02 Şubat 2015 04:55

Suriye’de değişen öncelikler

Suriye hükümeti ile muhalif grupların bir araya geldiği Moskova toplantısı, kriz sürecinde bazı şeylerin değişmekte olduğunun işareti olarak değerlendirildi. Muhalefetin tepkisinin el Kaide ve IŞİD gibi ‘yabancılar’a yöneldiği yorumu yapılıyor.

Paylaş

Ali KARATAŞ / Yusuf ERTAŞ

Suriye rejim güçleri ile muhalif grupların bir araya geldiği Moskova toplantısı, beklendiği gibi “ilerleyen tarihte yeni bir toplantının yapılmasının kararlaştırılması” haricinde somut bir karar alamadan sonuçlandı. Ancak Moskova toplantısı, kararları bakımından değil ama Suriye krizi hakkında bazı şeylerin değişmekte olduğunun işareti olarak değerlendirildi.

SUK’UN YOKLUĞU SIKINTI YARATMADI

Çeşitli muhalif yapı ve grubun temsilcileri ve muhalif şahsiyetlerin yanı sıra PYD Eşbaşkanı Salih Müslim de toplantıya katıldı. Suriye Devrimi ve Muhalefet Güçleri Ulusal Koalisyonu ise Moskova’daki görüşmelere katılmadı. Gözlemciler Ulusal Konseyin Moskova görüşmelerine katılmamasının şok etkisi yaratmadığına dikkat çekiyor. Gözlemciler, Ulusal Konsey’in görüşmelere katılmamasının öne sürdüğü gerekçelerden kaynaklanmadığı, aksine kendi içinde dahi ortak bir görüş üzerinde uzlaşamaması ve net ilkeler çerçevesinde uzlaşmış bir yapı olmamasından kaynaklandığı görüşünde birleşiyor. Bunun yanı sıra Suriye’de zeminde devam eden silahlı mücadelede bu yapının pek bir etkisinin kalmaması da çok etkili. Bu etkenler Ulusal Konsey’in yokluğunun pek de sıkıntı yaratmamasına sebep oldu.

ÖNCELİK IŞİD VE EL KAİDE

Siyasi gözlemciler zemindeki muhalif güçlerin önceliğinin değiştiğine dikkat çekiyor. El Kuds El Arabi,  Suriye Vatansever ve Demokratik Eylemler Birliği’nin Genel Sekreteri Mahmud Murray’ın, “El Kaide, IŞİD gibi terör örgütlerine karşı mücadele, muhalefetiyle iktidarı ile bütün Suriyelilerin çabasını gerektirmektedir” dediğini aktardı. Murray, Hizbullah’ın ve İran milislerinin ülkede bulunması ile ilgili sorulan soruyla ilgili olarak “Biz bütün yabancı kuvvetlerin ülkeden çıkmasını talep ediyoruz. Lakin şuan önceliğimiz el Kaide’nin, IŞİD’in ve bütün cihatçı örgütlerdeki militanların gitmesi. Bunlar Hizbullah’tan ve İran’dan daha büyük bir risk oluşturuyorlar. Eğer IŞİD, el Kaide olmasaydı bu unsurlarda olmayacaktı” dedi.

BAZI MADDELERDE UZLAŞI SAĞLANDI

Al Kuds Al Arabi, Suriye BM Daimi Temsilcisi Beşar Caferi’nin toplantıda 8 noktada uzlaşı sağlandığını söylediğini yazdı. Bu 8 nokta, “Suriye’nin bağımsızlığı, toprak bütünlüğü, siyasi çözüm” gibi maddeler içeriyor. Caferi, üzerinde uzlaşı sağlandığı belirtilen 8 noktanın hükümet tarafından kabul edildiğini duyurdu. Ancak bazı muhalif şahsiyetlerin “Moskova ilkeleri” adı verilen bu 8 noktayı kabul etmediği yönünde beyanda bulunduğu ifade edildi. Öte yandan, Birleşmiş Milletler Suriye eski Temsilcisi Ahdar el İbrahimi, Rusya el Yavm televizyonunda katıldığı canlı yayında görüşmelerin başlamasını olumlu olarak değerlendirdi. Ve görüşmelerin belli bir noktaya gelmesinin zaman alacağını ifade etti.


MOSKOVA GÖRÜŞMELERİNDEN SONUÇ ÇIKMADI

Al Kuds Al Arabi

SURİYE rejimi ve bazı muhalif grupları bir araya getiren Moskova toplantısı sona erdi. Görüşmelerde, ilerleyen tarihte yeni bir toplantının yapılmasının kararlaştırılması haricinde somut bir neticeye ulaşılamadı. Yapılması planlanan yeni toplantının tarihinin de önümüzdeki günlerde diplomatik çevreler tarafından belirlenmesi kararlaştırıldı.
Görüşmelerde Suriye yönetimini temsil eden Suriye BM Daimi Temsilcisi Beşar Caferi, bazı ilkeler üzerinde uzlaşıldığını kaydetti. Caferi, somut bir neticeye ulaşılmamasıyla ilgili olarak da, bu toplantının bir hazırlık toplantısı mahiyetinde olduğunu söyledi.
Caferi aynı zamanda, muhalefetten ortak bir görüş beyan edilmediğinin de altını çizdi. Beşar Caferi, toplantıda üzerinde uzlaşı sağlandığı belirtilen 8 noktanın hükümet tarafından kabul edildiğini de duyurdu. Bu 8 nokta, “Suriye’nin bağımsızlığı, toprak bütünlüğü, siyasi çözüm” gibi maddeler içeriyor. Ancak bazı muhalif şahsiyetlerin “Moskova ilkeleri” adı verilen bu 8 noktayı kabul etmediği yönünde beyanda bulunduğu ifade edildi. İsmini açıklamak istemeyen bir muhalif de görüşmelerin beklenenin aksine çok gergin bir ortamda gerçekleşmediğini kaydetti.
Ulusal Koalisyon’un bu toplantıya katılmamasından dolayı ise görüşmelerin istenilen (beklenen) şekilde geçmediği belirtildi. Muhalif kaynaklar, görüşmelerde insani konular ve ülkede insani ihtiyaçların karşılanması üzerinde odaklandığını kaydetti.


SİLAHLAR DEVLETİN ELİNDE TOPLANSIN

Al Kuds Al Arabi

MOSKOVA’da buluşan Suriye Muhalifleri yaptırımların yükseltilmesi ve silahın Devletin elinde toplanmasında anlaştı. Suriye Vatansever ve Demokratik Eylemler Birliği’nin Genel Sekreteri Mahmud Murray, Perşembe günü Suriye iktidarının temsilcilerine sunmak üzere bir müsvedde üzerinde anlaştıklarını açıkladı.
Murray, Al Kuds Al Arabi gazetesinde yer alan habere göre muhalifler arasındaki ayrılıklar geçiş hükümeti ve silahların sınırlandırılması merkezli. Burada Kürt halk savunma güçleri gibi kendi bölgelerini koruyan milisler var. Görüş ayrılığı silahın askerler yerine devletin elinde tutulması noktasında dedi.
Murray, Esad’ın geleceğinin konu edilmediğini bu toplantının “siyasi diyalogun başlangıcı olduğunu, iktidar ile muhalefet arasında bir müzakere olmadığını” söyledi.


Şİİ MUHALİF LİDERİN MAHKEMESİ OLAYLI BAŞLADI

Rai Al Yavm

BAHREYN’deki muhalefetin lideri Şeyh Ali Selman, geçen Çarşamba günü Manama’da yapılan mahkemenin açılışında kendisine yöneltilen “rejimi zorla devirme” suçlamalarını reddetti. Selman’ın liderlik yaptığı İslami Ulusal Uyum Topluluğu’nun yaptığı açıklamaya göre Hâkim, Selman’ın 25 Şubatta tekrar mahkemeye çıkarılmasına karar verdi. Adli makamların verdiği bilgilere göre avukatları onun serbest bırakılmasını talep etti.  

Şİİ YERLEŞİM YERLERİNDE OLAYLAR ÇIKTI
Mahkemeden saatler sonra Şeyh Ali Süleyman’ın Manama’daki evinin yakınlarında Şiilerin yaşadığı bölgelerde çatışmalar çıktı. Görgü tanıklarına göre güvenlik güçleri toplanan yüzlerce göstericiyi gaz bombaları ile dağıttı. İlk duruşma sıkı güvenlik önlemleri alınarak ve yabancı ülkelerin büyükelçileri katılımıyla gerçekleşti.
Onu savunan avukatlardan Celile el Seyd ona yöneltilen suçlamaları reddetti ve Bahreyn’in bir  “Monarşi” olduğunu ve Selman’ın “anayasal bir iktidara” dönüşmesini talep ettiğini söyledi. Celile, Mahkeme dosyasında yer alan konuşmalarındaki değiştirmelere bakıldığında adil bir yargılamanın mümkün olmadığını ekledi.
49 yaşındaki Selman, yaptığı konuşmaların ardından Bahreyn iktidarının “halkı nefretle kışkırtmak”  suçlamaları ile 28 Aralık 2014’te tutuklanmıştı. 9 Ocakta yapılan suçlamalarda ise “düzeni meşru olmayan yollardan, zorla devirmek” suçlamalarına maruz kaldı.
Selmanın liderlik yaptığı Uyum topluluğu 2011’den bu yana Bahreyn’de El Halifa ailesinin elinde bulunan iktidarın “Anayasal bir biçime” dönüşmesini talep ediyor.


