07 Şubat 2015 12:17

TMMOB düzenlemeye karşı harekete geçti

Hükümetin torba yasa içerisine yerleştirdiği düzenlemeler ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na bağlayarak, etkisiz kılmaya çalıştığı ve denetim yetkisini elinden almaya çalıştığı TMMOB, bir yandan bütün örgütleriyle Ankara'ya doğru bir yürüyüş başlatırken diğer yandan, hükümetin saldırılarına karşı güven tazelemek ve konuyu daha geniş kapsamlı tartışmak için olağanüstü genel kurula gidiyor. 9 Şubat'ta Ankara'ya doğru bir yürüyüş başlatacak olan TMMOB, yapılan düzenlemeyi, "Faşizm" olarak nitelendirdi.

Paylaş

AKP Hükümeti bir yandan kendine yandaş kurum ve kuruluşları güçlendirip devlet desteği sunmaya çalışırken, öte yandan ele geçiremediği muhalif kurum ve kuruluşları da farklı yollarla etkisizleştirmeye çalışıyor. Önce ele geçirmeye çalıştığı olmayınca da etkisiz kılmak istedikleri kurumlardan biri de TMMOB. Şimdiye kadar yönetimleri nedeniyle muhalif tutumu nedeniyle hükümetin eleştirilerinin odağında yer alan TMMOB yeni torba yasa ile "kamu kurumu" olma özelliği kaldırılarak, TMMOB'u etkisiz bir kurum haline getirmek istiyor. Bir çok alanda imar denetim yetkisi bulunan TMMOB'un yasal düzenleme ile bu yetkileri elinden alınıyor. 

TMMOB'UN DENETİM YETKİSİ KALDIRILIYOR

TMMOB buna karşılık bir yandan eylem ve etkinlikler düzenlerken öte yandan da olağanüstü kongreye gitmeye karar verdi. 14 Şubat tarihinde Genel Kurul'a gidecek olan TMMOB yönetimi, hükümetin saldırılarına karşı örgütten yeniden yetki almaya çalışıyor. Hem düzenlemeyi hem de genel kurul çalışmalarını değerlendiren Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, imar kanununun hem organizasyonunu yürüten hem de denetimini yapan TMMOB kanunu ile ilgili değişikliğe neden olacak bir torba yasanın meclis gündeminde olduğunu hatırlatarak, "Bu torba yasanın gündeme gelmesiyle birlikte TMMOB'un aslında yapısı değişiyor. Kamu kurumu niteliğinde meslek örgütü olma özelliğini 6235 sayılı TMMOB kanunundan çıkartmaya çalışıyorlar. Aslında biz anayasal bir kuruluşuz. Anayasanın 135. maddesine göre kurulmuş bir örgütüz" dedi. 

'İMAR FAŞİZMİ GELİYOR'

Torba yasayla beraber özellikle insanların yaşam alanlarını etkileyen imar, yapı ve toprak düzeni konularında yani doğrudan yöneticilerin yaptığı süreçleri denetleyen örgütlerden biri oldukları belirten Candan, "Bu torba yasa içerisinde hem imar düzeni, hem toprak düzeni, hem de yapı düzeni değiştiriliyor. Tamamen rant odaklı bir yapılaşma üzerine mülkiyet kavramının ortadan kaldırıldığı, insanların her an mallarına, mülklerine el koyulabileceği ve rant aracı haline dönüştürülecek bir sistem getiriliyor. İmar faşizmi denebilir buna. Bu noktada da bunu denetlemekle yükümlü olan anayasal kuruluş olan TMMOB'u, hükümet devre dışı bırakmaya çalışıyor" dedi. 

ANKARA'YA YÜRÜYORLAR

TMMOB'a bağlı bütün meslek odalarının yaklaşık bir buçuk aydır bu duruma yürüyüşlerle, çeşitli eylem ve etkinliklerle tepki gösterdiklerini ve bu süreci gündemde tutmaya çalıştıklarını belirten Candan, "9 Şubat'tan itibaren bütün illerden yürüyüşler başlayacak. 14 Şubat'ta ise Ankara'da buluşacaklar. Torba yasaya karşı aslında örgütümüzü yaşam alanlarımızı savunmaya yönelik görüşlerimizi tüm Türkiye'den gelen delegelerle toplumun değişik kesimlerinin katılımıyla tartışacağız ve kamuoyuna açıklayacağız. Varlığımızı yok etmeye çalışan bir yasaya karşı, tepki olarak toplanan bir olağanüstü genel kurul düzenleyeceğiz" ifadelerini kullandı.

'MUHALEFETİ YOK ETMEYE ÇALIŞIYORLAR'

Torba yasanın sadece TMMOB'u etkisizleştirmediğini aynı zamanda bütün muhalefete yönelik bir saldırı amacı taşıdığını söyleyen Candan, "Siyasetin bütün bu argümanlarını değerlendirmeye başladığımızda sermaye birikimini yapı denetim süreci, imar düzeni ve toprak mülkiyeti üzerinden sağlamaya çalışan bir hükümetle karşı karşıyayız. Dolayısıyla sermaye birikimini karşılarken bunun karşısında muhalefet edecek bütün yapıları yok etmeye çalışıyor" dedi.

İç Güvenlik Paketi'ne de değinen Candan, ülkenin otoriter bir rejime doğru gitmeye devam ettiğini, bu rejimde de gerçek anlamda hiçbir şekilde muhalif bir kesim, ses, örgüt istemediklerini söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: "Dolayısıyla bir taraftan İç Güvenlik Paketi, sermaye birikiminin yeniden üretilmesi, diğer taraftan kent topraklarının bir rant aracı haline dönüştürülerek satılması ve son olarak da TMMOB kanunu; bu bütünlüklü yelpaze içerisinde tartışırsak bir noktaya ulaşmış oluyoruz. Kısacası yaşam alanlarımızın otoriter bir rejimle karşı karşıya kaldığını görüyoruz."

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

AKP’nin yerel gazetecileri Ankara'da ağırlaması parti faaliyeti sayılmadı

SONRAKİ HABER

Birleşik Metal-İş üyesi işçiler, MESS dayatmasına karşı fazla mesaiye kalmayacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa