Sevdaya dair şiirler: Süveyda

Sevdaya dair şiirler: Süveyda

“BÜTÜN aşkların mültecisiyim kov beni sen de yüreğinden ne zaman yurt özlemi çekse yüreğim işgal ediliyor bütün topraklar adım asılı arama duvarlarında: haylatmos yüreğini vatan belledim süveyda anladım: /zormuş meğer bir aşkın çingenesi olmak.../” (s.61)Bu dizeler Erkan Eslek’in ilk şi

Şerif Karataş

“BÜTÜN aşkların mültecisiyim kov beni sen de yüreğinden ne zaman yurt özlemi çekse yüreğim işgal ediliyor bütün topraklar adım asılı arama duvarlarında: haylatmos yüreğini vatan belledim süveyda anladım: /zormuş meğer bir aşkın çingenesi olmak.../” (s.61)

Bu dizeler Erkan Eslek’in ilk şiir kitabında yer alan ‘Süveyda’ şiirinden. Red Yayınlarından çıkan kitap 23 şiirden oluşuyor. Mensur şiirlerinde yer aldığı kitapta şair Eslek, anı şiir tarzını kullanmış.  Eslek’in şiirlerinde yaşamından kesitler de bulmak mümkün. Aynı zamanda edebiyat öğretmeni olan Eslek, bu görevini halen Dersim’de sürdürmekte. Eğitim Sen Dersim Şube Başkanlığı görevini de sürdüren Eslek, geçen yıl 16 Ekimde Mazgirt’in Akpazar Beldesinde korucuların saldırısına da maruz kalmıştı.  

Şiirle 10 yılı aşkın bir süredir uğraşan Eslek, Dersimli ailenin çocuğu olan olarak Elazığ’ın Hüseynik Mahallesi’nde dünya gelir. Eslek, “Ömrümün çocuk anılarına düşen bir kara parçasıdır Hüseynik. Harput kalesinin altından başlayan vadinin ellerinin uzanabileceği son nokta... Dağdan gelen badem ve incir kokusuna bürünmüş bir Ermeni kö- yüdür aslında. İki üç bakkalın, bir berberin ve bir iki kahvehanenin hasbelkader bir araya gelmesinden oluşan köy-mahalle karışımı bir yer” diye doğduğu Hüseynik’i tarif ediyor. Toplumcu gerçekçi sanat anlayışını benimsediğini ifade eden Eslek, bu tarzda da şiirler yazmaya çalıştığını dile getiriyor. Nâzım Hikmet’le başlayan toplumcu şiir anlayışla şiir yazmayı sürdüreceğini belirten Eslek, “Ancak toplumsal belleğimde doğu/divan/tasavvuf edebiyatı birikimi var. Şiir de zaten genel olarak yaşadığınız yerin toplumsal belleğinde bulunan geleneksel birikim üzerinde gelişmelidir. Şiir denilince zihnimde direkt doğu kültürü oluşuyor, bütün yönleriyle tabii. Divan şiiri, tasavvuf şiiri, aşk, aşkta cisimleşmiş bir yığın toplumsal kırılmalar, hüzünlü sonlar, içe kapanış giderek olgunluk ve uyanış doğu felsefesinin ve bu felsefenin temel dili olan şiirin özünü oluşturuyor. ” diyor. (İstanbulEVRENSEL)

www.evrensel.net