KÜRTLERiN KOBANİ ZAFERİ TÜRK POLİTİKASI İÇİN YENİLGİ

Amberin ZAMAN
Al Monitor

KOBANİ’nin kurtuluşu başta Türkiye olmak üzere İran, Irak ve Suriye’de coşkuyla kutlandı. 133 gün süren zorlu bir direniş ile kazanılan zafer, kimlik hakları için yıllardır devam eden mücadelede bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Bazı analistler Kobani’de kesin kazananların PKK ve onun lideri Abdullah Öcalan olduğunu, kaybedenlerin ise sadece IŞİD değil onun yanı sıra Türkiye olduğunu söylüyor.


LÜBNAN’DAN İSRAİL’E KINAMA TALEBİ

Al Kuds Al Arabi

LÜBNAN, Birleşmiş Milletlere yaptığı resmi başvuruda İsrail’in Lübnan topraklarını bombalamasını kınamasını talep etti.
Lübnan Dışişleri Bakanlığı Cuma günü Birleşmiş Milletlere sert ifadelerle Hizbullah’ın devriyelere saldırısından iki gün sonra ülkenin güneyindeki İsrail bombardımanlarını şikayet etti. 18 Ocakta Suriye’nin Kunaytra bölgesinde gerçekleşen bombalamalarda 6 Hizbullah militanı öldürülmüş ve örgüt İsrail’i sorumlu tutmuştu. Hizbullah, 28 Ocak Çarşamba günü misilleme yaparak çok sayıda İsrail askerini öldürdüğünü ve İsrail’in zırhlı araçlarını tahrip ettiğini duyurdu.
Öte yandan Hizbullah Lideri Hasan Nasrallah Cuma günü yaptığı konuşmada Saldırganlık ve suikast karşısında artık çatışma kuralları diye bir şeyin kalmadığını söyledi. Nasrallah,  İsrail saldırganlığına karşı gerektiği her yer, zaman ve şekilde cevap verecekleri tehdidinde bulundu.


MISIR’DAKİ SALDIRILAR...

SİNA yarımadasındaki saldırılarda en az 44 kişinin öldüğü belirtildi. Yaralı sayısıyla ilgili ise çelişkili rakamlar veriliyor.
Al Vatan Al Arabi, Perşembe akşamı Askeri merkezlere yönelik yapılan kanlı saldırıların ardından Mısır ordusunun Kuzey Sina’da Ensar Beytelmakdis olarak bilinen “Sina Devleti” örgütü üyelerine yönelik karşıt saldırı başlattığını yazdı. Gazete resmi olmayan bilgilere göre, Kuzey Sina’da eş zamanlı terörist saldırılarda ölenlerin sayısının 44’e yaralı sayısının da 85’e yükseldiğini aktardı.
Sağlık Bakanlığı’nın konuyla ilgili aydınlatıcı ve net bir açıklama yapmaması ise dikkat çekiyor. Saldırılar Ensar Beyt el Makdis tarafından üstlenilse de ordu İhvan’ı da suçladı.
Ordu sözcüsü yaptığı açıklamada bu saldırıların, İhvan’ın 25 Ocak Devrimi’nin yıldönümünde kaos yaratma çabalarının boşa çıkmasından sonra meydana geldiğini söyledi.

IŞİD’İN SİNA’DAKİ ETKİNLİĞİ ARTTI

El Cezire TV bölgedeki kaynaklarına dayandırdığı haberinde Ensar Beyt el Makdis örgütünün Sina’daki etkinliğinin arttığına dikkati çekti.
El Cezire, Ensar Beyt el Makdis örgütünün daha önce sınır bölgesi Refah ve Şeyh Züveyd’te etkili olduğunu ancak şimdi Kuzey Sinan’ın merkezi El Ariş’te bu kadar büyük eylemler yaptığını ve bölgedeki etkinliğini artırdığını belirtti.
Bu durum, IŞİD’in Sina yarımadasındaki etkinliğinin artması olarak yorumlanıyor.
Öte yandan cumhurbaşkanı Sisi Etiyopya ziyaretini yarıda kesip gelişmeleri takip etmek üzere Mısır’a döndü.
Mısır’da yayın yapan Tahrir gazetesi ise, devlet televizyonunun meydana gelen saldırıları görmezden gelip dizi yayınlamaya devam etmesine dikkat çekti.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Peşmerge komutanları savaştan sonra yargılanacak

SONRAKİ HABER

YSK, Ceylanpınar Belediye Başkanı Abdullah Aksak’ın mazbatası iptal etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa