07 Şubat 2015 16:39

Davutoğlu'dan Hakan Fidan yorumu

Başbakan Ahmet Davutoğlu Sakarya Valiliğini ziyareti sırasında gazetecilerin sorularını cevaplandırırken, MİT Müşteşarı Hakan Fidan'ın milletvekili adayı olmak için istifasıyla ilgili konuştu.

Paylaş

Başbakan Ahmet Davutoğlu Sakarya Valiliğini ziyareti sırasında gazetecilerin sorularını cevaplandırırken, MİT Müşteşarı Hakan Fidan'ın milletvekili adayı olmak için istifasıyla ilgili şunları söyledi: 'Hakan Bey devletimize ciddi çalışmalar yapıyor. Değerli görevler üstlenmiş görevini de yerine getirmişti. 7 Şubat olması tevafuktur. 7 Şubat'ta Hakan beyle çözüm sürecinde, operasyonda, Hakan bey değil, hükümetimize ve Cumhurbaşkanımıza yapılan bir operasyondu. Sayın Cumhurbaşkanımızın gerekli tutumu, bu operasyonu bozdu. Devletimizin ulusal çıkarlarına dönük alçakça yapılan operasyondu." (DHA)


DAVUTOĞLU: KILIÇDAROĞLU DİYET ÖDÜYOR

Başbakan Ahmet Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'yu 'parelel yapı' ile birlikte hareket etmekle suçlayarak, "Amerika'daki zatın yazdığı metinleri okuyan, Amerika'dan emir alan Kılıçdaroğlu'ndan ulusalcı olur mu? Kılıçdaoğlu'na buradan sesleniyorum. Sen artık kendi genel başkanına, bu çetenin kurduğu kumpas üzerinden genel başkanlığa geldin. Anlaşılan şimdi bunun diyetini ödüyorsun" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, uçakla İzmit'teki Cengiz Topel Havaalanı'na geldikten sonra, Adapazarı'na şiddetli lodos nedeniyle helikopterle değil, karayoluyla gitti. AKP Sakara il kongresine katılan Davutoğlu'na, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllice eşlik etti.

Başbakan Davutoğlu konuşmasına, Necip Fazıl Kısakürek’in 'Sakarya' şiirinden bir bölüm okuduktan sonra başladı. 28 Şubat süreci ile 17 Ağustos Marmara depremini anlatan Davutoğlu "O günlerden bugünlere hiçbir vatandaşının düşüncesi, inancı, siyasi görüşü dolayısıyla tahkir edilemediği, aziz olduğu, garip muamelesi görmediği yeni Türkiye'ye geldik hamdolsun. Bizim iktidarımızda bütün bu ayrımcılıklara son verildi. Bizim iktidarımızda başı örtülü ve başı açık kardeşlerimiz Meclise el ele girdiler. Ülke her zamankinden daha birleşik, daha bütün" dedi.

AKP kadrolarının 13 yıl içinde 28 Şubat'ın ortaya çıkardığı siyasi depremle hesaplaşarak bu günlere geldiğini iddia eden Davutoğlu, "O siyasi depremle cumhuriyete darbe vurmak isteyenleri, demokrasiyle taşlayarak bugünlere geldik. İnşallah bu millet bir daha parya muamelesi yaşamayacak" diye konuştu.

Başbakan Davutoğlu şöyle devam etti:

'Ama devlet öylesine acizdi ki, Başbakan Sakarya'ya ulaşamıyordu. Şimdi biz geldikten sonra Sakarya'nın yeniden inşasına ve Sakarya'yı bütün Türkiye'nin kavşak şehri, harman şehri olması için her türlü hizmet ile donattık. Van'da da deprem oldu. Deprem olduğu gün bakanların yarısı neredeyse oraya indi. Hepimiz oradaydık. Bir yıl içinde yaklaşık 20 bin konut inşa ettik orada. İşte Türkiye'nin değişen çehresi bu. Nasıl depremlerden sonra şehirler inşa ediliyorsa, biz de 28 Şubat depreminden sonra 2001 ekonomik depreminden sonra Türkiye'yi yeniden inşa ettik. Kolonları sağlamlaştırdık."

ŞAH- MAT YAPACAĞIZ

Davutoğlu "Dünya, 28 Şubat'tan çıkan ülkemizin yükselişini konuşunca ihanet şebekeleri yeni oyunlar kurmaya başladı" diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu aşk ile yola çıkarken 28 Şubat sonrasında Sakarya depremi gibi bir deprem de ekonomide yaşandı. 2001 krizi ile bu kez tüm Türkiye parya muamelesi gördü dünyada. Öyle bir hal aldı ki esnaflar kasalarını kırdı, çiftçilerin bereketi kalmadı, herkes yurt dışına gitmeye çalışıyordu. Biz o günlerden bu ülkeyi alarak bugün IMF'ye borç veren ülke haline geldik. İşte 12 yıldır bu millet ayakta. 12 yıldır, onlarca yıl parya muamelesine tabi tutulmuş millet ayağa kalktı. Ak Parti kadrolarıyla bu ülkeyi yeniden inşa etmeye başladık. 2001'de böyle zayıf bir ülkeden, dünyada parya muamelesi gören bir ülkeden, 2023'te küresel bir güç olmaya ilerleyen bir ülke haline getirdik. Bugün 7 Şubat, 7 Haziran'a gidiyoruz inşallah. Şah da diyeceğiz, mat da diyeceğiz inşallah."

TUZAKLARLA UĞRAŞIRKEN ÜLKEYİ YENİDEN İNŞA ETTİK

Davutoğlu, "Dünyanın her yerinde Türkiye'nin yükselişinden bahsedilmeye başlandı. O zaman bu ihanet çeteleri yeni oyunlar kurmaya başladılar" diyerek sürdürdüğü konuşmasında, "Ama bu satranç değil. Satranç zeka gerektirir. Bunlar hileye, tuzaklara başvurdular" dedi. Davutoğlu kmonuşmasına şöyle devam etti:

"Bunlar satrancı düzgün oynasalardı, biz satranç oynamasını da biliriz. Ama bunlar tuzaklar kurdular. Son 13 yılın tarihini iyi bilmelisiniz ki bundan sonrasına hazır olabilesiniz. Önce kurucu Genel Başkanımızı siyasetin dışında tutarak engellemeye çalıştılar, başaramadılar. 2003'te demokrasiyi tekrar ihya ederek halkın desteğini almış olan liderimizi Başbakan yaptık. Sonra 2004'te 'genç subaylar rahatsız' diye o kolonları sarsmaya çalıştılar. 2006'da adından başka hiçbir şeyi cumhurlu olmayan cumhuriyet yürüyüşleriyle sarsmaya çalıştılar. 2007'de bu kez 367 safsatasını çıkarıp e-muhtıra ile AK Parti'nin Cumhurbaşkanı seçmesini engellemeye çalıştılar. Biz yolumuzda yürümeye devam ettik. Çünkü daha milletin binasının inşa edilecek çok kolonları vardı. 2008'de partimize kapatma davası açtılar. Zannettiler ki biz daha öncekiler gibi yılıp geri çekileceğiz. Biz bir taraftan bu tuzaklarla uğraşırken, bir taraftan da ülkeyi yeniden inşa çabasına girdik. Şeytan taşlarken tavaf da ettik hamdolsun. Sonra 2012 yılında baktılar ki AK Parti binası,Türkiye Cumhuriyeti sarsılmıyor. Provokasyonlarla, Gezi'yle, 17-25 Aralık operasyonlarıyla milleti sokağa dökmeye çalıştılar. Zannettiler ki biz geri çekileceğiz. Ama başarılı olamadılar."

PROVOKASYON YAPTILAR

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bütün bunlar başarısız olunca bu Pensilvanya ve onun Türkiye'deki işbirlikçileri 30 Mart'ta Ak Parti karşısındaki partilerle her yerde koalisyonlar yaptılar ama bir başarı elde edemediler" diyerek şöyle dedi:

"Cumhurbaşkanlığı seçiminde Başbakanımızın karşısına çatı aday çıkardılar. Hep beraber 13-14 parti arkasında da Pensilvanya. Ama Sayın Başbakanımızın, AK Parti'nin kurucu genel başkanının cumhurbaşkanı olmasını engelleyemediler. Yeni Türkiye idealiyle olağanüstü kongrede yeni Türkiye'nin imar, inşa ve ihyası konusundaki kanaatlerimi paylaşmıştık. Şimdi bütün bu faaliyetleri gerçekleştirmeye başladık. Birçok alanda olağanüstü hamlelerin önünü açtık. Onlar ne yaptı? 6-7 Ekim olaylarını kışkırtıp Kobani'yi bahane ederek provokasyona kalkıştılar. Biz bu tahriklere izin vermedik. Bunlar karşısında sessiz kalmadık. Bu provokasyonlar karşısında arkadaşlarımıza gerekli talimatları verdik. Çok kapsamlı bir iç güvenlik reformu paketi hazırladık."

İÇ GÜVENLİK PAKETİ

Davutoğlu iç güvenlik paketi konusunda ise "Kimse özgürlükleri kısıtlayamaz" diyerek sözlerine şöyle devam etti:

"Kimse bu özgürlüklerin kullanılması esnasında başkalarının özgürlüğünü de kısıtlayamaz ve bu özgürlüklerin kullanımı esnasında hiç kimse başkasının güvenliğini kısıtlayamaz, yok edemez. Eğer gösteri esnasında gösterici kılığına girmiş provokatörler olursa, yüzüne maske takan olursa, eline molotof kokteyli alan olursa, engellenecekler. Türkiye Cumhuriyeti böyle adamlara pabuç bırakmaz. Kimse kusura bakmasın. Şimdi bakın nasıl bir koalisyon başlıyor. 30 Mart'tan önce olduğu gibi geçen konuşmamda CHP, MHP ve HDP'ye üçüzler demiştim. Üçü birden bu güvenlik reformuna karşı çıktı. Hatta şimdi buna Pensilvanya da katıldı. Dördüz oldular. Şimdi şöyle bir oyun var. Bu oyun karşısında buradan bir gayret, bir siyaset seferberliği ilan etmek istiyorum. Bakınız Kılıçdaroğlu çıktı salı günü 'Ben o gençlerle birlikte iç güvenlik reformuna karşı yürüyeceğim' dedi. Ben buradan barışçıl vatansever Cumhuriyet Halk Parti'si seçmenine sesleniyorum. Kim nerede isterse kanun çerçevesinde istediği yürüyüşü yapabilir. Ama ne zaman eline molotof kokteyli alırsa, milletin huzurunu bozmaya kalkışırsa onu durdurmak devletin görevidir."

Davutoğlu Fetullah Gülen’i ima ederek CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yüklendi. CHP seçmenlerine çağrıda bulunan Davutoğlu bu konuda da şunları söyledi:

"Kılıçdaroğlu, TBMM Cumhuriyet Halk Partisi grubunda 'direnin' deyip halkı isyana teşvik ederken, aynı saatlerde Pensilvanya'daki zatın New York Times'da makalesi yayınlanıyor. O da aynı şeyi söylüyor. 28 Şubat'ta, 12 Mart'ta susmuş olan bu zat, Ak Parti döneminde özgürlükleri kullanarak sızmış olduğu yerlerden yazan o zat, 'Türkiye'de herkes zulüm altında' diyor. Türkiye'de herkes ana dilini konuşabiliyor, herkes istediği gibi başörtüsü kullanabiliyor, herhangi bir mezhep çatışması yok, gayrimüslimlere yönelik bir ayrımcılık yok. Peki bu zat ne yapmak istiyor? Amerikan Kongresi'ndeki lobilere oynuyor. Rum lobisini, Ermeni lobisini aleyhimize kışkırtmak istiyor. Hepiniz baskı altındasınız direnin diyor onlara. Yani Kılıçdaroğlu Meclis'te ne söylüyorsa, bu zat da Amerika'da aynı şeyleri yazıyor. Kılıçdaroğlu'na ulusalcı Cumhuriyet Halk Partisi seçmeninin sorması gerekiyor. Amerika'daki zatın yazdığı metinleri okuyan, Amerika'dan emir alan Kılıçdaroğlu'ndan ulusalcı olur mu? Biz ayağa kalk derken onurla, izzetle yürüyelim diye bütün milletle ayağa kalkıyoruz. Kılıçdaoğlu'na buradan sesleniyorum. Sen artık kendi genel başkanına, bu çetenin kurduğu kumpas üzerinden genel başkanlığa geldin. Anlaşılan şimdi bunun diyetini ödüyorsun. Biraz kendin ol şuradan buradan gelen talimatla hareket etme. Ana muhalefet partisi lideri olarak sorumlu hareket et. Milleti kışkırtma. İç güvenlik paketi milletin özgürlüğünü koruyan bir reformdur. Hadi Kılıçdaroğlu paralelcilere diyetini ödüyor."

BAHÇELİ'YE ÇATTI

MHP'yi de hedef alan Ahmet Davutoğlu, "Sayın Bahçeli sen neden karşı çıkıyorsun? 6-7 Ekim olaylarında 'devlet nerede' diyen sen değil miydin? Şimdi neden karşı çıkıyorsun? Sayın Bahçeli de bunlarla işbirliği içerisine girdi. Şimdi vatansever Milliyetçi Hareket Partisi seçmeninin sayın Bahçeli'ye sorması lazım. 'Sen neden bu fotoğrafta yer alıyorsun' demesi lazım" dedi.

BUNLARIN AMACI GÖSTERİ DEĞİL, YAKIP YIKMAK

Meclis gündeminde bulunan 'İç Güvenlik Paketi'ne karşı çıkan HDP'yi de eleştiren Davutoğlu, " Öteki tarafta HDP çözüm sürecine balta vurmak için elinden geleni yapıyor. Bu yasaya karsı çıkıyorsun hepsi biliyorlar ki normal yoldan iktidar olamayacakları için bu yola basvuruyorlar. Surdaki en büyük gediği 7 Haziran’da açacağız" diye konuştu. Kobani olaylarına da değinen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir çok alanda olağanüstü hamlelerin önüne açtık. Onlar ne yaptı. 6-7 Ekim Kobani olaylarını bahane ederek ülkemizin Güneydoğu ve büyüksehirlerinde olaylar yapmaya kalkıştılar. Biz bu tahriklere izin verir miyiz? Biz tahrikler karsısında sessiz kalır mıyız? Biz provokasyon karsısında reformlar hazırladık. Reformun esası Ak Parti kurulduğu günden beni özgürlük esasına dayanmaktır. Bu özgürlerde de başkasının kimse özgürlüğünü tehdit edemez. Dünyanın her yerinde evrensel demokrasiye uygun düzelemeler yapacağız. Gösterilerde ellerine molotof alıp yüzlerine maske takarlarsa, gösteri alanlarına girerlerse engellenecek. Bunların amacı gösteri değil yakıp yıkmaktır. Bunlara papuç bırakmayacağız."


KOCAELİ İL KONGRESİNDE KONUŞTU

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Sakarya'dan sonra İzmit'te Şehir Polis Recep Topaloğlu Spor salonu'nda gerçekleştirilen AKP Kocaeli İl Teşkilatı'nın kongresine katıldı.

Bu kongrede de Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, AK Parti milletvekilleri ve partililer katıldı. Başbakan Davutoğlu buradaki konuşmasında, yine CHP'ye yüklendi. Ak Parti Kocaeli İl Teşkilatı'nda kurucu başkanların adım adım ilerlediğini söyleyen Davutoğlu, "Bir de CHP ye bakın. Sadece Şişli'yi alın ve karşılaştırın. Belediye başkanı olmadan önce yazılı bir teminat veriyor. Belediye başkanı seçilirse eski belediye başkanının oğlu görevi alacak diye. Bu ne demokrasi, ne siyasi ahlaka uyar. Birbirleri ile mahkemelik olan partiden Türkiyeye hayır gelir mi? Bunlar Türkiye'yi de mahkemelik eder" dedi.

Davutoğlu şöyle devam etti:

"Her zaman söylüyorum. Ak Parti konjoktürel bir siyasi parti değildir. Akçakoca'nın, Fatih Sultan Mehmet Han'ın partisidir Ak Parti. Bugün dünyanın neresine giderseniz gidin Türkiye dediğinizde herkesin gönlünde bu al bayrak şekilleniyor. Somali, Filistin, Gazze'ye gidin, bomba altında Gazzeli gençler al bayrağı dalgalandırıyorlardı. Bu aziz Türk bayrağı dünyanın her yerinde şan ve şerefle dalgalanıyorsa bunun gerçek kadroları AK Parti kadrolarıdır. Biz gönlümüzü, yüreğimizi, zihnimizi ve bedenimizi bu dava için ortaya koymuşuz. Bizim parti merkezimizi kalaşnikofla tarama girişiminde bulundular. Böyle provokasyonlar olabilir. Hiçbir şantaj, tuzak karşısında baş eğmeyeceğiz. Seçimlere başı dik bir şekilde yürüyeceğiz inşallah. Olağanüstü kongresi ve açılışlar vesilesiyle 50 vilayetimize gittim. Seçimler dolayısıyla bir tur daha yapacağım. Halkla birlikte olamayanlar ya Şişli'de olduğu gibi birbirine girerler, ya da MHP de kongre yapıyor ama görüyormusunuz hiç coşkusunu. Hayır. Türkiye'nin her yerinde var olan yegane parti AK Parti. Kongremizin birini Diyarbakır'da öğleden sonra Eskişehir'de. Her yerde yapıyor ve AK Parti bayrağını dalgalandırıyoruz."

 Davutoğlu, "Kılıçdaroğlu seçime giderken ülke huzurunu bozacak şeyler yapıyor. İç güvenlik yasası ile ilgili vatandaşlarımızı tahrik ederek direnmeye çağırıyor. Kendisi 'en önde ben yürürüm' diyor. Demirtaş'ın yaptığı tahrik gibidir. Biz Türkiye'yi huzur içersinde götürmek isterken bunlar el ele verip huzursuzluk çıkarmak istiyorlar. İç güvenlik paketinde kanunun gösterdiği yerde ve öngördüğü şekilde yapılmalıdır. Kılıçdaroğlu sokakta kaos çıkarmaya çalışıyor. Kılıçdaroğlu biliyor ki 7 Haziran'da bu millet onlara oy da vermeyecek yüz de vermeyecek. Kılıçdaroğlu bana 4 yıl verin diyor. Bu millet ona 4 yıl, 4 ay, 4 saat değil 4 dakika vermez. O 4 dakikada Türkiye'yi Şişli'ye benzetirsiniz" dedi.

Davutoğlu, "Onlar halkımızın huzurunu bozmak istiyorlar. Biz her türlü tediri alacağız. Paralel yapının başı New York Times'de makale yayınlıyor. Biz de milletle yürüme iradesi göstererek kongremizi şan ve şerefle yapıyoruz. 7 Haziran seçimlerine yürüyoruz. Önce MİT müsteşarımıza, seçilmiş başbakana karşı bir tuzak girişimine girdiler. Gezi provokasyonu yaptılar. 30 Mart'ta her türlü koalisyonla AK Partiyi durdurmak istediler. 30 Mart'ta öyle bir sille yediler ki hala kendilerine gelemediler" diye konuştu. (DHA)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

PMD’de başkan yine Göksel Bozkurt

SONRAKİ HABER

Dünyanın en çok alkol tüketen ülkeleri açıklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa