15 Şubat 2015 04:56

‘Mizah, mazlumların öç alma sanatıdır’

Çevre, demokrasi, emek gibi toplumsal kavramları karikatürize eden Mehmet Arslan, insanların ortak konularına değinerek yeni bir kişisel sergi açıyor.

Paylaş

Ezgi GÖRGÜ
İstanbul

Çevre, demokrasi, emek gibi toplumsal kavramları karikatürize eden Mehmet Arslan, insanların ortak konularına değinerek yeni bir kişisel sergi açıyor. ‘Memleketin Hali’ adını taşıyan sergide gündeme dair düşüncelerini çizgilere aktaran Arslan’la memleketin halini ve karikatür dünyasını konuştuk. Haliyle konu Charlie Hebdo’ya da gündemdeki ülke meselelerine de geldi. Mehmet Arslan, 2009 yılında katıldığı Ankara Pursaklar Karikatür Yarışması’nda birincilik kazanmıştı. Ancak serginin açılışı yaklaşık 1800 kişinin hayatını kaybettiği İsrail’in Filistin halkını bombardımanına denk gelmişti. Arslan “Türkiye’nin İsrail’in iş birlikçisi olması” sebebiyle ödülünü Kültür Bakanlığından almayacağını açıklamıştı. Bu protesto eyleminden dolayı Arslan’ın ödülü verilmedi. Sanatçı, “Bugün yine aynı hükümet var ve ben de onların gerçek yüzünü teşhir etmek için karikatür çizmeye devam ediyorum.” diyor. Arslan’ın  ‘Memleketin Hali’ne dair çizimleri, Levent Kültür Merkezinde 26 Şubat’a kadar görülebilir.

Çizdiğiniz karikatürleri nasıl bir anlayışla çiziyorsunuz?
Benim yaptığım karikatürlerdeki anlayış şöyle; yazısız, çizgiye dayalı çizilmiş, herkesin anlayabileceği şekilde çizilmiş karikatürler. Daha kalıcı, daha evrensel ve dünyanın neresinden bakılırsa bakılsın aynı anlamlara gelecek, insanlığın ortak sorunlarını dile getiren anlayışla çizilebilmiş çizgi türü.

Karikatür sergisiyle ilgili metni okuduğumuzda mizah mazlumların öç alma sanatıdır diyorsunuz. Bu öç alma hali nasıl olmalı?
Günceli yakalayan, çelişkileri ortaya koyan çok değerli sanatçılarımız var. Bunun nedeni ülkede böyle bir zemin oluşundan kaynaklı. Ülke son derece antidemokratik, yoksulluk içinde, hırsızlığın alabildiğine yoğun olduğu bir ülke ve dolayısıyla mizah da o kadar zengin ve güçlü aslında. Şöyle bir sorun var, mizahçılar yeterince örgütlü değil, toplu bir biçimde tepkileri ortaya koyamıyoruz. Ben mizahçı olarak tüm mizahçılardan çok daha örgütlü bir tepki geliştirmelerini, günlük değil sürekli bir yapıyla karşı koymak gerektiğini düşünüyorum ama bu çok eksik. Karikatürcüler Derneği var ancak gazetecilerin haberi bile yok, atıl vaziyette duruyor.

NİNNİLERİMİZLE MAHSUNİYİ DİNLEDİK

Sergi afişinde Aşık Mahsuni’den bahsettiniz, onun etkisini anlatabilir misiniz?
‘86’dan beri çiziyorum, biz anamızın ninnisinden önce Aşık Mahsuni’nin türkülerini dinledik, onun öğrettikleri, bizim politik yaşamımızda ve sanatımızda çok belirleyici oldu. O ve geleneksel olarak halk ozanlığı yapan, o dönemde çıkan bir sürü halk ozanından hicivleri dinledik, onlar bizim sanatımızın özü oldu, karikatüre geçmek böyle bir etkiyle söz konusu oldu. Karikatür başa dönersek aslında haklının haksızdan öç alma sanatı dedik ya, biraz ondan kaynaklı. Yoksulluğumuz bizi düşmanı bir şekilde alt etmeye, düşmanla dalga geçmeye hatta bir anlamda küfretmeye yöneltti. Mahsuni dışında etkilendiğimiz isimler Yılmaz Güney, Ruhi Su ve Nâzım Hikmet. Daha sonra da politik yaşam, ‘68’ler, ‘78’ler ve günümüz. 12 Eylül’ü öncesini ve sonrasını yaşamış olmak bizi karşı koyma, öç alma ve en yenik halde bile üstün olma gayreti bizi mizaha yöneltti.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Futbol bayramı: Beşiktaş-Bursaspor

SONRAKİ HABER

Uganda'daki sel ve heyelanlarda ölü sayısı 36'ya yükseldi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa