09 Şubat 2015 16:07

Sınırları aşan bu dayanışmayı büyütelim!

Bir söz vardır “Ateş düştüğü yeri yakar” diye… Evet, öyledir . Ancak ateşin düştüğü yeri yakmasını da bekleyemez insan vicdanı. O acıyı paylaşmaya koşmak vardır insanın fıtratında.

Paylaş


Fidan DEMİR
Dersim Yenigün Kadın Dayanışma Derneği Başkanı
 Biz Dersim kadınları da gücümüzce onu yapmaya çalıştık. Çünkü biz acılara yabancı değiliz, yakın tarihimizde yaşadık benzer acıları. Dersim katliamları belleğimizdeki yerini bütün sıcaklığıyla koruyor. Yakın tarihte, dile kolay tam 24 yıl OHAL yaşattılar bize, açlıkla terbiye etmek istediler, köylerimizi boşalttılar, işkence ettiler, faili meçhule götürdüler… Daha neler anlatalım ki… Bizler o zulüm dolu günleri direnişle, mücadeleyle püskürterek bu günlere geldik. Bugün benzer bir direniş Kobanê’de oluyor, aslında yanı başımızda!
“Bütün bu zulümleri nedeni neydi acaba” diye soran olabilir elbet. Bugün Kobanê’ye yapılan vahşetin nedeni neyse, Dersim’e yapılanın nedeni de odur. Bu konuyla ilgili Dersim raporlarına bakan herkes bunu rahatlıkla görecektir. Bunun içindir ki Kobanê için gecemiz gece, gündüzümüz gündüz değil. Bir yanı bin yıllık zulüm ve yok sayma diğer bir yanı insanlık dramı! Emperyalistler, IŞİD’li katil sürüleriyle sürdürdükleri bu savaş ile Kobanêli Kürdün üzerinden dünya halklarına gözdağı vermek istediler, istiyorlar. Savaşın en ağır bedellerini vermiş, ömrü kayıplarla ve mücadele ile geçmiş biz Kürdistan kadınları, yıllarca yaşadığımız zulmün nedeni olmuş emperyalistlere ve işbirlikçilerine karşı mücadelemizi büyütüyoruz. Üstelik bu defa bu mücadelemiz ve dayanışmamız sınırları aşıyor. 
Biz kadınlar her zamanki gibi savaşa karşı bir mücadele ağı örüyoruz. Mücadelemizin adı bu sefer “Kız Kardeşlik Köprüsü”. Kız kardeşlerimiz için alanlara çıkıyoruz, var gücümüzle bu dayanışmayı haykırıyoruz. Kapı kapı dolaşıp Ortadoğu’da süren savaşı anlatıyoruz, yardım topluyoruz, ama en güzeli toplamakla kalmıyoruz, onlar için üretiyoruz. Ellerimiz ile ördüğümüz atkı, bere ve hırkaların kız kardeşlerimizi ve çocuklarımızı sıcak tutacağına inanıyoruz. Yani biz bu köprünün tuğlalarını kendi ellerimizle koyup, kendi ellerimiz ile harcını yapıyoruz. Ve daha güzeli bunu yalnızca Dersim’de değil, Kürdistan’da değil Türkiye’nin dört bir yanından yapıyoruz. Savaştan bu yana kâh Suruç’ta sınırda nöbette, kâh Türkiye’nin dört bir yanında sokaklarda eylemde ve kâh kapı, kapı dolaşarak yaşanan vahşeti ve verilen insanlık mücadelesini anlatıyoruz. Çünkü bizler biliyoruz, bu kirli savaşı bizim temiz ellerimiz yok edecek. Bizler Yenigün Kadın Dayanışma Derneği üyesi kadınlar olarak bu dayanışmanın Dersim ayağını örmeye devam edeceğiz. Başta buradaki kız kardeşlerimize sonra tüm Türkiyeli kadınlara çağrımızdır: Gelin sınırları aşan bu dayanışmayı büyütelim.

 

ÖNCEKİ HABER

Katlamalı harca tepki

SONRAKİ HABER

İzmir Karşıyaka Belediyesi, insan hakları için hak merkezini açtı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa