10 Şubat 2015 04:54

Eşit ve özgür gelecek için mücadeleye...

Emek Gençliği, 7. konferans süreci başladı. Nisan ayına kadar devam edecek konferans sürecinin ana sloganı ‘Emperyalizme ve gericiliğe karşı eşit ve özgür bir gelecek için birleşelim’.

Paylaş

Eren YURT
İstanbul

Emek Gençliği, şubat ayı ile birlikte 7. konferans sürecini başlattı. Yaklaşık iki buçuk ayı kapsayan konferans süreci, 11-12 Nisan’da Ankara’da yapılacak merkez konferansla son bulacak. Birim, ilçe, il ve merkezi düzeyde yapılacak konferanslarda hem bir önceki konferanstan bu yana geçen 3 yılın değerlendirilmesi yapılacak hem de önümüzdeki sürece dair yeni kararlar alınacak. Konferanslarda aşağıdan yukarıya doğru demokratik bir şekilde yönetim organları yenilenecek. Konferansın sloganı ‘Emperyalizme ve gericiliğe karşı eşit ve özgür bir gelecek için birleşelim’. Emek Gençliği İstanbul İl Yöneticisi, İstanbul Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Deniz Tezel’le; konferans sürecini, gençliğin taleplerini, gençlik mücadelesinin ihtiyaçlarını ve Emek Gençliğinin çağrısını konuştuk. 

Emek Gençliği nasıl bir dönemde konferans örgütlüyor?
Gençliğin geleceği sermaye ve onun hükümeti AKP tarafından her geçen gün daha da belirsizleştiriliyor. İş, eğitim, eşit ve özgür bir gelecek talepleri karşılanmak bir yana her geçen gün yeni saldırılarla çözümsüzlüğe mahkum ediliyor gençlik. AKP Hükümeti çatışmasızlık sürecini kullanarak barış ve çözüm hükümeti olduğunu dile getirse de onun en belirgin özelliklerinden biri savaş hükümeti olmasıdır. Bütün Ortadoğu coğrafyasında Yeni Osmanlıcı hayaller peşinde koşan AKP Hükümeti; ırkçı, dinci ve mezhepçi savaş politikaları uyguluyor. El Kaide, el Nusra, IŞİD gibi terör örgütlerini ve çetelere yakın dururker tüm bölgede emperyalistlerin savaş piyonluğunu üstlenmiş, bu insanlık düşmanı terör örgütleri üzerinden Suriye’de egemenlik kurmaya çalışıyor. Ancak, Rojava halkının direnişi, AKP Hükümetini ve emper-yalistleri politikalarında değişikliğe zorladı.
Hükümet kendi politikalarının iflasını Türkiye halklarının üzerine yıkmaya çalışıyor, ülkeyi karanlık bir bataklığa sürüklüyor. Bu bataklığın içine en çok da gençliği çekmek istiyor. Bunun için de yoğun bir şekilde Türk milliyetçiliği ve Sünni Müslümanlık söylemleriyle gençliği sermaye düzenine ve gerici politikalarına yedeklemeye çalışıyor. Baskı ve şiddet politikaları darbe dönemlerini aratmayacak hale getiriliyor. Düşünce ve ifade özgürlüğü yok sayılıyor. Hükümetle aynı şeyi söylemeyen kim varsa baskı, ceza ve soruşturmalara maruz kalıyor. Gençliğin her taraftan sıkıştırılıp baskı altına alınmaya çalışıldığı bir dönemde bir konferans örgütlüyoruz.

KENDİ GİBİ OLMAYANA TAHAMMÜLÜ YOK
AKP Hükümeti gençliğe dönük pek çok söylem ve politika üretiyor, ‘Yeni Türkiye’de gençliğin yeri neresi?

Hükümet gençliği bilinmezciliğin, kaderciliğin kucağına atarak, manevi değerlerle teslim almaya; dinsel-milliyetçi söylemler üzerinden yedeklemeye çalışıyor. Yalnızca söylenene biat eden bir gençlik istiyor.
Yeni Türkiye’de gençlerin payına düşen daha kötü koşullarda, sigortasız, sendikasız çalışma; eğitim ve sağlık hakkından yoksun, belirsiz ve geleceksiz bir yaşam. Gençliğin örgütlenme özgürlüğü, siyaset yapma hakkı elinden alınırken; sendika ve sigorta hakkı için, emeğinin, alın terinin karşılığını almak için mücadele eden, parasız, bilimsel, demokratik, laik ve ana dilinde eğitim isteyen binlerce genç sindirilmek isteniyor. Her hakkını arayan ‘terörist’ ilan ediliyor. Muhalifsen, gençsen göz açtırmamaya kararlılar. Yaşına, işlendiği iddia edilen suçun niteliğine bakmadan tutuklamalar yapılıyor, soruşturmalar açılıyor, toplu gözaltılar yapılıyor; özel güvenlik, polis, yargı baskısı bir kabus gibi çöküyor gençlerin üstüne.

KENDİ MÜCADELE ÖRGÜTLERİMİZİ KURMALIYIZ
6. konferansınızdan bu yana geçen üç yıl, ülke ve dünya gündemi açısından oldukça hareketli bir dönemdi. Haziran halk direnişi, Soma ve Berkin Elvan anmaları, Rojava, Ortadoğu, üniversite eylemleri… Gençlik ne istiyor? Emek Gençliğinin gençliğe çağrısı nedir?

Bu süreç her milliyetten işçi, işsiz, liseli ve üniversiteli gençliğin önemli bir kesiminin mücadeleye katılımı açısından yeni bir dönem oldu. Özellikle öğrenci gençliğin eylemleri olabildiğince yaygınlaştı. Çeşitli eylem ve protestolarla yüz binlerce genç hükümetin politikalarına, yaşam tarzlarına müdahaleye, işsizliğe ve geleceksizliğe karşı tepkilerini yükseltti. Çeşitli dönemlerde mücadelenin alçalış ve yükselişine bağlı olarak değişik örgüt biçimleri gündeme gelse de; gençliğin ana gövdesini oluşturan, gençlik hareketinin merkezi, kitlesel ve kalıcı bir mücadele örgütüne olan ihtiyaç arttı. Bu nedenle gençliği liselerde, atölyelerde, üniversitelerde, mahallelerde kısaca yaşadığı her alanda kendi demokratik talepleri etrafında birleştiği, sesini yükselttiği, kendi mücadele örgütlerini kurmaya çağırıyoruz.

Umudun ve geleceğin bir parçası olmak için işçi, işsiz, öğrenci, köylü bütün gençliği barış içinde eşit ve özgür koşulların yaşandığı bir gelecek için birleşmeye ve Emek Gençliği saflarında örgütlenmeye çağırıyoruz.

EŞİT VE ÖZGÜR BİR GELECEK İÇİN MÜCADELE

Türkİye yeni bir seçim dönemine giriyor. Bu seçim dönemi gençlik açısından ne anlam ifade ediyor? Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bugünlerde vereceğimiz karar geleceğimiz açısından bir dönemeç olacaktır. Bizler; gelecek umutları rant, soygun ve sömürü sisteminin çarkları arasında ezilen; yolsuzluk, eşitsizlik ve şifre skandallarıyla geleceği çalınan; ‘Her üniversite mezunu iş bulacak diye bir kaide yok’ denilerek işsizliğe mahkum edilen; organize sanayi bölgelerinde ucuz iş gücü olarak sendikasız, sigortasız, karın tokluğuna çalıştırılan; çözümsüz bırakılan sorunlar nedeniyle acımasızca savaşlara yollanan, ölmeye ve öldürmeye zorlanan Türkiye gençliğiyiz. Ve sayamayacağımız pek çok şey daha var.
Peki, bizler ne yapmalıyız? Sistem partilerinin kutuplaştıran ve ayrıştıran politikaları etrafında bu iki kutuptan birini kafamızdaki soru işaretlerine rağmen umut olarak görmemeliyiz. Eşit ve özgür bir gelecek için kaderimizi sermaye partilerinin insafına bırakmamalı, kendi taleplerimiz için birleşik bir mücadeleyi bulunduğumuz her alanda örmeliyiz.

ÖRGÜTLENME ÇAĞRISI
7. konferansın çağrısı  nedir?

Biz gençliğin mahallerde, işyerlerinde, lise ve üniversitelerde el ele verdiğinde, sorunlarını ve geleceğini birlikte tartışıp paylaştığında, kendi kaderini eline alacağını biliyoruz. Bizim, taleplerimiz etrafında birleşmeye, bulunduğumuz her alanda yan yana gelmeye, dayanışmaya ve birlikte hareket etmeye ihtiyacımız var. Geleceğimizi çalan bu sistemle hesaplaşmaya ihtiyacımız var. Bizler çaresiz değiliz. Umudun ve geleceğin bir parçası olmak için işçi, işsiz, öğrenci, köylü bütün gençliği barış içinde eşit ve özgür koşulların yaşandığı bir gelecek için birleşmeye ve Emek Gençliği saflarında örgütlenmeye çağırıyoruz.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Katiller 2 yıldır serbest

SONRAKİ HABER

Cumhuriyet ve BirGün çalışanı gazetecilere Berkin Elvan haberi dolayısıyla dava

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa