16 Şubat 2015 13:20

Ekoloji Meclisi 2. Genel Kurulu yapıldı

Ekoloji Meclisi 2. Genel Kurulunu Mersin’de gerçekleştirdi. Ülkenin dört bir yanında ekoloji mücadelesi yürüten yaşam savunucuları nükleer santral karşıtı mitingi öncesinde sermayenin talan girişimlerine karşı bir arada durabilmenin ve ortak direniş yaratabilmenin yol ve yöntemlerini konuştu.

Paylaş

Ekoloji Meclisi 2. Genel Kurulunu Mersin’de gerçekleştirdi. Ülkenin dört bir yanında ekoloji mücadelesi yürüten yaşam savunucuları nükleer santral karşıtı mitingi öncesinde sermayenin talan girişimlerine karşı bir arada durabilmenin ve ortak direniş yaratabilmenin yol ve yöntemlerini konuştu.

EKOLOJİYİ SİYASETİN GÜNDEMİNE TAŞIMALIYIZ

Mersin Akdeniz Belediyesi toplantı salonunda gerçekleştirilen Genel Kurulun açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Beyza Üstün TMMOB’nin ve aylardır işlerine geri dönmek için direnen Mersin Büyükşehir Belediyesi işçilerinin mücadelesini selamlarken, vahşice öldürülen ve cenazesi aynı gün Mersin’den kaldırılan Özgecan Aslan şahsında kadına yönelik şiddeti de kınadıklarını belirtti. Üstün, Ekoloji Meclisinin kapitalist şirketler dışında her kesime açık olduğunu aktardı. Üstün, “Bir taraftan örgütlenirken diğer taraftan mücadeleyi siyasallaştırmayı, sorunun olduğu yere örgütlü müdahaleyi öreceğiz” diye konuştu.

Genel seçim sürecine girilen bir atmosferde Ekoloji Meclisinin Genel Kurulu da, bu yönde değerlendirmelerin bolca yapıldığı bir toplantı şeklinde geçti. “Meclisin kurulmasının ardından Türkiye siyasetini ekoloji gözlüğü ile yeniden değerlendirmesini daha iyi yaptık” diyen Ankara’dan Avukat Mehmet Horuş, AKP’nin kendi iktidarının devamı için ekolojik yıkıma yol açacak faaliyetleri arttıracağı uyarısında bulundu. Horuş, “Ekoloj Meclisi tüm siyasetin gündemine ekolojiyi taşımalı. Seçimlerde en az 15-20 tane aday çıkartmalıyız. Bu seçimi doğanın, ırmakların, havanın da geleceğine dönüştürebilmeliyiz” dedi.

ÜLKE ENERJİSİ SABIKALI ŞİRKETLERE TESLİM

Bursa DOĞADER Temsilcisi Yusuf Gürsucu, ülkedeki bütün sermaye gruplarının enerji yatırımlarına yöneldiğine dikkat çekerken, sermayeye para akıtabilmek için kamunun elindeki enerji santrallerinin yüzde 5 kapasite ile çalıştığını, özel sektörünkilerin ise yüzde 80’lere çıktığı bilgisini paylaştı. Avukat Eşber Yağmurdereli, Erzurum Tortum halkının HES’lere karşı verdiği mücadele deneyimini anlatırken, hükümete karşı dişe diş direnen köylülerin sandığa geldiğinde tercihlerini yine aynı partiler arasında yaptığını belirterek, bunu anlamaya ve buna göre bir çalışma yapmaya ihtiyaç olduğunu söyledi. Fatoş Osmanağaoğlu kentlerde ciddi bir talanın devam ettiğini belirterek, “Kent ormanlarımız yok ediliyor. Sularımız yok ediliyor. Kent yoksulları ve emekçiler planlı bir biçimde şehir dışına itiliyor. Tüm meydanlarımızı elimizden alarak bizi de mücadele alanlarımızdan koparmaya çalışıyorlar” dedi. Sinop Nükleer Karşıtı Platform (NKP) yürütmesinden Zeki Karataş hükümetin kendi ülkelerinde sabıkalı şirketlere ülkenin enerjisini teslim etmeye çalıştığını aktarırken, Yeşiller ve Sol Gelecek Eş Sözcüsü Sevil Turan nükleer santral projeleri ile birlikte yoğunlaşan uranyum madenciliğinin yaratacağı ekolojik sorunlara dikkat çekti. Mersin Halkevi Başkanı Şamil Işıkcevahir de, siyasetin ekolojiye nasıl katkı sağlayacağının yollarını tartışmayı önerirken, Erzincan İliç’teki altın madeninin yarattığı yıkımdan bahsetti.

YERELLERDEN MECLİSE

Toplantıya Kuzey Kıbrıs’tan katılan Fatih Bayraktar, Mersin’de yapılacak nükleer santralde Kıbrıs’ın risk altında olan yerlerden birisi olduğunu bilerek Türkiye’deki mücadeleyi sahiplendiklerini dile getirdi. Tarsus Boğazpınar köyündeki HES karşıtı mücadelenin başlangıcı ve gelişim süreci hakkında bilgi veren Ahmet Öztürk, köylülerdeki değişime dair örnekler verdi. Tüm Köy Sen Temsilcisi Sedat Başkavak, Meclisin ilk toplantısında da tespit edilen eksikliklerin konuşulması gerektiğini belirterek, “Mücadele eden bütün örgütleri bir araya getirmeye çalışıyoruz. Bu çıkış noktasında ısrar etmemiz lazım. Seçim sürecine de ekoloji meclisinin ortaya koyacağı ilkelerle girelim” dedi. Toplantıda EGEÇEP adına konuşan Özer Akdemir, ekoloji mücadelesi bir siyasi partinin etkisindeymiş, güdümündeymiş gibi görülmesinin darlaştırıcı bir etkisi olacağını belirterek, “Öncelikle yerellerdeki mücadelelerin güçlendirilmesi ana eksen olarak ele almalı ve bu mücadeleleri Ekoloji Meclisine güçlü bir şekilde taşımalıyız. Meclis Türkiye ekoloji mücadelesinin önemli bir odağı ise seçim sürecinde de ekolojist adayların Meclise girmesi için çalışmalıdır” dedi.

Konuşmaların ardından iletişim-basın kurulu, hukuk kurulu, bilgi üretimi ve yaygınlaştırma kurulu, kültür sanat komisyonu gibi alt komisyonlarını belirleyen Meclis, günün sonunda yeni yürütmede görev alacak kişilerin seçimi ile toplantısını tamamladı.

KATILAN BAZI KURUMLAR

Hatay Samandağ RES Karşıtı Mücadele Platformu, Bakırtepe Çevre Platformu, EGEÇEP, Halkevleri Mersin Şubesi, Boğazpınar HES Karşıtı Platformu, Çevre Mühendisleri Odası İstanbul ve İzmir Şubeleri, çeşitli üniversitelerden öğretim üyeleri, Mersin ve Ankara Barosundan hukukçular, Mersin ve Sinop NKP, Mezitli Kent Konseyi, Greenpeace, Baraka, Tüm Köy Sen, Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu, İHD, Tahtacılar Derneği, HDP, YSGP, SYKP, Mersin Eğitim Sen, HDK Ekoloji Komisyonu, Ekoloji Kolektifi. (Mersin/EVRENSEL)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Tecavüz, idam cezası olan ülkelerde de yaygın

SONRAKİ HABER

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı: Doğalgaz, olması gerekenden yüzde 59 daha ucuz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa