330 haftadır adalet arıyorlar

330 haftadır adalet arıyorlar

Cumartesi Anneleri'nin faili meçhul cinayetlere kurban giden ya da kaybedilen yakınlarının akıbetinin öğrenilmesi ve faillerinden hesap sorulması için Galatasaray Meydanı'nda sürdürdüğü adalet arayışları, 330. Haftasını da geride bıraktı. Galatasaray Meydanı'nda uzun yıllardır sürdürdükleri adalet arayışların


Her hafta bir kayıp hikâyesini paylaşan kayıp yakınları, bu hafta da 20 Temmuz 1992 tarihinde İstanbul'da gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Hasan Gülünay'ın akıbetini sordu. Konuya ilişkin Oyuncu Nur Sürer tarafından yapılan açıklama öncesinde Gülünay'ın yakını Zeki Egi, kısa bir konuşma yaptı. Gülünay'ın "Kendisini halkına adamış olan bir devrimci" olduğunu dile getiren Egi, devletin bu nedenle de onu kaybettiğini söyledi. Egi, "Devlet, kendisine muhalif olan herkesi kaybetmek ve katletmektedir. Bu faşist anlayış halen de devam etmektedir" dedi.

Egi'nin ardında kayıp yakınları Dersim'de 1997'de arkadaşları ile birlikte katledilen ve Çemişgezek'te bir toplu mezarda olduğu bilgisine ulaşılan Ali Yıldız'ın bulunduğu toplu mezarın açılması için yine Dersim'de 43 gündür açlık grevinde bulunan Yıldız'ın ağabeyi Hüsnü Yıldız'a da selam gönderdi.

'SORUMLU DEVLET VE DEVLETTE DEVAMLILIĞI SAĞLAYAN HÜKÜMET'

Ardında da Nur Sürer, haftanın basın açıklamasını okudu. 330 haftadır gözaltında kaybedilen insanların nerede olduklarını sorduklarını, faillerinin kimler olduğunun açıklanarak yargılanmasını istediklerini ifade eden Sürer, "Sorumluluğu alenen ortada olan devlet ve devlette devamlılığı sağlayan hükümet, gerçekleri ortaya çıkarmayıp, bu ağır insanlık suçuyla yüzleşmedikçe, tüm kayıplarımızın faili olmaya devam edecektir" dedi. Bu kayıplar arasında yer alan Hasan Gülünay'ın 19 yıl önce İstanbul Tarabya'daki evinden Sirkeci'ye gitmek üzere çıktıktan sonra gözaltına alındığını belirten Sürer, o günden bu yana Gülünay'dan haber alınamadığını kaydetti. Sürer, Gülünay'la ilgili ellerinde bulunan tek bilginin gözaltına alındıktan sonra götürüldüğü Gayrettepe Terörle Mücadele Şubesi'nde işkenceli sorgulardan geçirilirken, "Ben Hasan Gülünay, beni kaybetmeye çalışıyorlar" şeklindeki çığlığına, aynı saatlerde gözaltında olan Erol Şam'ın tanıklık etmesi olduğunu söyledi. Şam'ın tanıklığını açıklamasının ardından "ölümle tehdit" edildiğini ifade eden Sürer, "Susurluk'ta deşifre olan kont-gerilla yapılanması içinde yer alan dönemin Emniyet Müdür Yardımcısı Hüseyin Kocadağ, kendisini telefonla arayan dönemin Çalışma Bakanı Mehmet Moğoltoy'a 'yaralarının iyileşmesi için beklediklerini, sonra savcılığa çıkarılacağını' aktardı. Gülünay, hiçbir zaman savcılığa çıkarılmadı ve çocuklarının yanına hiçbir zaman gidemedi. Kendisinden bir daha haber alınamadı" dedi.

4 ÇOCUĞU GALATASARAY'DA BÜYÜDÜ

Sürer, eşinin akıbeti için çalmadık kapı bırakmayan Birsen Gülünay'ın 4 çocuğunun Galatasaray Meydanı'nda büyüdüğüne işaret etti. Gülünay'ın gözaltında kaybedildiği dönemde Başbakan'ın Süleyman Demirel, İçişleri Bakanı'nın İsmet Sezgin, Emniyet Genel Müdürü'nün Yılmaz Ergün, İstanbul Emniyet Müdürü ve valisinin ise Necdet Menzir ve Hayri Kozakçıloğlu olduğunu vurgulayan Sürer, Gülanay'ın kaybedilmesinden sorumlu olan bu isimlerin yargılanmasını istediklerini belirtti.

Yapılan açıklamanın ardından Cumartesi Anneleri, sessiz protestoda bulunmalarının ardından bu haftaki eylemlerine son verdi. (İstanbul/DİHA)

www.evrensel.net