12 Şubat 2015 13:05

Valilik, Koçyılmaz'ın kelepçelendikten sonra fenalaştığını doğruladı

Ankara'da eski haber kameramanı Yılmaz Koçyılmaz'ın trafik polisiyle yaşadığı sözlü tartışma sonrasında kelepçelenmesinin ardından kalp krizi geçirerek yaşamını yitirmesiyle ilgili Ankara Valiliği yazılı açıklama yaptı.

Paylaş

Ankara Valiliği, eski haber kameramanı Yılmaz Koçyılmaz'ın trafik polisiyle yaşadığı sözlü tartışma sonrasında kelepçelenmesinin ardından kalp krizi geçirerek yaşamını yitirmesiyle ilgili yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, "Ekip otosuna bindirildikten kısa bir süre sonra fenalaşan Yılmaz Koçyılmaz'ın kelepçesi çıkarılarak, o sırada olay yerinden geçmekte olan ambulansa nakledilmiş ve sağlık görevlileri tarafından müdahale edilmesine rağmen kurtarılamayarak vefat etmiştir. Cumhuriyet Savcısı nezaretinde yapılan ilk incelemede darp ve cebir izine rastlanmadığı belirtilmektedir. Konu ile ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldı" denildi.

BASIN KONSEYİ: İÇİŞLERİ BAKANLIĞI AÇIKLAMA YAPMALI
Basın Konseyi, Ankara'da trafik polisleri tarafından kelepçelendikten sonra fenalaşarak yaşamanı yitiren eski kameramanlardan Yılmaz Koçyılmaz'ın ölümüyle ilgili İçişleri Bakanlığı'nın bir açıklama yapmasını istedi. Yazılı olarak yapılan açıklamada şunlara değinildi; "Polisin yetkisini, insan haklarının üstünde bir konuma getiren iç güvenlik paketinin boyutları, Ankara'da trafik polisleri tarafından kelepçelenen kameraman Yılmaz Koçyılmaz'ın ölümüyle de su yüzüne çıkmıştır.Önümüzdeki süreçte, hayatımıza sokulması için yoğun çaba harcanan iç güvenlik paketinin, henüz TBMM’den geçmeden kullanılması, bir meslektaşımızın yaşamına mal olurken, kuşku ve korkularımızı bir daha arttırmıştır.Polislerin, öfke kontrolü eğitiminden geçirilmeden uyguladıkları kelepçe kullanma yetkisinin, halka korku saldığı ve sonucunda vahim sonuçlar doğurduğu açıkça görülmüşür.Henüz yasa TBMM’den geçmeden, Yılmaz Koçyılmaz’a hak etmediği halde kelepçe kullanılması, yasanın korkutucu boyutlarını da beraberinde getireceğinin kanıtı olmuştur.Vatandaş suç işlese bile, bu konuda eğitimli olmadığı anlaşılan polisin, yaratacağı sonuçları, nasıl göğüsleyebileceğimizi hep beraber düşünmeliyiz.

Elinde suç aleti yokken, ağzı bezle kapalı değilken, üstelik hastalığını da beyan eden eski bir meslektaşımızın, acımasızca maruz kaldığı bu tavırların, daha büyük olaylarda kaç yaşamı söndüreceğinden endişe ediyoruz.Yaşam hakkının hiçe sayılması, hiçbir gerekçenin önünde olamaz.İç güvenlik paketinin bu şekilde uygulanmasının, Türkiye'yi demokrasi standardının gerisine düşüreceğinden kuşku duymaktayız. Toplantı ve gösteri yürüyüşlerindeki olası terör eylemcilerini engelleme amacıyla hazırlandığı açıklanan, iç güvenlik paketiyle polisin orantısız gücünün; halkın, gazetecilerin korku, endişe ve kaygılarını büyütmektedir.Yasa paketinin aceleye getirilmeden bir daha görüşülmesi gerektiğine inanıyor, başka meslektaşlarımızı da bu uğurda kaybetmek istemiyoruz.Yılmaz Koçyılmaz’ın suçu neydi? İçişleri Bakanlığı’ndan bu ölüme yol açan nedenleri ve bu olayın davranışın terörle ilgili olup olmadığının ivedilikle açıklanmasını bekliyoruz.Koçyılmaz Ailesi’ne de basın camiası adına başsağlığı diliyoruz" (ANKARA)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Hatip Dicle: Müzakerelerin eşiğinde olduğumuz doğru

SONRAKİ HABER

İspanya Komünist Partisi (Marksist-Leninist) 9. kongresini topladı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa