05 Şubat 2015 16:30

ÖLMEDEN KAZANMAK İSTİYORUZ

Son dönemlerde başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, hükümetteki kişilerin çoğunun gerici söylemlerine şahit oluyoruz. Bu gerici politikaların yanında bir de katillerin komik denecek kadar az cezalar aldığını gören erkek cesaret alabiliyor. Maalesef erkek vuruyor, devlet koruyor

Paylaş

Gamze KARAASLAN
Kayseri

Firdevs Vanlı, geçtiğimiz yılın sonlarında Kayseri'de ayrılmak istediği eşi tarafından, koruma kararına rağmen 15 bıçak darbesiyle katledilmişti. Katili ise gözaltında sarf ettiği o sözlerle tanıdık: "Öldürme hakkımı kullandım." "Peki kim veriyordu bu hakkı ona?" diye sormadan edemiyoruz. Geçtiğimiz hafta devletin ihmalkarlığı yüzünden kaybettiğimiz Firdevs Vanlı'nın davası Kayseri'de görüldü. Katile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Davayı başından beri takip eden ve bu konuyu Kayseri kamuoyunda tartıştıran Kayseri Kadın Dayanışma Derneği ile birlikte biz de davayı takip ettik. Kayseri Dayanışma Derneği'nin faaliyetlerinde yer alan lise öğrencisi arkadaşlarımızla davanın sonucunu nasıl değerlendirdiklerini, artan kadın cinayetlerinin sebeplerini ve bütün bunlar karşısında ne yapılması gerektiğini konuştuk.

KAPI KAPI GEZMESEK BU SONUCU ALAMAZDIK

"Türkiye gibi kadının değerinin olmadığı bir ülkede böyle bir sonucu almak güzel ve şaşırtıcı." diyor Gizem Kara. Firdevs Vanlı'yı şahsen tanımasalar da, "Firdevs Vanlı ablamızdı, arkadaşımızdı, kardeşimizdi ve biz böyle bir davaya tepki göstermeseydik, Firdevs Vanlı'yı mahalle mahalle gezerek anlatmasaydık 

bu davadan bu sonucu çok zor alırdık." diye anlatıyor. Firdevs Vanlı'nın katilinin hak ettiği cezayı aldığını ve gönlünün en azından bu davadan yana rahat olduğunu söylüyor. "Kadının erkeğin sözünden çıkması erkeğe göre erkeğin varlık sebebini ortadan kaldırıyor ve ataerkil bir yapıda egosu fazlaca şişirilmiş bir erkeğin bu yüzden bu gibi cinayetleri işlemesi bir tercih olmaktan ziyade bir gelenek haline geliyor." tespitini yapıyor. Bütün bunlar karşısında kadının yapması gerekeni; birleşerek ses çıkarmak, hangi dil, renk, düşüncede olduğunu umursamadan "Kadınlar artık susmayacaklar, şiddete karşı susmayacaklar" diyebilmek olduğunu vurguluyor. Onlar da bunu Kayserili kadınlar olarak kurdukları Kayseri Kadın Dayanışma Derneği ile yapmaya çalışıyorlar.

HÜKÜMETİN SÖYLEMLERİNDEN CESARET ALIYORLAR

Olması gereken sonucun bu olduğunu belirtiyor Esra Altun. "Ölüm ne olursa olsun hak edilecek bir şey değil. Erkekler kadınları kendilerinin bir eşyası olarak görüyorlar. Dolayısıyla kadının kendi ile ilgili karar verme hakkı olmuyor. Boşanmak istemesi ölüm sebebi oluyor. Devlet ise bir şeyler yapmaya çalışıyor ancak bu yeterli olmuyor, yine kadınlar ölmeye devam ediyor." diyor. Bütün yaşananlara rağmen Firdevs Vanlı dava sonucu kendileri için umut olmuş ve umudu günden güne mücadeleleri çoğaltıyor.
Devrim Gündüz de katillerin yeterince ceza alamadığına değiniyor. "Türkiye toplumu ataerkil bir toplum, buna rağmen gün geçtikçe kadınlarımız kendine daha çok güvenmekte ve özgür olmayı daha çok istemekte. Bu oldukça haklı bir istek olsa da erkek bunu kaldıramamakta. Ayrıca son dönemlerde başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, hükümetteki kişilerin çoğunun gerici söylemlerine şahit oluyoruz. Bu gerici politikaların yanında bir de katillerin komik denecek kadar az cezalar aldığını gören erkek cesaret alabiliyor. Maalesef erkek vuruyor, devlet koruyor. Ancak hiçbir kadın yalnız değildir ve kendisini yalnız hissetmemelidir. Yaşadıkları olumsuzluklar karşısında yalnız yürümek yerine, kendilerine destek veren topluluklarla yürümeleri onları hem rahatlatacak hem de kendilerine olan güvenlerini arttıracaktır." şeklinde özetliyor görüşlerini.


OLMASI GEREKEN SONUÇ BU

Hem Ali İsmail davalarını hem de Firdevs Vanlı davalarını takip eden Selma Andaç, katiller arasında bağ kuruyor. Eşini öldüren Fatih Vanlı'nın 'şanssızlığı'nı, karısını öldürme kararını devletin vermemesine bağlıyor! "Normalde olması gereken sonuç bu. Ama kadın cinayetlerinde verilen kararlar bizlere o kadar normal olarak yansıtılmış ki, bu davada verilen müebbet hapis cezasına şaşırıyoruz. Kadın cinayetlerinin öneminin anlaşılması için cinayete teşebbüs yetersiz, illa ortada bir cinayetin olması gerek! Kadınlar, katilleri tarafından çekinmeden öldürülüyor. Nasıl olsa amaçlarına ulaştıktan sonra alıyorlar cezalarını." diyerek sistemin çelişkilerine vurgu yapıyor. Son olarak yine kendi sorumluluklarını hatırlatıyor: "Ben inanıyorum ki birleşerek, bilinçlenerek ve örgütlenerek daha güçlü hale geleceğiz."

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Yunanistan'dan Avrupa'ya: Şantaj yapmıyoruz, şantaj da istemiyoruz

SONRAKİ HABER

Ege Denizi için fırtına uyarısı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa