11 Şubat 2015 04:59

Alevilik ‘tasavvufi bir yorum’muş

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Yrd. Dç. Dr. Halise Kader Zengin’in araştırmasına göre Hükümetin Aleviliğin “İslam’ın tasavvufi bir yorumu” olduğuna yönelik devlet algısı ders müfredatlarına da yansıdı.

Paylaş

Züleyha KARAER
Ankara

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Yrd. Dç. Dr. Halise Kader Zengin’in araştırmasına göre Hükümetin Aleviliğin “İslam’ın tasavvufi bir yorumu” olduğuna yönelik devlet algısı ders müfredatlarına da yansıdı. Zengin’in “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Öğretim Programlarında Devletin Alevilik Algısı” başlıklı çalışmasında “Aleviliğin yetişmekte olan nesle ‘Alevilik-Bektaşilik’ adı altında tasavvufi bir yorum olarak öğretilmesinin hedeflendiği ortaya çıkıyor. Bu tercihle Aleviliğin ehli sünnet içerisinde kabul edildiği, özellikle ehli sünnetin dışında farklı bir inanç, yorum ve hatta İslam dışı olduğuna dair düşüncelerin programlarda konu edilmemiş” deniliyor. Bu tespit AKP hükümetinin din öğretimi programında “Çoğulcu bir anlayışla Aleviliğe yer veriyoruz” söylemiyle çelişiyor.
Eğitimde din derslerinin ağırlığının giderek artmasına karşı Eğitim Sen üyesi öğretmenler laik, demokratik ve anadilinde eğitim talebiyle 13 Şubat günü greve çıkıyor. Öğrenciler de o gün dersleri boykot edecek. İlahiyatçı Halise Kader Zengin’in zorunlu din derslerini inceleyen çalışması, Alevi örgütleri ve eğitimcilerin bu derslere itirazlarında ne kadar haklı olduklarını ortaya koyuyor.

DERSİN YAPISI DEĞİŞMEDİ

Zengin’in çalışmasında 2005 ve 2010 yıllarında kabul edilen Ortaöğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Öğretim Programlarıyla, 2006 ve 2010 yıllarında onaylanan İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretim Programları karşılaştırmalı olarak inceleniyor. Araştırmada şu ifadeler yer aldı: “Öz Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Öğretim Programları son on yılda iki defa değiştirildi ve Alevilikle ilgili içerik geliştirilmesine rağmen, programların dinbilimsel ve eğitimsel yapılarında hiçbir değişme olmadı. 2005 ve 2006 öğretim programlarında oldukça az, fakat 2010 programlarında Aleviliğe daha çok yer verilirken, Aleviliğe yer verilen bağlam ve Alevilik anlayışı incelendiğinde ise Aleviliğin yetişmekte olan nesle ‘Alevilik-Bektaşilik’ adı altında tasavvufi bir yorum olarak öğretilmesinin hedeflendiği ortaya çıkıyor.”

ALEVİLİĞE SÜNNİ BAKIŞ AÇISI

Alevi vatandaşların hak arama mücadeleleri sonucunda devletin gözle görülür adımlar atmak zorunda kaldığına dikkat çekilen araştırmanın sonuç bölümünde “Zikredilen eleştiri ve talepler doğrultusunda din öğretimi programlarında değişiklikler yapılmış ancak yapılan bu değişikliklerin Sünni bakış açısıyla ele alındığı, programların yapısal ve temel yaklaşımlarının değişmeden konu, kazanım, açıklama vb. açıdan geliştirilmesi şeklinde olduğu ortaya çıkıyor” denildi.

Zengin’in çalışmasında programların hepsinin dinbilimsel yaklaşımı mezhepler üstü, dinler açılımlı olması sebebiyle Alevilikle ilgili ayrıca öğrenme alanı ve ünitelere yer verilmediği değerlendirmesi yapılıyor.

CEVAP BEKLEYEN SORULAR

İnceleme sonucunda din öğretimi programları yapılandırılırken şu sorulara henüz net cevap verilmediği ortaya çıkıyor: “Zorunlu din öğretimi kapsamında çoğulculuğun özelde Aleviliğin öğretim programlarına eşit, objektif ve eleştirel yansıması nasıl yapılacak? Din öğretimi programı yapılandırılırken ‘öteki’ ya da ‘farklılıklar’ dönüştürülmeden, eritilmeden, yok edilmeden, pedagojik bir çerçevede nasıl konu edilecek? Din öğretimi programlarının oluşturulmasında devletin, muhatap aldığı toplulukların kendi inançlarını açıklamaları ve tanımlamalarını sağlayan ve program oluşturma sürecinin her aşamasında paydaş kabul eden hangi yaklaşım ve yöntemler kullanılabilir?”

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

İşçinin sağlığı torbanın dibinde kaldı

SONRAKİ HABER

Sıfır Gelecek aktivistlerinden Taksim'de eylem: COP’a güvenme iklim için harekete geç

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa