, açıklamalar tek yanlı AKP’den geliyor. AKP’de sadece güvenlik sorununu ortaya koyuyor, sanki sorun gerilla sorunuymuş, sanki sorun PKK’nin elindeki silahlar sorunuymuş gibi ortaya konuyor, bu uydurmadır, gerçek dışıdır, yalandır.

Afrin’den Kobanê’ye,  Şengal’den, Kerkük’e kadar Kürde bu kadar saldıracaksın, Bakur’da, Rojhilat’ta her gün Kürt katliamı yapacaksın, bir avuç insan bir araya gelmiş, üç-beş tüfek elde etmiş “bunu da bırak senide katledeyim” diyeceksin. Kürtler ahmak değil! Bütün o konuşmalar Kürt toplumunda büyük bir öfke ve tepki yaratıyor. AKP, Türkiye’nin bazı şoven, faşist çevrelerine mesaj veriyor, ama unutmasın ki tüm Kürtlerde de büyük bir öfke ve tepki yaratıyor. Çünkü bu söylemler karşısında öfkelenmeyen, tepki duymayan Kürt, Kürt değildir! Onun Kürtlüğünden şüphe etmek lazım. Çünkü bu kadar katliam altında, şu bu örgüt değil, hareket değil, parti değil, şu bu parça değil, işte özgür parça Güney’di en büyük tehdit altında, güya en az saldırılan güç KDP sayılıyordu, şimdi en çok saldırı altında olanlardan birisi KDP değil mi! Amerika’dan yardım istiyor, o hale geldi, bu kadar zorlandı.

'Arabayı atın önüne koşmamak' lazım. Mevcut tutumlar arabayı atın önüne koşmak oluyor. Böyle olmaz. En son tartışılacak konular en başa alınıyor, biz bundan rahatsızız! Görüşmelerin içeriğini tam bilmiyorum, ama Önder Apo’nun çok rahat olmadığını, açıklamalar temelinde yaklaşmadığını, son derece ihtiyatlı olduğunu çok iyi biliyorum. Bunu Küt toplumunun hepsi de bilmeli, öyle AKP’nin açıklamalarına kimse aldanmamalı, onlar seçim vesilesiyle oy kazanmak için propaganda yapıyorlar. AKP açıklamalarının hepsi seçim propagandasıdır. Yoksa öyle net bir ortam yok, son derece riskli, karmaşık bir ortamdayız, her türlü tehlike var, tehdit var. Biz son derece duyarlı olmak, hazırlıklı olmak, örgütlü olmak durumundayız.

'PKK SİLAH BIRAKMAZ NİYE BIRAKSIN?'

Bu hazırlıklardan bir tanesi de gerilladır. Gerillanın büyütülmesi, öz savunma güçlerinin geliştirilmesidir. Herkes buna hizmet etmeli, öz savunmasız özgürlük olmaz, öz savunmasız varlık olmaz, Kürdün varlığı ve özgürlüğünün öz savunmaya bağlı olduğu açıktır. Güvenliğini bir başkasına, hatta cellâdına bırakarak 'bir toplum kurdum' diyemez. O nedenle kimse Kürdü artık kandıramaz, kandırmamaya da çalışmamalı. Öyle Türkiye toplumunu yanlış bilgilendirme olmamalı.

“PKK silah bırakıyor!” PKK silah bırakmaz, niye bıraksın? Kürt silah bırakmaz. Türk Devleti silahsızlansın, öbür devletler silahsızlansın. Niye kendilerini o kadar silahlandırıyorlar? Sen silahsızlan üzerinde her şeye yapayım! Peki, bütün faşist güçler Kürde saldırıyorlar, kendilerini neyle savunacaklar, neyle koruyacaklar? O nedenle Türkiye toplumu yanlış bilgilendiriliyor Bunlar aslında günü kurtarmak, seçimde oy koparmak için söyleniyor. Böyle olursa bu süreç devam etmez, sürmez. Herkes bu gerçeği bilmeli." (ANF)

 

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Eskişehir Barosu özgürlükler için yürüdü

SONRAKİ HABER

Emekli-Sen: 1 milyon 100 bin emekli bin liranın altında maaş alıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa