17 Şubat 2015 04:57

Meclis komisyonu, Adana'da tarım işçilerini dinledi

AKP’den 10, CHP’den 4, MHP’den 2 ve HDP’den 1 milletvekilinin katılımıyla oluşturulan ve başkanlığını AKP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Kaçar’ın yaptığı komisyon, önceki gün Şanlıurfa ve Adana’da tarım işçileriyle ilk kez bir araya geldi.

Paylaş

Halil İMREK
Adana

En ilkel koşullarda yaşayıp, sabahın zifiri karanlığından akşamın geç saatlerine kadar çalıştırılıyorlar. Bu çalışmalarının karşılığında karınlarını bile zor doyuran mevsimlik tarım işçilerinin hiçbir güvencesi yok. Yetkililer tarafından sürekli görmezden gelinen tarım işçileri, adlarını ancak servis kazaları ve ölümlerle duyurabiliyor. En son Isparta Yalvaç’ta yaşanan trafik kazasında 18 tarım işçinin yaşamını kaybetmesinin ardından Mecliste araştırma komisyonu kuruldu. 
AKP’den 10, CHP’den 4, MHP’den 2 ve HDP’den 1 milletvekilinin katılımıyla oluşturulan ve başkanlığını AKP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Kaçar’ın yaptığı komisyon, önceki gün Şanlıurfa ve Adana’da tarım işçileriyle ilk kez bir araya geldi. Adana Valiliğinin ve Karataş İlçe Kaymakamlığının organizasyona el atması nedeniyle toplantı, işçilerin “Toplantı yaşadığımız çadırlarda yapılsın” talebine rağmen Kadıköy Sulama Birliği binasında gerçekleştirildi. Toplantıya Urfalı Arap ve Karagöçer bölgesinde çadırlarda kalan Kürt işçiler katıldı. 

BASINA KAPALI GERÇEKLEŞTİ
Tarım işçilerinin yanı sıra elçi, tarla sahibi, muhtar ve heyet üyelerinin yer aldığı toplantı basına kapalı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşmak isteyenlerin isimleri alındı ve sıra ile söz verildi. Toplam 12 kişi söz alıp konuştu. Aldığımız bilgiye göre ilk konuşan Tarım İşçisi Abdullah Çetin, Şırnak’tan göç ettiklerini Karagöçer köyünde yıllardır çadırlarda yaşam mücadelesi verdiklerini söyledi. Çadırlarda 1500’e yakın bir nüfusun yaşadığını söyleyen Çetin, “Bizler Tuzla Beldesi Karagöçer köyünde bulunan Devlet Su İşlerine ait sulama kanalı yanındaki çadırlarda ailelerimizle birlikte yaşamaktayız. Yaklaşık 20 yıl kadar önce Şırnak’taki köylerimizde yaşanan şiddet ve çatışma ortamından kaçarak buraya yerleşmek zorunda kaldık. Dilekçe vermediğimiz yer kalmadı. Kaymakamlık, valilik. Her tarafa gönderdik. Sorunlarımız çözülmedi. Çadırlardayız, su yok, elektrik yok, doğru dürüst tuvalet yok. Banyo, tuvalet talep ediyoruz. Vallahi de billahi de yaşamımız yaşam değil. Gelin yaşadığımız yeri görün vicdanınız rahat edecekse bir şey demiyoruz” dedi.

‘10 KİLOMETRE DAHA GELİP GÖRSEYDİNİZ’
Karagöçer köyünde tarlada yaşayan Tarım İşçisi Cemal Kara ise sorunun başka bir yanına dikkat çekti. Geçici işçi olmadıklarını kalıcı işçi olduklarını söyleyen Kara, 15-20 yıldırı kamıştan, çadırdan yaptıkları evlerin içinde yaşadıklarını söyledi. İkametgahlarının da olduğunu seçimde oy kullandıklarını belirten Kara “Ne su, ne elektrik var. Çok dilekçe verdik. Su istedik, su tuzlu dediler. Ortaklaşa 50 dönüm tarla aldık. Kamıştan kurtulalım istiyoruz, yangın çıkıyor, su giriyor, rüzgar uçuruyor. İstiyoruz ki kendi imkanlarımızla aldığımız tarlaya ev yapalım izin vermiyorlar. Devlet bir yer yapsın o da yok. Su için tarlaya kuyu açalım istiyoruz. İzin yok. Ankara’dan buraya 500 kilometre geldiniz keşke 10 kilometre daha gelseydiniz de yaşadığımız çadırları görseydiniz” diye konuştu.

OY DA KULLANAMIYORUZ
Tarım İşçisi Halit Tembel de Şırnak’tan göç etmiş. 16 yıldır Karagöçer de çadırda yaşıyor ailesi ile birlikte. Tarım işçilerinin bir yaşam güvencesi olmadığını anlattı. Yüzün üzerinde çadırın olduğunu, burada bine yakın insanın yaşadığını söyledi. 2011 yılında valilik ve belediyeye verilen bir fon ile tarım işçilerinin çadırlarının yanına bir alan yapıldığını tuvalet, banyo kurulduğunu ancak daha sonra tarla sahiplerinin burayı kapatarak tellerle çevirdiğini, kiminin de oraya karpuz ektiğini söyledi. İkametgahı olmayan tarım işçilerinin bulunduğunu hatırlatan Tembel, “Oy dahi kullanamıyoruz. İkametgah alamıyoruz ev numarası yok diye. Biz istemiyor muyuz başımızı sokacak bir ev olsun. 16 yıldır soğuk sıcak demeden çadırlarda yaşıyoruz” dedi.
Tarım işçisi olan Habib Demir de Şırnak’tan göç etmiş. Çadırda kalıyor. 13 nüfus kaldıklarını kadın erkek hepsinin bir lavabo ve tuvaleti kullandıklarını söyledi. Demir, çadırlarda elektrik sorunu, kışın yağmur, çamur sorunu, yangın sorunu yaşadıklarını belirtti.

DEVLET KALICI BİR YER YAPSIN
Konuşmacılardan Metin Torun üreticiydi. Çiftçi olarak tarım işçilerinin tarla kenarlarında çadırlarda yaşamasının kendileri içinde iyi olmadığını tarlalara istenmezse de zarar verildiğini söyledi. Tarım işçilerinin dere kenarında yaşadığı için drenaj temizliği olmadığını ve su taşkınlarının yaşandığını belirtti. Torun tarım işçileri için devletin hazine arazilerinden bir yer ayarlaması, konteyner, site gibi kalıcı yer yapmasını istedi. Çağırkanlı Muhtarı Şahin Müslihan, tarım işçilerinin Kadıköy ve Çağırkanlı köylerinde 1 ay kadar tarla işlerinin olduğunu kalan zamanda ise başka bölgelerde tarla işi yaptıklarını ama 12 ay boyunca bunca tarım işçisinin derdini iki köyün çektiğini söyledi. Muhtar Müslihan, “İşçilerin elektrik sorunları var su sorunları var. Bizim köy kaldırmıyor. Devlet tarım işçilerinin sorunlarına el atmalı ve kalıcı çözümler bulmalı” dedi.

HERKES İNSAN GİBİ YAŞAMALI
Kadıköy Muhtarı Talat Kadıköy, tarım araştırmanın 400-500 dönümlük arazisi olduğunu bunun 40-50 dönümünün tarım işçileri için tahsis edilebileceğini söyledi. Devletin tarım işçilerine bir yer göstermesini bunun alt yapısını, üst yapısını yapmasını isteyen Muhtar Kadıköy, “Herkes insan gibi yaşamalı. Kalıcı konutları olsa sorunlar sıkıntılar çözülür” dedi.
Üretici Neşet Özdemir, üreticilerin tarım işçilerine ihtiyacı olduğunu belirterek “44 lira yevmiye belirlendi. Bunun yüzde onunu elçiler kalanı işçiler alıyor. Tarım işçilerinin insan gibi koşullarda yaşaması lazım. Devletin bunu sağlaması gerekiyor” dedi.

SERVİS, YEMEK VE DERS ÇALIŞMA SORUNU VAR
Hem okuyan hem de tarım işçiliği yapan Lokman Gündüz, Çadırlarda yaşayan 100 kadar öğrenci olduğunu söyledi. Taşımalı eğitim yapıldığı için ulaşımın çoğu kez sorun haline geldiğini belirten Gündüz, araç kapasitesi yetmediği için her seferinde 5-10 öğrencinin okula gidemediğini hatırlattı. Düzenli ve yeterli servisin, öğrencilere yemeğin sağlanmasını istedi. Lokman, trafo taşıyamadığından çoğu kez elektriğin kesildiğini ve öğrencilerin akşamları ders çalışamadığını anlattı.  

TARIM İŞÇİLERİNİN YASASI YOK
Avukat Tugay Bek ise Meclisin yasama organı olduğunu ve tarım işçilerinin var olan sorunlarının yanı sıra bir yasa kapsamında olmadığına dikkat çekti. Yıllık izni, hafta sonu izni, emeklilik hakkı, çalışma saatleri, sigorta ve sendika gibi hiçbir yasal hakları bulunmuyor. Ezici çoğunluğu ise kayıt dışı. Çünkü tarım işçileri iş kanunu kapsamı içinde değil” dedi. Komisyon Başkanı Mahmut Kaçar, Avukat Tugay Bek’e söylediklerini yazılı olarak komisyona iletmesini istedi.
 

Reklam
ÖNCEKİ HABER

İşçiler yüksek sesle politika yapmalı

SONRAKİ HABER

Irak'ta hükümeti protesto eden halk yolları kapattı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...