05 Şubat 2015 04:53

PEGIDA ve diğerleri, nereden nereye?

PEGIDA ve benzeri diğer hareketlerin hiç yoktan ortaya çıktığı ve bir kitlesel harekete dönüştüğü iddia ediliyor. Medya organları şaşkın ve bunun nedenlerini arıyor.

Paylaş

Diethard MÖLLER

PEGIDA ve benzeri diğer hareketlerin hiç yoktan ortaya çıktığı ve bir kitlesel harekete dönüştüğü iddia ediliyor. Medya organları şaşkın ve bunun nedenlerini arıyor. PEGIDA’nın toplumsal durumdan hoşnut olmayanların, vatandaşların, statülerini koruyamama korkusu taşıyanların protestosu olduğu söyleniyor.
 
DEVLET VE MEDYA ORTAMI HAZIRLADI
Medya ve internetteki değişik bilgileri topladığımızda ise bambaşka bir görüntü ortaya çıkıyor. Aylardır Bild gazetesinden Der Spiegel dergisine kadar çok sayıda medya organı mültecilerin sayısının artmasını konu eden haber ve yorumlar yaptılar. 
2014 yılı eylül ayında Alman Belediyeler Konferansı Başkanı mülteci sayısı ve buna bağlı olarak masrafların aşırı ölçüde artacağını belirterek yardım çağrısı yaptı. İltica davalarının sürelerinin kısaltılmasını ve ilticası reddedilenlerin acil ve kararlı şekilde sınır dışı edilmesini talep etti. Bu talepler şimdi de PEGIDA tarafından dile getiriliyor. Ekim ayında Başbakanlıkta yapılan kriz zirvesi masrafların nasıl paylaşılacağı konusunda anlaşma sağlanamadan sona erdi. Bilindiği gibi Almanya’da iltica konusundaki harcamalar federal hükümet tarafından eyaletlere, eyaletlerden de yerel yönetim ve belediyelere havale ediliyor. 
Ancak mültecilerin bütçeye ağır yük olacağı şikayetleri çok abartılı bir şikayet. Almanya’da 80 milyon kişi yaşıyor ve 200 bin mültecinin vereceği yükten, sanki dünya batacakmış gibi, söz ediliyor. Lübnan’ın nüfusu 4 milyon ama felaket haberleri ve PEGIDA eylemleri gibi eylemler olmadan Irak ve Suriye’den gelen bir milyon mülteciyi kabul etti. İsveç, Malta, Belçika ve Luxemburg gibi ülkeler de zengin Almanya’dan daha fazla mülteci kabul etmiş durumdalar.
Devlet kurumları, bir yandan ‘hoş geldin kültürü’ iki yüzlülüğü yaparken diğer yandan artan mülteci sayısı ve ortaya çıkabilecek masrafları konu ederek PEGIDA’nın doğmasını sağladı. Medya da uygun fon müziğini yaptı. PEGIDA’nın spontane bir oluşum olmadığının bir başka kanıtı da kurucusu Bachmann’ın daha PEGIDA kurulmadan sayfasında Axel Springer Verlag’la beraber çalıştığını açıklamış olması. 

Yücel Özdemir'in yazısı: NSU’dan Pegida’ya: Irkçılıkla hesaplaşma vakti

BILD: BİZ DAHA İYİ KIŞKIRTIRIZ!
Bild gazetesi İnternet sayfasında PEGIDA’nın medyayı yalancı olarak nitelemesinin haksızlık olduğunu belirterek mülteciler ve iltica konusunun kendileri için hiçbir zaman tabu olmadığını yazıyor. Buna kanıt olarak da mültecileri konu yaptığı, onların sahtekarlığını, ne kadar mali yük olduklarını ve hatta genel olarak göçmenlerin Almanlardan daha fazla sosyal yardım aldıklarını ele aldığı manşetlerini sergiliyor. Bild, gururla biz bunu yaptık ama yalnız değildik, birçok kendini ‘ciddi’ olarak niteleyen medya organı da yaptı diyor. 

PEGIDA’YA KARŞI MÜCADELE
PEGIDA ve benzerleriyle kararlı şekilde mücadele edilmesi zorunludur. Bu mücadelenin kalıcı ve başarılı olması ise bu hareketin ardında egemen sınıfların olduğunu göstermekle ve onlarla mücadele etmekle olacaktır. Böyle bir mücadele sosyal hak gaspları, konut sıkıntısı, düşük ücretli işler, artan sömürüye de kararlı mücadeleyi kapsayacaktır. Bu mücadele ortak sürdürülmek zorundadır. Çünkü grevlerde yerli, göçmen, Hıristiyan, Müslüman, ateist herkes bir arada mücadele eder. Biz, ödlek ırkçı ve faşist sözde ‘kahramanlar’ gibi aşağıdakilere saldırmıyoruz, bizim mücadelemiz sermayeye ve egemen sınıflara yöneliktir.

PEGIDA'YI İSTİHBARAT ÖRGÜTÜ MÜ BÖLDÜ? 

PARA VE STRATEJİK DESTEK NEREDEN?
Sözde ‘spontane’ PEGIDA, bu kadar lojistik ve bu denli güçlü ses cihazları için parayı nereden buluyor? Burada da NSU olayında terör grubunun inşası için yapıldığı gibi Anayasa Mahkemesi desteği mi veriliyor, devletin parası mı akıtılıyor?
PEGIDA Şefi Bachmann’ın Hitler pozundaki resmi yayımlanınca herkes tantana yapmaya başladı. Daha önceleri de mülteci ve göçmenlerle ilgili aynı şeyler söylenmesine rağmen pek bir tepki gelmiyor, anlayışla karşılanıyordu. 
Aslında olay oy kazanmak için ortamı kızıştırmak. Bu nedenle PEGIDA, egemen sınıfın tam da aradığı birşey. PEGIDA, halkın gerçek problemlerden uzaklaştırılması için oldukça işe yarıyor. 
- Avrupa Merkez Bankası finans tekellerine 1 trilyon avro  yardım etmiş, amaç kârlarını daha da arttırmaları. Aman boş ver, sen tehlikeli yabancılarla uğraş!
- Avrupa ile Ukrayna arasındaki gerilim artıyor. Aman boş ver, sen tehlikeli yabancılarla uğraş!
- Düşük ücretler, işten atmalar, artan vergiler, ekonomik kriz? Tamam kötü ama tehlikeli yabancılar daha kötü!
- Emeklilikte yoksulluk, öğretimdeki rezalet, gençlik arasındaki işsizlik? Tamam zor konular ama daha zoru tehlikeli yabancılarla başetmek!
Bu, egemen sınıfların dinlemekten hiçbir zaman bıkmayacağı bir şarkı; ‘Kafanıza vururuz, çantamızı doldururuz...’ İşte böylece derin ekonomik krize rağmen Avrupa’da ulusal, ırkçı, faşist hareketler yeşeriyor ve hatta hükümet ortağı olabiliyorlar. 

*Kısaltarak çeviren Semra Çelik

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Oksijen sistemi çöktü, 2 hasta öldü

SONRAKİ HABER

Evrensel 25 yaşında: Gerçeklerden vazgeçmeyeceğiz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa