05 Şubat 2015 14:50

Avukatlar 'Demokrasi Nöbeti'nde

Avukatlar Çağlayan'da bulunan İstanbul Adliyesi'nde hükümetin gündemindeki iç güvenlik paketine karşı demokrasi nöbeti tutuyor. 'Demokrasi nöbeti' saat 17.00'ye kadar sürecek. Ankara ve İzmir'de de eylemler vardı.

Paylaş

Avukatlar, Çağlayan'da bulunan İstanbul Adliyesi'nde hükümetin gündemindeki İç Güvenlik Paketine karşı demokrasi nöbeti tutuyor. 'Demokrasi nöbeti' saat 17.00'ye kadar sürecek.

#direnözgürlük adıyla bir araya gelen İstanbul Barosuna üye avukatlar İç Güvenlik Paketine karşı Çağlayan'nda bulunan İstanbul Adliyesinde demokrasi nöbetine başladı. Bugün saat 13.00'te adliye önünde bir araya gelen avukatlar önce açıklama yaptı.

Avukatlar adına ortak açıklamayı yapan avukat Züleyha Gülüm, tasarıyla vatandaşın doğrudan can güvenliğinin tehdit edildiğini belirterek, " ' Kanuna aykırı' döviz taşımanın bile hapis cezası ile cezalandırıldığı bir düzenleme bizlerin yaşamını daha mı güvende kılacaktır" diye sordu.

Açıklamada söz alan Avukat Ercan Kanar da, İç güvenlik paketinin faşist bir yasa olduğunu, olağanüstü hal uygulamasından bile tehlikeli olduğuna dikkat çekerek, tüm kurumların bu yasaya karşı harekete geçmesi gerektiğini, sendikaların genel grev yapması baroların da ayağa kalkması gerektiğini kaydetti.

Eyleme katılan HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş ise, "AKP pamuk ipliğine bağlı iktidarını halkı susturarak yürütüyor" dedi. 515 haftadır kayıplarının faillerinin arayan Cumartesi Annelerine dikkat çeken Beştaş, bu paketle yargısız infazların ve faili meçhullerin artacağını söyledi. Beştaş bu yasanın meclisten geçmesine izin vermeyeceklerini kaydetti.

Açıklamanın ardından avukatlar alkışlarla adliye içerisine girerek oturma eylemine başladı.

Avukatlar yasanın Meclise geleceği salı günü bir günlük nöbet eylemi yapacaklarını da duyurdu. (İstanbul/EVRENSEL)


MECLİS ÖNÜNDE ‘İÇ GÜVENLİK’ TEPKİSİ

İnsan Hakları Derneği (İHD), Meclis Dikmen Kapısı önünde düzenlediği basın açıklamasıyla İç Güvenlik Yasa Tasarısı’nın geri çekilmesini talep etti. HDP Urfa Milletvekili İbrahim Binici’nin de destek verdiği açıklamada konuşan İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, “Bu çıkarılan yasalarda Türkiye’deki dokunulmazlılar giderek artırıldı. Askeri yetkililerin, istihbarat görevlilerinin, polisin dokunulmazlığı arttırılıyor” dedi. “Bu kadar dokunulamayan insanların olduğu bir ülkede hukuk devletini nasıl sağlayacaksınız, etkili soruşturma ve kovuşturma yöntemlerine nasıl başvuracaksınız” diye soran Türkdoğan, hükümetin Türkiye’yi yeni bir sürece hazırlamak istediğine vurgu yaptı. Kamu güvenliğinin bu şekilde tesis edilemeyeceğini dile getiren Türkdoğan, bu yasa tasarısı kabul edilirse askeri darbe süreçlerinde gerçekleşen yargısız infazlar, faili meçhul cinayetler ve gözaltında kayıp gibi bir çok hukuksuz uygulamanın yeniden yaşanacağı endişesi taşıdıklarını söyledi.

Yasa tasarısının geri çekilmesini talep eden Türkdoğan, “Yasa tasarısı görüşmelerinin ertelenmesini küçük bir adım olarak değerlendiriyoruz. Umuyoruz hiçbir şekilde görüşülmez ve yasalaştırılmaz” dedi.

YASA GERİ ÇEKİLSİN

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İzmir Şubesine üye avukatlar, İzmir Adliyesi önünde düzenledikleri basın açıklamasında, “Sıkıyönetime geçit yok” yazılı pankart açtı.

Avukatlar adına konuşan ÇHD İzmir Şube Başkanı Şule Arslan Hızal, iç güvenlik yasası olarak ifade edilen yasa tasarısının yeni bir sıkıyönetim tasarısı olduğunu belirtti.

Bu paketle AKP hükümetinin polise herhangi bir hukuksal sınırlama ve yargısal güvence olmaksızın “öldürme ve hapsetme”  yetkisi istediğini belirten Hızal, “İktidarın kamu düzeni dediği şey işlediği insanlık suçlarını örtmek, iş kazası adı altında işçi katliamlarına karşı biriken toplumsal öfkeyi dizginlemek, sokağa çıkan toplumsal muhalefeti susturmak, halkların meşru haklarını yok saymaktır” dedi. Açıklama, “İç güvenlik yasası geri çekilsin” sloganları ile sona erdi. İHD İzmir Şubesi üyesi insan hakları savunucuları da şube binasında düzenledikleri basın toplantısı ile yasa tasarısının derhal geri çekilmesini talep etti. (HABER MERKEZİ)


POLİS DEVLETİ UYGULAMALARI GÜVENLİK SORUNUNU ÇÖZMEZ
"İç Güvenlik Paketi"nin geri çekilmesi talebiyle İHD Diyarbakır Şubesi'nde de basın toplantısı düzenledi. Toplantıya, İHD Bölge Temsilcisi Abdulselam İnceören, İHD MYK üyeleri Muhterem Süren ve Gamze Yalçın, şube yöneticileri Emin Erbil, Mahsum Kaya ile Hatice Demir katıldı. Açıklamayı yapan İHD MYK üyeleri Gamze Yalçın, bireysel hak ve özgürlükler bakımından büyük bir tehlike oluşturduğunu, kanunlaşması halinde hukuk devleti yerine polis devleti uygulamalarının hayata geçeceğini ve akabinde birçok insan hakları ihlalinin yaşanacağı uyarısında bulundu. 

Yalçın, paketin onaylanmasıyla birlikte karşı karşıya kalınacak durumları da maddeler halinde sıraladı. Tasarının kabul edilmesi halinde "ifade hürriyeti", "kişi güvenliği", "yaşam hakkı" ve "işkence yasağı" ile birlikte birçok alanda insan hakları ihlalleri yaşanması tehlikesi ile karşı karşıya olduklarını vurgulayan Yalçın, "Biz insan hakları savunucuları olarak, polis devleti uygulamaları ile güvenlik sorununun çözülemeyeceğini ifade etmek istiyoruz. Güvenlik sorunu ancak ve ancak hukuk devleti ilkesinin üstünlüğüne dayalı demokratik ve sivil bir anayasa ile demokratikleşme yönünde atılacak adımlarla çözülebilir" dedi. Yalçın, bu temelde, TBMM Genel Kurulu'na gelen bu tasarının reddedilmesi çağrısında bulunduklarını kaydetti.

‘HUKUK GÜVENLİĞİ ORTADAN KALDIRILMAK İSTENİYOR’

Malatya'da da yine İHD şube binasında konuya ilişkin açıklama yapıldı. Kentteki kimi siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin desteğiyle yapılan açıklamayı okuyan Şube Başkanı Servet Akbudak, AKP hükümetinin genel seçimler öncesi demokrasi, hukuk, adalet ve iç barışı esas alma yerine baskıcı ve güvenlikçi tutumu esas aldığını ifade etti.

Akbudak, hükümetin bu tavrıyla toplumsal barışı ve özgürlükleri tehdit ettiğini söyledi. Sözlerinin devamında yapılacak uygulamayla hukuk güvenliğinin ortadan kalkacağını vurgulayan Akbudak, "Düzenlemeler kapsamında hukuk güvenliği ortadan kaldırılarak keyfi despotik yönetim anlayışı ikame edilecek, Ceza Muhakemeleri Hukuku'nda koruma tedbirleri arasında düzenlenen arama yetkisinin kullanımında hukuki irade yok sayılarak, mülki amirler ve kolluk güçleri yetkilendirilecektir" dedi.

Paket ile polislerce işlenebilecek keyfi infaz ve faili meçhul cinayetlerin önünün açılacağını da vurgulayan Akbudak, "Polisin ve idarenin her an yaşamın her alanına kontrolsüz biçimde müdahale etme yetkisiyle donatıldığı yeni bir aşamaya geçilecektir " diye belirtti. 

POLİSE OLAĞAN ÜSTÜ HAL DÖNEMLERİNE ÖZGÜ YETKİLER VERİLİYOR

İHD Muş Şubesi, polislere ve valilere geniş yetki tanıyan “İç güvenlik paketi”ni Belediye Meydanı’nda yaptığı basın açıklamasıyla protesto etti. Açıklamaya, İHD üyeleri, Muş Barosu avukatları, HDP ve DBP yöneticileri, KESK bileşenleri ve üyelerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş da destek verdi. Paketin yasalaşması halinde bir çok alanda hak ve özgürlüklere kısıtlamalar getirileceğine vurgu yapan İHD Muş Şube Başkanı Tarık Güneş, “Paketin yasallaşması halinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5, 6, 10 ve11. maddeleri ile Anayasa'nın başlangıç bölümündeki kuvvetler ayrılığı, 2. maddesindeki demokratik hukuk devleti, 19. maddesindeki kişi özgürlüğü ve güvenliği, 20. maddesindeki özel hayatın gizliliği, 22. maddesindeki haberleşme özgürlüğü, 25 ve 26. maddelerindeki ifade özgürlüğü, 34. maddedeki toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı olmak üzere birçok hak ve özgürlük güvenlik gerekçesiyle fiilen ortadan kalkmış olacaktır” dedi.

Pakette polisin silah kullanma yetkisinin arttırılacağına dönük düzenlemeler olduğuna da dikkat çeken Güneş, yargı denetimi olmadan istihbari telefon dinleme yetkisinin arttırıldığını ve denetimin tek bir hâkime verileceğini söyledi. Güneş, yeni "güvenlik" paketiyle olağan üstü hal dönemlerine özgü kısıtlamalar ile birlikte polise verilen geniş yetkilerin kayıt dışı göz altıların, işkence ve kötü muamelelerin artacağını sözlerine ekledi. 

‘YASA TASARISI DERHAL GERİ ÇEKİLSİN’

İHD İzmir Şubesi ise, şube binasında düzenlediği basın toplantısıyla yasa tasarısının derhal geri çekilmesini istedi. Açıklamayı yapan İHD Ege Bölge Temsilcisi Ali Aydın, "Yeni iç güvenlik" yasa tasarısının ömrünü uzatmaya çalışan AKP iktidarının güvenliği için yapıldığını söyledi. Aydın, "Devletin ana gücünü oluşturan kamu kaynaklarının denetimsiz ve kontrolsüz kullanımını 'yasal' hale getiren 'iç güvenlik yasası', bireyi devlet karşısında savunmasız ve güvencesiz bir noktaya sürüklemektedir. Bu yol tarihte toplumları büyük felaketlere sürükleyen ekonomik ve siyasi güçlerin, çıkar çevrelerinin azgın iştahlarının dizginlenemez politikaları olagelmiştir. Bu yasa taslağının yasalaşmasına oy verecek olanlar tarih karşısında şimdiden en büyük suçlular olarak yerlerini almış olacaklardır" diye belirtti. 

AVUKATLARDAN DA TASARIYA TEPKİ 

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İzmir Şubesi'ne üye avukatla da, aynı konuya ilişkin İzmir Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. "Sıkıyönetime geçit yok" pankartı açılan eylemde dernek adına açıklamayı yapan 
ÇHD İzmir Şubesi Başkanı Şule Arslan Hızal,"İç güvenlik" yasası olarak ifade edilen yasa tasarısının yeni bir sıkıyönetim tasarısı olduğunu belirterek, yargıya şuana kadar istediği gibi hakim olamayan AKP'nin, "Vali, kaymakam ve polisi" hakim yerine geçirerek kendi keyfine göre soruşturma, arama ve gözaltı yapmasını yasallaştırdığını belirtti. 

Hızal, şöyle devam etti: "İktidarın kamu düzeni dediği şey işlediği insanlık suçlarını örtmek, iş kazası adı altında işçi katliamlarına karşı biriken toplumsal öfkeyi dizginlemek, sokağa çıkan toplumsal muhalefeti susturmak, halkların meşru haklarını yok saymaktır." 

Açıklama, "İç güvenlik yasası geri çekilsin" sloganları ile sona erdi.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Suudi destekli İslam Ordusu'ndan Şam'a füze saldırısı

SONRAKİ HABER

İspanya Komünist Partisi (Marksist-Leninist) 9. kongresini topladı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa