14 Şubat 2015 04:51

Deneyim olmadan hazırlanan rapor kuşkuludur

Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) çevre etki değerlendirme (ÇED) raporunu değerlendiren Türk Tabipleri Birliği (TTB) Halk Sağlığı Kolu, raporun hazırlık sürecinde yabancı uzmanların “Türkiye’nin Nükleer Güç Santrali ile ilgili mevcut bir ÇED deneyimi yok” uyarısında bulunduğuna dikkat çekti.

Paylaş

Tamer Arda ERŞİN
Ankara

Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) çevre etki değerlendirme (ÇED) raporunu değerlendiren Türk Tabipleri Birliği (TTB) Halk Sağlığı Kolu, raporun hazırlık sürecinde yabancı uzmanların “Türkiye’nin Nükleer Güç Santrali ile ilgili mevcut bir ÇED deneyimi yok” uyarısında bulunduğuna dikkat çekti. ÇED  raporuna ilişkin değerlendirme raporu hazırlayan TTB, Türkiye’de bu alanda bir deneyim yoksa ilgili firmanın hazırlamış olduğu ÇED Raporu’nun niteliği baştan kuşku doğurduğunu kaydetti.

Firma tarafından  santralle ilgili nihai raporun ÇED Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikten hemen sonra Aralık 2014’te yayımlamış olmasının da soru işaretlerini arttırdığına vurgu yapan TTB, raporu hazırlayan firmanın uluslararası standartların nasıl uygulanacağını açıklamadığını ifade etti.  

YABANCI UZMANLAR UYARDI

ÇED raporunu hazırlayan firmanın, raporun hazırlık sürecinde yabancı uzmanlardan da yararlandığını ve bu uzmanların “Türkiye’nin Nükleer Güç Santrali ile ilgili mevcut bir ÇED deneyimi yok” uyarısında bulunduğuna dikkat çeken TTB, ÇED raporu ve Türkiye’nin ÇED mevzuatında görünmeyen tehlikelerin gözden kaçırılabileceğini yabancı uzmanların bile dile getirdiğini ifade etti.
TTB, santralin yapımından vazgeçilerek, Türkiye’nin başka enerji kaynaklarına yönelmesini istedi.

Mersin’de kurulacak santral için halkın yeterince bilgilendirilmediği ve santralle ilgili görüşlerin demokratik bir biçimde alınmadığına da dikkat çeken TTB,  patlama halinde çevre halkının yanı sıra birçok kişinin etkileneceğini, ÇED raporunda etki alanının 90 kilometreyle  sınırlı tutulmasının yanlış olduğunu ise şu örnekle açıklıyor: “Çernobil ve Fukushima kazalarında etkilenme alanı bu denli küçük kalmadı ve kazalardan kaynaklı radyasyonlu bulut dünyayı iki kez dolaştı. Bulutlar rüzgar, yağmur ve akarsularla reaktörden 400 kilometre uzaktaki Belarus-Brest bölgesinde ve Türkiye’de sınırları içinde reaktörden 1000 kilometre uzaktaki Edirne, 1250 kilometre uzaktaki Hopa’da etkisini gösterdi.”

SADECE KANSER TEHDİDİ YOK

Akkuyu NGS ÇED raporunda radyasyonun sağlık üzerine etkileri ile ilgili aktarılan bilgilerde eksiklikler ve hataların bulunduğu tespitinde bulunan TBB, sağlığa etkide sadece kanser verileri kullanıldığını ancak santralin bağışıklık bozukluğu gibi hastalıklar, mide ülseri ve mide zarı atrofisi, tiroit, meme, kan yapıcı organ ve diğer organ kanser ve tümörleri, hipotroidi, düşük doğum ağırlıklı prematüre bebek doğumu sayısı, gençlik tipi diyabet dahil şeker hastalığı, verem gibi süreğen enfeksiyon ve bağışıklık bozukluğu hastalıklarına da yol açabileceği uyarısında bulunuyor.


RAPORDA EKSİK ÇOK....

Ayrıca Akkuyu NGS ÇED raporuna ilişkin TTB Değerlendirmesinde şu konulara dikkat çekiliyor:
* Askeri nükleer silahlar ve sivil nükleer enerji madalyonun iki yüzünü oluşturmaktadır. Santrale ilişkin kanıta ulaşmada yasakların bulunmasına ek olarak enerji üretiminin ekonomik boyutunun toplumsal maliyetlere devasa boyuta ulaştırmaktadır.
* Sahaya özgü topografik özelliklerin göz önüne alınarak bir acil durum eylem planlaması yapılması gerekirken ÇED Raporu’nda çerçevenin böyle bir anlayıştan uzak olduğu görülmektedir. Gerekli altyapı faaliyetlerinin yapılarak sorunların giderileceği belirtilmiş olmasına karşın bu altyapı faaliyetlerinin maliyet hesaplarına yansıtılıp yansıtılmadığı, ek olarak olası acil durumlarda gerek etki yayılım gerekse uyarı bölgelerinin belirlenmesinde kritik role sahip olan bir meteoroloji merkezi olup olmadığı anlaşılamamaktadır.
* Akkuyu NGS ÇED raporunun acil durum ve acil durum halinde yapılacaklar Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA) nükleer santraller için hazırlamış olduğu bir dokümandan Fundamental Safety Principles’ın önemle durduğu 10 temel güvenlik prensibi belirtiliyor. Prensiplerin santralde nasıl uygulanacağı anlatılmıyor ve kriterleri muğlak kalıyor. Dahası Akkuyu NGS ÇED raporunun güncel ve bilimsel yaklaşımlara sahip olmadığı görülüyor.
* Nükleer tesis kurulması aşamasında sağlık etkilerinin öngörülebilmesinde minimum etkinin dahi göz önüne alınması gerekirken hazırlanan ÇED raporunda bu dikkate alınmıyor.  Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA) 10 güvenlik prensibine uyulacağına söz verilmesine rağmen bireysel risklerin sınırlanması, yaşayan kişilerin ve gelecek nesil ve çevrenin korunması, kazaların önlenmesi, acil durumlarda ne tür hazırlıkların olduğu ve nasıl müdahale edileceği, risklerin azaltılması için ne tür önlemlerin alınacağı konusunda da bilgi bulunmuyor Santralin Mersin halkının su kaynaklarına etkisi konusunda kaynakların kirlenme riskine dair bir değerlendirme raporda yer almıyor.  
* Çevre Sağlığı mevzuatımızda yer alan gayrisıhhi müessese (GSM) açma izni incelemesi sırasında sağlık meslekleri üyelerince yapılan “sağlık etki değerlendirmesi”nin kullanılmadığı belirtilen TTB değerlendirmesinde ayrıca santralin 60 yıl kullanılacağını; atıl hale geldiğinde ise buradan çıkacak atıkların akıbetinin ne olacağının belli olmadığı, bu atıklardan doğacak hastalık ve kirlerin değerlendirilmediği ifade edildi.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

14 Şubat ‘dünyanın öyküsü’ne sesleniyor

SONRAKİ HABER

Urfa’da sağanak yağış hayatı felç etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa