07 Şubat 2015 05:08

Avrupa’nın SYRIZA korkusu sürüyor

Çarşamba günü yayımladığı bir açıklamada Avrupa Merkez Bankası (AMB) Yunan bankalarını mali kaynaklarından birisinden mağdur etmeye karar verdi. Amacı ise ya Aleksis Çipras hükümetine boyun eğdirme ya da Yunan devletinin mali boğulmasını hızlandırmak. Yunan Maliye bakanı Yanis Varufakis’in AMB Başkanı Mario Draghi ile görüşmesinden sonra “alınan [...] bu mali kararın avro sistemine uygun olduğu belirtildi” denildi. Diplomatik nezaketlerin ardından görülüyor ki, bilek güreşi başlamıştır. Ve ilk harekete geçen ise AMB oldu.

Paylaş

SYRIZA Hükümeti, Avrupa gündeminde birinci sırada yerini korumaya devam ediyor. SYRIZA liderlerinin bireysel tarzları da, siyasi duruşları kadar Avrupa’da tedirginlik yaratıyor. Avrupa ülkeleri, Yunan Maliye Bakanı Yanis Varufakis’in var olan finans düzenini sarsmayacak açıklamalar yapmasını bekliyor. Almanya, SYRIZA liderlerinin tavrından ve kendilerinin güçsüz görünmesinden dolayı kızgın. Yunanistan, borçlarının silinme ihtimalinin müzakere konusu olmasından da çok rahatsız, ama kaçınılmaz olduğunun farkında. İngiltere’nin “sola” yakınlığıyla bilinen The Guardian gazetesi, Yunan Maliye Bakanı Yanis Varufakis’in giyim tarzıyla alışılmış Avrupalı bankacılık düzenine meydan okuduğunu iddia ediyor. Almanya’da ise Yanis Varufakis’in giyim tarzı eleştiriliyor ve Varufakis’in adeta bir sokak dövüşçüsünü andırdığı söyleniyor. Fransız Politis gazetesi ise Avrupa Merkez Bankası, İrlanda ve Kıbrıs’a nasıl boyun eğdirdiyse aynı şekilde Atina’ya da diz çöktürtmek istediğine dikkat çekiyor.  


NE KADAR FERAHLATICI–YUNANİSTAN MALİYE BAKANI NORMAL BİRİSİNE BENZİYOR

Simon JENKINS
The Guardian

YANIS Varufakis, sıradan gömleği ve pantolonuyla, kurulmuş Avrupalı bankacılık düzenine meydan okuyor. Dünyada finansal diplomaside derin bir uçurum açıldı. Mesele, Yunanistan’ın tekrardan mali destek alarak kurtarılması değil. Asıl gündem Yunan maliye bakanının, İngiltere maliye bakanını ziyaret ettiğinde nasıl giyinmesi gerektiği. Dün Yanis Varufakis siyah kot pantolonuyla, önü açık gömleğiyle ve Putin’nin ayı avı için kullanacağı bir deri ceket ile İngiltere başbakanı ve maliye bakanı ile resmi görüşmelerini gerçekleştirdiği Downing Street’e geldi. Halen durumu çakmamış olabilme ihtimalini düşünerek daha da net açıklamak için Varufakis kafasını bir numaralı tıraş makinasıyla kesmişti. Burada neler oluyor?

Gördüğümüz şey gerçek hayatla bağlantılıydı. Eğer ben bir bankacı olsam ve Varufakis’in İngiltere Maliye Bakanı George Osbourne gibi siyah takım elbise giydiğini görsem sizce ne düşünürdüm? Bu gördüğüm adam cemiyet içinde kabul görmek isteyen hevesli bir adammış diye düşünürdüm. Yani bankacı gibi giyiniyorsa, bir bankacı gibi düşünüyordur, tam da günümüz ekonomi bakanlarından beklenildiği gibi. Bu durumdan ben bir bankacı olarak tatmin olurdum.

Ama biz şimdilik bankacıların Varufakis tarafından tatmin olmalarını istemiyoruz. Onların dehşet içinde olmalarını istiyoruz. Giyim tarzıyla sanki benimle uğraşmayın diyor. Arkamda egemen bir seçmen ve iflas etmiş bir ülke var diyor. Sizin bankalarınız batınca onları mali destek sunarak kurtarıyorsunuz. Şirketleriniz iflas edince borçlarını siliyorsunuz ve yeninden başlamasına izin veriyorsunuz. Benim için de aynısını yapın. Sizin bankalarınız benim ülkeme mantık ve dikkatsizlik sınırını aşan bir şekilde borç paralar verdi ve şimdi gerçekten bu paraları alacağınızı mı düşünüyorsunuz? Alamayacaksınız. Dudaklarımı okuyun, giyindiğim kot pantolona ve hafif uzamış sakalıma bakın, gerçekçi olun çünkü bu borçlar ödenmeyecek. Avrupa’nın şu an Varufakis’in kamulaştırma beraatine ihtiyacı var. Avrupa Yunanistan’ı kalıcı bir yoksulluk içine düşürerek Almanların tedbirsizce verilmiş borçlarını ödemeye zorlayabileceklerine inanmaktan bir an önce vazgeçmelidir. Bunun mümkün olmadığını biliyoruz. Durum aynen Charles Dickens’in seri romanı ‘Little Dorrit’de yansıtılan gibi aslında [Yani borçlular borçlarını ödeyene kadar, çalışmalarını ve para kazanmalarını engelleyecek şekilde Marshalsea Hapishanesine gönderiliyor], bu durumda Yunanistan Marshalsea’de hapis kalmış sayılır. 1919’da Almanya’dan savaş sonrası tazminat dayatmasında bulunarak Avrupa daha önceden de böyle bir yanlış yapmıştı. Ve bakın Almanya’da bu dayatma nelere yol açtı.

Avro Bölgesi, Alman Mark’ı üzerine kurulmuş bir bölge olarak, patlamaya hazır bir bombaydı zaten, üstelik sadece daha fakir olan ülkeler için değil. Bu bomba artık patladı.
Yunanistan, ve artık Avrupa’nın hepsi acı çekiyor çünkü Avrupa halen sadece kendi paralarını kurtarmak isteyen bankacılar tarafından ve onlar için yönetiliyor. Bu böyle devam etmemeli, ve Yunanistan’ın yakın geçmişteki seçim sonuçları bu kısır döngüden çıkmanın en iyi fırsatı. Eğer şansımız varsa İspanya da Yunanistan’a benzer bir tutum sergiler gelecek seçimlerde, kim bilir bir ihtimal İtalya’da da böyle bir gelişme söz konusu olabilir, böylece Avro Bölgesi idare edilebilecek bir bölge kadar küçülebilir.

Bütün bunlar olup biterken Yunanistan’ın normal bir insana benzeyen bir finans bakanı var ve bu da güzel bir başlangıç.

Çeviren Çağdaş Canbolat


AVRUPA MERKEZ BANKASINDAN YUNANİSTAN’A MALİ DARBE

Michel SOUDAIS
Politis

Çarşamba günü yayımladığı bir açıklamada Avrupa Merkez Bankası (AMB) Yunan bankalarını mali kaynaklarından birisinden mağdur etmeye karar verdi. Amacı ise ya Aleksis Çipras hükümetine boyun eğdirme ya da Yunan devletinin mali boğulmasını hızlandırmak. Yunan Maliye bakanı Yanis Varufakis’in AMB Başkanı Mario Draghi ile görüşmesinden sonra “alınan [...] bu mali kararın avro sistemine uygun olduğu belirtildi” denildi. Diplomatik nezaketlerin ardından görülüyor ki, bilek güreşi başlamıştır. Ve ilk harekete geçen ise AMB oldu. 

Hiç kimse tarafından seçilmemiş olan bu AB kurumu, Yunanistan hükümetinin troykanın (AMB, Avrupa komisyonu, IMF) programına uymayı kabul ettiği koşullarda Yunan bankalarından garanti olarak sadece Yunan hisselerini sunmalarını kabul etmişti. Şimdi ise yayımladığı açıklamada, Atina’nın uluslararası yardım programı müzakeresinin “sonuçlarının olumlu olacağını şimdiden öngörmek imkansız olduğu” için Yunan bankalarının düne kadar sunduğu hisselerin yeterli garanti sunmadığını belirtiyor. AMB’nin kararının, Yanis Varufakis ve Başbakan Aleksis Çipras’ın [...] Yunanistan’ın borcunu yeniden gözden geçirmek için Avrupa turu yaptıkları esnaya denk düşmesi tesadüf değildir elbette. Bu müzakereler daha bitmeden, Bundesbank’ın acele talebi üzerine AMB’nin bu kararı vermesi, bugüne kadar bir çok AB sözleşmesinde ifade edilen “bağımsız bir kurum” olma rolünün çok ötesine gittiğinin ve boyunu aşan politik bir rol üstlendiğinin göstergesidir. Açıkca AMB, Yunan hükümetini troykaya boyun eğmeyi reddettiği ve eski hükümet ile aynı politikayı izlemeyi kabul etmediği için cezalandırıyor. 

Kuşkusuz, AMB, Yunanistan’ın tüm musluklarını kesmedi, en azından şimdilik. Zira, 28 Şubat’a kadar Yunan bankaları Acil Likidite Yardımından (ELA) hâlâ faydalanabilirler. [...] Ama geriye kalan sadece 25 gün. Üstelik bu “geçici yardımı” AMB’nin her an kesme yetkisi var. 

Bu karar tamamen bir mali askeri darbeye benziyor, zira halkın çok açık bir şekilde verdiği karara karşı, en azından hazirana kadar direnmeyi hesaplayan Atina hükümetine yönelik açıkça bir tehdittir. AMB, İrlanda ve Kıbrıs’a nasıl boyun eğdirdiyse aynı şekilde Atina’ya da diz çöktürtmek istiyor. Yalnız yeni Yunan hükümeti kararın anlamını hemen gördü ve “Yunanistan hiç bir şantaja boyun eğmez” diye açıklama yaptı. Aynı kaynak, AMB’nın “baskılarına” karşın, diğer kaynaklar sayesinde “Yunanlı bankaların likiditelerinin tamamen garanti altında” olduğunu açıkladı. 

Eğer bugün AB’nın 28 üyesi, AMB’nin aklını başına toplamasını sağlamazsa (Ve hiç bir şey bunların buna niyetlerinin olduğunu göstermiyor, hatta François Hollande’ın niyeti belki diğerlerinden daha azdır), AMB Aleksis Çipras hükümetine tek bir seçenek bırakıyor: Ya kemer sıkma politikalarına devam ya da avrodan çıkma. Avrupa için gerçeklerle yüzleşme zamanı geldi. 

(Çeviren Deniz Uztopal)


ŞİMDİ BAŞBAKAN MERKEL’İN SİNİRLERİNE HAKİM OLMA ZAMANI

Jan DAMS
Die Welt

Yeni Yunanistan Başbakanı Çipras ve özellikle Maliye Bakanı Varufakis’in ortaya koyduğu oyunculuk oldukça etkileyici. Asi bir komünist olan Varufakis adeta bir sokak dövüşçüsünü andırıyor. Gömleği pantolonunun dışında, yakaları açık. Tehdit ediyor, azarlıyor. Galip gelmek istiyor, özellikle de Almanya’ya karşı. Onunla karşılaştırıldığında Şefi Çipras oldukça aklı başında görülüyor. 

Kükremek, akıllı olmak, iltifatlarda bulunmak...İyi polis, kötü polis oyunu gibi bir şey... Yunanistan hükümetinin politik retorikte değişik roller oynayabilecek yetenekte olması şaşırtıcı. 

Çipras, henüz iki haftadır hükümet başkanı ama bu kısa sürede soyulmuş ülkenin başındaki aşırı solcu ve aşırı sağcılardan oluşan hükümet önceki hükümetlerin rüyalarında bile göremeyecekleri bu oyunu oynama cesaretini gösterdiler. 

Kararlı hatta delice denebilecek tavırlarıyla Avrupa’nın alacaklı (borç veren) ülkeleriyle devletler hukukuna uygun şekilde imzalanan tüm sözleşmeleri tartışma konusu yaptılar.

Avrupalıların bazıları sempati nedeniyle, bazıları ise ne yapacaklarını bilemediklerinden bu kadar şımarıklığa izin verdiler. Şimdilik Bayern Münih takımının kendinden çok zayıf Wolfsburg takımı karşısındaki 4-1’lik yenilgisi sonrası kendine güvenini kaybetmesine benzer bir durumla yüz yüzeyiz. Avrupalılar, Yunanlılarla borçların silinmesine kadar her şey için yeniden pazarlık masasına mı oturacaklar? Bu duruma gelinmiş olması  üzüntü verici değil mi?

Bu yapılırsa Çipras ve Varufakis’e karşı oynanılan maçın kazanılması imkansız. Yeni maliye bakanı sadece ekonomi uzmanı değil, aynı zamanda bir oyun teorisyeni. Şimdi üniversitede öğrendiklerini pratikte gösterme şansına sahip oldu. Böylesi bir dövüşçünün karşısında dizleriniz titremeye başlarsa baştan kaybetmiş olursunuz. 

AB, Yunanistan’ın mali yardım almadan yaşamasının mümkün olmadığını biliyor. Yunanistan ile AB arasındaki görüşmelerde aracılık yapacak olan Fransızlar da bu ülkenin halkın yeni acılar yaşamasına yol açacak yeni sert reformlara ihtiyacı olduğunun bilincindeler. 

Bu nedenle Almanya hükümetinin şimdiye kadar sürdürdüğü temkinli politika çok iyi. Berlin tabii ki asabi ama diğer Avrupa ülkelerinden farklı olarak ne başbakan ne de maliye bakanı, Atina’dan yayılan haberlere herhangi bir tepki verdi. İkisi de bekliyorlar:  Görüşme zemini ancak Yunanlar somut veriler ve anlaşılabilir rakamlarla masaya oturduklarında sağlanmış olur ve herhangi bir uzlaşmaya varılıp varılmayacağı üzerine konuşulabilir. O zamana kadar yapılması gereken şimdiye kadar sürdürülen hattın değiştirilmemesidir. Yoksa Varufakis’in karşısında onun kadar cesur bir karşıt olunamaz. 

(Çeviren Semra Çelik)

ÖNCEKİ HABER

Patronların hükümeti bizim birliğimiz var

SONRAKİ HABER

Uzel Makina, Real Market ve Makro Market işçilerinden tazminat eylemi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa