09 Şubat 2015 13:32

Kefenin beyazına, çemberin beyazıyla direniyorlar!

“Termik santrali istemiyoruz çünkü yaşamak istiyoruz. Kansere bağlı ölümlerden Karadeniz’in hali içler acısı. Dumansız hava sahası diyorlar, sigara içmeyi yasaklıyorlar. Santralin dumanını ne yapacaklar, bize mi içirecekler?”

Paylaş

Ezgi KAYA 

“Beyaz Çemberliler!
Kimler mi Beyaz Çemberliler?
Beyaz kefene karşı beyaz çember takıyoruz, kömürün karasını çemberimizin beyazıyla örtüyoruz diyen Termeli kadınlar!”

Samsun’un Terme ilçesinin Akçay köyüne doğalgaz kombine çevrim santrali kurulmuş birkaç yıl önce. Şimdilerde ise Terme’de iki ayrı termik santral projesi gündeme gelmiş. Biri yine Akçay’da, diğeri de Sivaslı köyünde. Var olan santralin zararlarını yaşamaya başladıklarından beri mücadeleye girişmede daha hızlı davrandıklarını söylüyor köylüler. İşte bu köylerdeki mücadeleyi birleştirmek için kurulmuş Terme Çevre Platformu (TER-ÇEP). Asıl güçlerini ise “Beyaz Çemberli” kadınlardan alıyorlar. Biz de Beyaz Çemberli kadınlarla tanışmak için Terme’ye bağlı Sivaslı köyüne gittik ve koyu bir sohbete daldık. İşte sohbetimiz...
 

‘ÇOCUĞUM, TORUNUM İÇİN ROMA’YI DA YAKARIM’
Artık neredeyse göremediğimiz temiz kumsalı ve deniziyle 64 yaşındaki Rabia teyzenin deyimiyle Sivaslı köyü adeta “cennetten bir köşe”. 40-50 çeşit kuşun uğradığı söylenen bir kuş cenneti aynı zamanda. Beyhan Abla’nın sözleri ise Rabia teyzenin benzetmesini destekler nitelikte; “İlçe merkezinde yaşıyordum aslında. Ama köyümüz daha güzel, deniziyle, doğasıyla daha yaşanılabilir diye köye taşındım. Akçay’daki santralden denizin suyu ısınmış, kirlenmiş. Korkarım bizimki de öyle olacak.” 
Termik santral kurulmasını neden istemediklerini sorduğumuz kadınların yanıtı çok net: “İstemiyoruz çünkü yaşamak istiyoruz. Kansere bağlı ölümlerden Karadeniz’in hali içler acısı.” Meryem, “Dumansız hava sahası diyorlar, sigara içmeyi yasaklıyorlar. Santralin dumanını ne yapacaklar, bize mi içirecekler?” diye dile getiriyor öfkesini. Köyün genciyle yaşlısıyla tüm kadınlarının Beyaz Çemberli olduğunu görüyoruz. Çember diyorlar onlar başörtülerinin adına. 80 yaşındaki Hasibe teyze “Çocuklarım, torunlarım için gerekirse Roma’yı da yakarım.” diyerek hem güldürüyor hem de “Sivaslı’ya Termik Giremez” e daha bir inandırıyor bizi. Hasibe teyzenin yanı başında ise santralin dumanlarıyla yaşamının daha da zorlaşacağını düşünen astım hastası İnci de omzuna atmış beyaz çemberini.
 

‘EVİMİZİ, KÖYÜMÜZÜ BIRAKIP GİTMEYİZ’
Başlıca geçim kaynağı tarım Sivaslı köyünde. Santralin etkisiyle ürünlerinin zarar göreceği kaygısı da var kadınlarda. “Bizim buralarda fındık, çeltik, karalahana olur. Bu halimizle bile geçinemezken ürünlerimiz olmadan ne yapalım, açlıktan ölelim mi?” diye soruyorlar. “Akçay’daki santralin etkileri buraya geldi bile. Bu sene ürünlerimiz çok az, olanı da sağlıklı değil. Karalahana yaprakları delik delik. Böyle bir şey daha önce hiç görmemiştik.” diyen Emine’nin sözleri kaygıların boşa olmadığını gösteriyor bize. Bu arada “Buradan göçüp gidin demesinler, boşuna! Evimizi, toprağımızı, köyümüzü bırakıp hiçbir yere gitmeyiz” diye araya giriyor Elvan. Anlıyoruz ki Beyaz Çemberliler bu süreçte nelerle karşılaşabileceklerini çoktan öğrenmişler. 
 

ŞİMDİ TÜM KARADENİZ’E ANLATMA ZAMANI!
Termik santralin zararlarını başlarda çok bilmiyormuş kadınlar. Santral kurulan diğer şehirleri izlemişler toplantılarda. Akçay’daki kadınlarla buluşmuş, bizzat onlardan dinlemişler yaşadıklarını. Genç bir şehir plancısı olan Yonca’dan öğreniyoruz, tüm bu çalışmaların platform aracılığıyla olduğunu. Santralin sadece Sivaslı köyüne değil, kurulduğu yerin en az 15 km çevresini, rüzgârlarla daha da geniş alanları etkileyerek çevre il ve ilçeleri etkileyebileceğini de ondan öğreniyoruz. TER-ÇEP’i çok önemsiyor Yonca. “Mücadeleyi birleştirmek, Karadeniz’deki diğer çevre platformlarıyla buluşmak gerek” diye düşünüyor ve ekliyor da; “Şimdi tüm Terme’ye, Samsun’a, Karadeniz’e anlatma zamanı. Herkes elini taşın altına koymalı. Hava+Toprak+Su=YAŞAM’dır. Santral bu bileşenlerin hepsini etkileyerek yaşamımızı yok edecek.”
Beyaz Çemberliler ’in birbirlerinden çok şey öğrendiklerini de anlıyoruz tüm bu cümlelerle. Sohbetimiz bitip yanlarından ayrılırken biz de atıyoruz omzumuza bir beyaz çember!

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

HSBC İsviçre'de Türkiye ile ilişkili 3105 gizli hesap var

SONRAKİ HABER

1938 Dersim Katliamı'nın tanığı Dengbêj Silo Qiz hayatını kaybetti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa