30 Ocak 2015 04:58

‘Çocuk paketi değil, güvenceli çalışma paketi istiyoruz’

AKP’nin Aile ve Dinamik Nüfusun Korunması Programı meclis gündemine alelacele getirildi. Kreş teşviki, üç çocuk için dağıtılacak paralar, yarı zamanlı çalışma, istihdam büroları... Pakette madde çok. Peki, yıllarca hiçbir güvencesi olmadan çalışan kadın işçilere, ne memlekette ne işte kaydı olmayan göçmen işçilere bu maddelerden ne düşecek? Kayıt dışılığın ve göçmen işçiliğin başkenti İstanbul Çağlayan’a kadınların ne düşündüğünü öğrenmek üzere gidiyoruz.

Paylaş

Sema BARBAROS
Leyla GÜZEL
İstanbul

AKP Hükümetinin  Aile ve Dinamik Nüfusun Korunması Programı meclis gündemine alelacele getirildi. Kreş teşviki, üç çocuk için dağıtılacak paralar, yarı zamanlı çalışma, istihdam büroları... Pakette madde çok. Peki, yıllarca hiçbir güvencesi olmadan çalışan kadın işçilere, ne memlekette ne işte kaydı olmayan göçmen işçilere bu maddelerden ne düşecek? Kayıt dışılığın ve göçmen işçiliğin başkenti İstanbul Çağlayan’a kadınların ne düşündüğünü öğrenmek üzere gidiyoruz. 

Kadınlarla buluşmak kolay olmuyor. 12 saat çalışma, akşam evde çocuk ve kocanın derdi, hafta sonları ev işleri derken en uygun vakit  öğle arasında yemek için ayrılan 1 saat oluyor. 

Önce paketin içeriğini anlatıyoruz onlara.  En çok ilgilerini çeken konu, çocuk başına ödenecek paralar ve kreş. “Ama”sı var. Onlar kayıt dışı çalıştıkları için bütün bu maddeler çok uzaklarında kalmış durumda. Hiç görünmedikleri bu tartışmada bu kadınlar için asıl olan kayıt altına alınarak çalışmak oluyor. 10 yıldır tekstilde çalışan Nazlı da, üç yıllık işçi Canan da, Moğolistanlı Delgirmaa da aynı şeyi söylüyor. 

‘PROGRAMIN BENDE TEK CÜMLELİK HATIRI YOK’ 

Nazlı 8. sınıfta bırakmış okumayı. Haftada 350 liraya  çalışıyor. 10 yıldır tekstil işçiliği yapıyor. İki çocuğu var. Çocukları soruyoruz. “Allah’a emanet evde. Birbirlerine bakıyorlar. Biri 5 yaşında ona bakan 8. Aklım sürekli onlarda” diyor. ‘Aile paketi’ni konuşuyoruz sonra. Nazlı hükümete soruyor: “Kadınlara paket hazırlamışlar, peki bizim gibi kayıtsız kadınlara önerileri var mı?” 38 yaşındaki Nazlı bu işten önce de uzun yıllar tarlada çalışmış, Denizli, İzmir, Manisa, Bursa’da... Sonra yolları Çağlayan’a düşünce tekstilden başka çalışacak iş bulamamış. “Ekonomimize bir katkıları olacaksa asgari ücreti geçinebilir hale getirsinler” diyor Nazlı ve devam ediyor: “Ailelere önem veriyorlar ya hani, sadece kendi ailelerine. Onları saraylarda yaşatıyorlar. Bize reva görülen saraydaki bir bardak parası bile değil.” Nazlı’nın yaklaşık 15 bin lira kredi borcu da var. Ancak ödeyemediğini söylüyor: “Nasıl ödeyeyim? Haftalığı aldığım gibi bitiyor. Çocukların istediklerini bile karşılayamıyorum. Durumum buyken sayılan maddelerin benim hayatımda tek cümlelik bile hatırı yok” diyor. 

‘BİZE AKIL VERMEYİN!’

Canan da 3 yıldır tekstilde çalışıyor. 18 yaşında. Onun tek talebi sigortalı çalışmak. Nazlı anlattıkça Canan’ın da gözlerindeki gelecek  kaygısı görmek mümkün oldu. Pakete dair hiç bir fikri yok. Pazar günü de dahil 12 saat çalışıyor, hafta içi tekstilde, hafta sonu ise mağaza ya da stantlarda çalışıyor. “3 çocuk doğurmayı düşünür müsün?” sorusuna “Bu ekonomide doğurmak istemem. Zaten bakmak istesem geçimim zor olur, çalışsam bakanım olmaz. Evlensem herhalde ancak kendim gibi biriyle evlenirim. İkimizin kazandığıyla kreşe verdik diyelim. Bütün bunlar ortadayken devlet bana bir çeyrek verse ne olur?” diye soruyor. Canan hükümetin kadınlara öğütler vermesinden sıkıldığını söylüyor ve “Bunca işin altından biz kalkıyoruz, nasıl yapıyorsunuz diye bize sormuyorlar da akıl veriyorlar” diyor. 

YA GÖÇMEN KADINLARIN DERDİ?

Moğolistanlı Delgirmaa ile anlaşmamız epey zor oluyor. Dil probleminin yanı sıra bir de “koca” problemi var, bize soru bile sordurtmuyor. Tek odalı bir evde iki aile yaşıyorlar. Delgirmaa 8 aylık hamile, hem de 4. çocuğuna. Başvurduğu hastanelerde normal doğum için 600, sezaryen için 1200 lira istemişler. Bu rakam Delgirmaa için 4 aylık kira parası. Annesini getirmeyi planlıyor memleketten, çünkü bebek ayını doldurduğunda çalışmak zorunda Delgirmaa. Zaten iki aile kaldıkları bu evde anne de gelince nasıl yaşayacakları sorusuna bir cevabı yok. Çünkü çalışmaktan başka çıkış yolu yok. Hükümetin kadınlara yönelik paketinden Delgirmaa’nın da hiç haberi yok. Zaten Davutoğlu’nun açıkladığı pakette ne kayıt dışı çalışan kadın işçiler ne de mülteci, göçmen kadınlar var. Kadınlar bütün maddeleri bilmeseler de işin bu kısmına oldukça vakıflar. Hükümetten de çok büyük beklenti içine girmiyorlar. 

 

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Grev alanına insan akını olmalı

SONRAKİ HABER

Ceren Özdemir'in ardından: Bale öğretmeni olmak istiyordu, hayatını sanata adamıştı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa