03 Şubat 2015 05:28

Çiğli İşçi Kurultayı'nın panelinde grev yasağı tartışıldı

Çiğli İşçi Kurultayının düzenlediği; metal işçilerinin grevini konu alan panelde, grevin yasaklanmasının ardından bundan sonra izlenmesi gereken yolun, fiili ve meşru mücadele hattı olduğu vurgulandı.

Paylaş

Çiğli İşçi Kurultayının düzenlediği; metal işçilerinin grevini konu alan panelde, grevin yasaklanmasının ardından bundan sonra izlenmesi gereken yolun, fiili ve meşru mücadele hattı olduğu vurgulandı.    
Evrensel Yazarı ve Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Özgür Müftüoğlu, TÜMTİS Eski Genel Başkanı Sabri Topçu ve Birleşik Metal-İş Üyesi ZF Lenförder İşyeri Baştemsilcisi Ümit Bingöl’ün konuşmacı katıldığı panel, Çiğli Belediyesi Meclis salonunda gerçekleştirildi. Paneli Schneider işçileri ile değişik fabrika ve iş kollarından işçiler ile sendika temsilcileri ve şube başkanları izledi.  
Basın-İş İşyeri Temsilcisi Yusuf Yörükler’in yönettiği panelde konuşan Ümit Bingöl, grev öncesi, Kurultay Komitesi olarak, işyerleri ve semtleri dolaşarak greve destek istediklerini anlattı. Yörükler, THY, cam işçilerinin grevleri deneyiminden aslında metal grevinin de yasaklanacağının önceden tahmin edildiğini ancak buna dair yeterli hazırlığın yapılmadığını dile getirdi. “Burada herkesin eksikliği var” diyen Bingöl, şunları söyledi: “Tabanda hazırlık oluşturulamadı ama grev yasaklandı diye geri çekilmemeliyiz. Her türlü mücadeleye hazırız.”

GREV İŞÇİ İÇİN VAZGEÇİLMEZDİR
Özgür Müftüoğlu, grevin işçi sınıfı için neden vazgeçilmez bir ihtiyaç olduğunu anlattığı konuşmasında, sermayenin ve onun devletinin grevden korkmakta haklı olduğunu ifade etti. “Grev bir mücadele yöntemidir. Metal işçisi sadece ekmeğinin bir dilim büyümesini istedi. Devlet ise bütün heybeti ile işçinin karşısına çıkıp grevini yasakladı” dedi.  
Grevi kararını işçilerin sandık koyarak aldığını vurgulayan Müftüoğlu, Grev kararından dönmeye de işçiler karar vermelidir” dedi. Müftüoğlu, genç metal işçilerinin grevdeki tutumlarından kaynaklı olarak gelecek için çok umutlandığını söyledi. 
Sabri Topçu da sözlerinde artık bundan sonra izlenmesi gereken yolun, fiili ve meşru mücadele hattı olduğunu dile getirdi. 

İŞÇİ HAZIRDI
Topçu, mevcut yasaların arkasına saklanmadan bir mücadele ortaya konulması gerektiğini aksi durumda hep kaybedileceğini vurguladı. Metal grevine ilişkin kendi görüşünün greve devam etmekten yana olduğunu belirten Topçu, “İşçi de buna hazırdı. Öbür yanı da eğer grev devam etse ve başarılı olsaydı -ki olacaktı çünkü bir buçuk gün içerisinde MESS ve siyasal iktidar bu grevi erteledi- tek tek işverenlerin MESS’ten ayrılması ve toplusözleşmeyi imzalaması ile sendikaya ekonomik risk gelmesi de ortadan kalkardı. Biz bunu 1987 yılında ambarlarda yaptık. Tek tek işverenlerle TİS yaptık” dedi. Topçu, Özal’dan bu yana gördüğü hiçbir iktidarın işçiden yana yasal düzenleme yapmadığını, yasaların işçilerden yana olmadığını belirterek, “Türkiye işçi sınıfı bir yol ayrımında. Yasaların arkasına saklanılarak siyasi iktidarın yaptığı TİS’e tabi olunuyor. Fiili ve meşru mücadele dönemi başlamalıdır” dedi. Topçu, sendikal hakları engelleyen, grevi yasaklayan bir anlayışın yapacağı anayasadan da bir hayır gelmeyeceğini dile getirdi. (İzmir/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

İPAŞ patronu işçiyi bir kalemde sildi!

SONRAKİ HABER

Tahir Elçi Vakfının Kürt sorunu panelinde ikinci gün: Sınıfsal meseleyle yüzleşilmeli

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa