03 Şubat 2015 15:55

Bu ‘Taşlar’ adalete

1996’da yazılan ve 20 yıldan bu yana, 80’in üzerinde ülkede oynanan Taşlar, oyunun yazarı Avustralyalı Tom Lycos yönetmenliğinde sahneleniyor.

Paylaş

Ezgi GÖRGÜ
İstanbul

Craft Tiyatro bu sezon başlayan “Taşlar” da, 13 ve 15 yaşlarındaki iki çocuğun oyun oynarken neden oldukları olayların sorumluluğunu alıp alamayacağını, çocuk haklarını, adalet sistemini irdeliyor. Stefo Nantsou ve Tom Lycos’un yazdığı Tom Lycos’un yönettiği Okan Başar Bahar’ın çevirisiyle sahnelenen Taşlar’da Olgu Baran Kubilay, Ümit Yaşar Bekar, Erdeniz Kurucan, Çağdaş Dilber rol alıyor. 
Türkiye’nin de ‘taş atan çocuklar’ la ilgili kabarık dosyası varken ekipten İpek Bilgin’in dediği gibi bu mesele Avustralya’da yaramazlık olarak ele alınıyor, sorunun nedenleri inceleniyor, bizde olmadığı gibi.

ÇOCUK VE SİYASET YAN YANA OLMAMALI
Türkiye’de çocuk ve taş kelimeleri yan yana geldiğinde kabarık bir dosya çıkıyor karşımıza. Yaşlarından fazla hapis yatan çocukların olduğu bir ülkedeyiz. Oyunu Türkiye’de oynadığınızda içeriği biraz ‘hafifleşiyor mu’?
Türkiye’de otomatikman sosyal katman dendiği zaman politik olan bir tarafa çekiliyor. Bakın çok basit kelimeler var, yaramazlık gibi, basit bir kelime. İlla siyasal bir şey olması gerekmez.
Oyunda hemen hissediyorsunuz ki Avustralya’daki çocuklar sadece yaramazlık katmanı içinde değerlendirilirken Türkiye’de çocuk ve taş yan yana geldiği andan itibaren “sen siyasi bir şey” düşünmeye başlıyorsun. Ve tabii o, insanın içini acıtan bir şey, çocuk ve siyasetin bu kadar yan yana olması şart değildi hayatımızda. 

Taşlar 82 ülkede oynadı. Onlarca ülkede oynanması, çocuk haklarnın dünyanın gündeminde olduğunu da gösteriyor...  
İpek Bilgin (Craft Tiyatro): Bu oyun dünya üzerinde 82 ülkede oynanmış bir oyun, Avustralya’daki gerçek bir olaydan esinlenip yazılmış ve bu sebeple insanı çocuk suçları konusunda düşündürten bir oyun. En önemlisi tiyatro açısından hayal gücünü besleyen ve bir yaratı için çok malzeme gerekmediğini anlatan bir oyun. Mesela bir tek cümleyle bir binayı tarif edebilirsiniz, bir tek el hareketiyle mekanı değiştirebilirsiniz. Oyunun ilginç tarafı 11 yaş ve üstü izleyiciye hitap etmesi. 30-40 yaşında bir insan rahat bir şekilde seyredebilir. Kullanılan dilin, benim her zaman savunduğum bir usul olmasıyla da uygun bir biçimde çocuklara karşı kullanılması gereken dile benziyor. Onların boyları küçük olabilir ama hepsi birer insan. 

ÇOCUKLARIN SÖZ HAKKI OLMALI
Siz sahnede hem çocuk oluyorsunuz, hem de ‘suçlu’. Adalet sisteminin çocuğa bakışına dair düşünceleriniz neler?
Ümit Yaşar Bekar: Zaten içindeyiz, yabancısı olduğumuz bir şey değil taş atan iki çocuğun başına gelenler. Önemli olan, burada bahsettiğimiz varlıklar, çocuklar. Çocuk yani. O yüzden onlara da fikri sorulmalı, söz hakkı verilmeli. Çocuklara direkt yargılamadan, karar almadan önce neden bunlar oluyor diye sorulması gerekli.
Olgu Baran: Bu bir süreç, bu çarkın içerisinde bir yerde doğru bir şekilde müdahale edilirse devamı doğru bir şekilde gelecektir. Türkiye’de çok olay ve benzer davalar var. İnsanların bir noktada sorgulaması gerekiyor. Bunu yapanların çocuk olduğunu, gelecekteki hayatlarının bu döneme bağlı olduğunu anlamaları gerekir diye düşünüyorum. 

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Kadın cinayetinde 'iyi hal' indirimi

SONRAKİ HABER

EMEP’ten Darıca’da asgari ücret için imza standı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa