03 Şubat 2015 16:50

Boko Haram saldırısı: Baga'da neler yaşandı?

Nijerya'nın Baga ve Doron Baga kasabalarına Boko Haram'ın 3 Ocak'da yaptığı saldırılarda çok sayıda kadın, erkek ve çocuk öldü ama ölü sayısı bir türlü kesinleştirilemedi. Aynı gün, binlerce insan Çad gölü yakınındaki evlerini köylerini bırakıp kaçtı. BBC Çad'daki mülteci kamplarına sığınan görgü tanıklarından bazılarıyla görüşerek, o gün tam olarak neler olduğunu adım adım belirlemeye çalıştı.

Paylaş

BBC'de yer alan haberde Boko Haram savaşçıları Baga'nın batısından hücuma geçtiğinde, bir grup genç kendilerini savunmak için hemen pala, bıçak ellerine ne geçtiyse toplayıp savunmaya geçtiler ve bu aşamada başarılı da oldular.

31 yaşındaki Harun Muhammed, "Askerlerle beraber onları püskürttük" diyor.

RADİKAL İSLAMCILAR ÇEKİLMEK ZORUNDA KALMIŞ

"Kalabalık bir şekilde savunmaya geçtik" diyen 20 yaşındaki Dahiru Abdullahi Boko Haram savaşçılarının çoğunun bi tür askeri üniforma giydiğini söylüyor. Bazılarının da siyah palto ve siyah türbanları varmış.
Çöl bölgesinde türban erkeklerin yaygın olarak kullandığı bir şey. Boko Haramcılar ise bunları yüzlerini gizlemek için kullanıyorlar.
Militanların püskürtülmesinden sonra bir süre sessizlik yaşanmış ve herkes bir nefes almış, ama bu durum uzun sürmemiş.

BOKO HARAM'IN DÖNÜŞÜ

Bir kaç saat sonra Boko Haram savaşçıları yeniden saldırıya geçiyor. Hem de bu kez savaşçıların yanısıra motosikletler ve kamyonetlerden oluşan ürkünç bir motorize konvoyla saflarını güçlendirerek.

Dahiru Abdullahi, "20 kadar araçla geldiler" diyor.

Her bir kamyonette 10-15 silahlı adam var. Boko Haram'ın saldırısına tam olarak kaç savaşçının katıldığını saptamak mümkün değil ama mültecilerin tümü "yüzlerce" diyor.

Halkın arasından çıkan savunma gücü bu durumla başa çıkamıyor.

Dahiru Abdullahi "Sürekli olarak üzerimize ateş açtılar. Elimizde palalardan başka silah yoktu, kaçmak zorunda kaldık" diyor.

Harun Muhammed de "Boko Haram'ın bu ikinci saldırısı o kadar güçlüydü ki herkes canını kurtarmak için kaçmak zorunda kaldı" diye ekliyor.

Saldırıdan sağ kurtulanlar silahlı militanların, daha önceki saatlerde kendilerine bulabildikleri silahlarla direnen kasabanın gençlerine nasıl "Hadi yiğitseniz çıkın, neden savaşmıyorsunuz?" diye bağırdıklarını da anlatıyorlar.

Kasabadaki Nijerya askerleri de Boko Haram saldırısı karşısında mevzilerini bırakıp kaçmaya başlamış.

Görgü tanıkları bir çok askerin kaçarken silahlarını da bıraktığını anlatıyor.

Bu bırakılan silahları bir kısım kasabalı toplayıp direnmeye çalışmış ama iki yaşındaki oğluyla katliamdan kurtulan 20 yaşındaki Saratu Garba, "bir süre sonra onlar da karşıdaki gücün büyüklüğü karşısında geri çekilmek zorunda kaldı" diyor.

Boko Haram gücü kasaba içinde ilerlerken yaşanan kaosu da anlatıyor görgü tanıkları. Her yöne kaçışan insanları. Bir çoğu yakında Çad gölü kıyısındaki balıkçı kasabası Doron Baga'ya sığınabileceklerini düşünüyor.

DORON BAGA'YA KAÇIŞ 

Öğle vakti geldiğinde saldırı artık kaçanların yolda peşlerindeki Boko Haram milisleri tarafından yakalanıp öldürüldüğü bir ava dönüşmüş.

"Sadece kurşunlayarak değil araçlarıyla önlerine gelenleri ezerek de öldürdüler" diyor kaçarken eşinden ayrı düşen Saratu Garba.

O kadar çok ölü varmış ki kimse sayamamış.

Saratu Garba ve diğer mülteciler çok sayıda kadın, çocuk ve erkeği öldürülürken, ya da öldürüldükten sonra gördüklerini anlatıyorlar.

Çok geçmeden sığınmak için kaçılan Doron Baga'nın sokakları da cesetle doluyor. İnsanlar Çad gölü kıyısına ulaştıklarında hemen arkalarından kovalayan Boko Haram militanları onlara yetişiyor.

Dahiru Abdullahi, "Biz kayıklara binmeye çalışırken, sürekli üzerimize ateş ediyorlardı. Yanımdaki biri vurulup düştü" diyor.

Bir kısmı ateş menzilinden çıkacak kadar kürek çekmeyi başarmış ve yakındaki adacıklarda militanların gideceğini umarak beklemişler.

Ama Boko Haramcılar gitmemiş. Karanlık bastırdıktan sonra hala silah sesleri duyuluyormuş.

Bir çok mülteci uzaktan militanları evleri ateşe verdiğini izlemiş, ağaçtan oyulmuş küçük kanoları ve kayıtlarından göğe yükselen dumanları izlemişler.

Çevredeki çalılık araziye kaçmayı başaran bir kısım mülteci günler sonra Nijerya'nın başka kasaba ve kentlerine ulaşıyor.

Borno eyaletinin yönetim merkezi Maidiguri'ye kaçabilenlerin sayısını Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü Medicines San Frontieres 5 bin olarak veriyor.

Sağ kalanların bir kısmı ise kuzeye doğru giderek komşu Nijer'e geçiyor.

Çad'a şu ana kadar ulaşanların sayısı Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin verdiği rakamlara göre 15 bin.

BM yardım kuruluşu Çad gölü üzerindeki adalarda mültecilere yardım için önlem almış.

Harun Muhammed kaçış sırasında eşi ve çocuğunu kaybetmiş. "Şu anda yaşayıp yaşamadıklarını bilmiyorum" diyor.

Dahiru Abdullahi ise küçük kardeşini arıyor.

Kaçarken beraber olduğu kardeşi ve diğer dokuz genç erkekten ayrı düşmüş.

Dahiru Abdullahi, BM Mülteciler örgütü tarafından, sığındığı Çad gölü üzerindeki adadan alınıp Baga Sola kasabasının yakınındaki tozlu Dar es Selam bölgesine yerleştirilen 2 bin 500 mülteciden biri.

Baga ve Doron Baga'dan gölün Çad tarafına geçebilenler ise canlarından başka hiç bir şey kurtaramamışlar.

Üç çocuk annesi Hadice Umar'ın kocası saldırıda ölmüş. "Üzerimdeki giysilerden başka hiç bir şey alamadım. Böylece kaçtım" diyor.

Ngouboua adasında yardım kuruluşları büyük çadırlar kurmuş. Mülteciler gecenin soğuğunda tıklım tıklım çadırların kum zemininde uyuyarak hayatta kalmaya çalışıyor.

KAÇ KİŞİ ÖLDÜ: İDDİALAR VE YALANLAMALAR 

Saldırılar sırasında tam olarak kaç kişinin öldüğünü kimse bilmiyor. Uluslararası Af Örgütü Amnesty International, 2 bin kişinin öldüğünü düşünüyor ama biz bu tahmini doğrulayacak kanıtlara ulaşamadık.

Görgü tanıklarının anlattıkları ölenlerin sayısının yüzlerle ifade edilebileceğini gösteriyor ama gerçek rakamı belki de hiç bir zaman öğrenemeyeceğiz.

Nijerya hükümeti de ölü sayısını doğrulayamıyor. Ordu tarafından yapılan açıklamada Af Örgütü'nün verdiği rakamın abartılı olduğu söylendi ve "Ölenlerin sayısı 150'yi aşmıyor" denildi.

Ne var ki, Nijerya cumhurbaşkanının Ulusal Güvenlik Danışmanı Sambo Dasuki, bağımsız bir kaynaktan doğrulama ya da yalanlama gelmediği sürece Af Örgütü rakamlarını doğru sayacaklarını söyledi.
 

ÖNCEKİ HABER

'ABD'de böyle bir suç yok 'ifadesini alamayız!’

SONRAKİ HABER

Erzincan'da yolcu otobüsü şarampole devrildi: 18 yaralı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa