‘Truva atlarını söküp atacağız’

‘Truva atlarını söküp atacağız’

Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’ndeki taşeron şirkette çalışırken hukuksuz bir biçimde işten atılan Sosyal-İş üyesi Sedat Yaylacı için bir dayanışma eylemi yapıldı.Sosyal-İş Sendikası’nın çağrısıyla Truva Atı önünde yapılan eyleme sendika üyesi işçiler, 18 Mart Üniversitesi öğre

Sosyal-İş Sendikası’nın çağrısıyla Truva Atı önünde yapılan eyleme sendika üyesi işçiler, 18 Mart Üniversitesi öğretim üyeleri ve öğrencileri, DİSK ve KESK’e bağlı sendikaların temsilcileri, TMMOB’a bağlı odalar, CHP, EMEP, İP, TKP, Halkevleri üye ve yöneticileri ile Bursa Uludağ Üniversitesi’nden Sosyal-İş üyesi işçiler katıldı.

“Taşeron kadrolu el ele, güvenli geleceğe” ve “Sedat Yaylacı derhal işe iade edilsin” yazılı pankartlar açarak kordonda yürüyüş yapan yaklaşık 100 kişi sık sık, “Sedat Yaylacı yalnız değildir”, “Sedat Yaylacı işe alınsın”, “Yaşasın sınıf dayanışması”, “İşçilerin birliği taşeronu yenecek”, “Taşeron gidecek, zulüm bitecek” ve “Zafer direnen emekçinin olacak” sloganlarını attı. Çevredekiler de yürüyüşe alkışlarla destek verdi.

‘TAŞERONLAŞTIRMA BİR TRUVA ATIDIR’

Yürüyüşün ardından Truva Atı önünde açıklama yapan Sosyal-İş Örgütlenme Dairesi Başkanı Hüseyin Kaşif, “Taşeron uygulaması, işçi sınıfının içine sokulmuş bir Truva atıdır. Taşeronlaştırma denilen bu Truva atının içinden, güvencesiz çalışma, düşük ücretler, ağır çalışma koşulları, keyfi uygulamalar, işçi haklarının ihlali, sendikasızlaştırma çıkmıştır” dedi. Kaşif, taşeronlaştırmanın sonuçlarının Çanakkale’de Sedat Yaylacı’nın işten çıkarılması ile bir kez daha görüldüğünü belirtti.

ÖNCE TAKDİR, SONRA İŞTEN ÇIKARMA

Yaylacı’nın üniversitede 6 yıldır çalıştığını anımsatan Kaşif, Yaylacı’nın kağıt üzerinde “temizlik işçisi” olsa da fiilen “demirbaş takip, kayıt ve kontrol” işi yaptığını söyledi. Yaylacı’nın üniversitede kullanılan “demirbaş takip sistemi” yazılımının hazırlanması ve geliştirilmesi için de çalışmalar yaptığını belirten Kaşif, Yaylacı’nın bu nedenle önceki Rektör tarafından takdir belgesine layık görüldüğünü hatırlattı.

Kaşif, “Ancak her ne hikmetse, üniversitede yönetim değişiminin ardından Sedat Yaylacı, 100 kilometre uzaktaki Yenice Meslek Yüksekokulu’na ‘temizlik işçisi’ olarak sürülmek istenmiştir. Sedat Yaylacı, bu sürgün, bu ceza niteliğindeki görevlendirmeyi kabul etmediği için taşeron tarafından işten çıkarılmıştır. Sedat Yaylacı’nın görevlendirilmesinden, işten çıkarılmasına kadar her aşamada karar veren merci üniversite yönetimidir. Taşeron şirket, yalnızca üniversite yönetimi ne dediyse onu yapmıştır” dedi.  

REKTÖRLÜĞE ÇAĞRI

Bu haksız ve hukuka aykırı işten çıkarmayı kabul etmelerinin mümkün olmadığını vurgulayan Kaşif, rektörlüğü görüşme çağrılarına yanıt vermeye ve bu haksız uygulamaya son vermeye çağırdı.

Sedat Yaylacı işe geri dönene kadar mücadeleyi sürdüreceklerini vurgulayan Kaşif, “Taşeronu her yerde yeneceğiz. Taşeronlaştırma başta olmak üzere işçi sınıfının içine sokulmuş bütün Truva Atlarını söküp atacağız. Kıdem tazminatının kaldırılması, bölgesel asgari ücret, özel istihdam büroları ve benzeri tüm yeni Truva atlarına geçit vermeyeceğiz. Herkes duysun. Emperyalizme geçit vermeyen Çanakkale’de, taşerona, sömürüye, haksızlığa geçit vermeyeceğiz” diye konuştu.

İMZA KAMPANYASI

CHP Çanakkale Milletvekili Ali Sarıbaş ise, Sedat Yaylacı’nın hukuka aykırı bir biçimde işten çıkarılmasının doğru olmadığını vurgulayarak, Üniversite Rektörlüğü’nü bu kararı geri almaya davet etti.

Açıklamaların ardından Truva atının önünde bir imza standı açılarak, imza kampanyası başlatıldı. Bir hafta sürecek olan imza kampanyasının ardından 29 Temmuz günü toplanan imzalar Üniversite Rektörlüğü’ne teslim edilerek, bir kez daha “Sedat Yaylacı işe iade edilsin” çağrısı yapılacak. (Çanakkale/EVRENSEL)

www.evrensel.net