29 Ocak 2015 20:19

Bir direnişin anatomisi: Kobanê

Kobanê merkezi tamamen IŞİD’den temizlendi. Zaferin üzerinden gün geçmeden IŞİD’in bulunduğu Kobanê köylerine de operasyonlar başladı ve köyler IŞİD'den temizleniyor. Kobanê’de savaş köylerde devam edecek. Kobanê’deki büyük savaştan geriye belki filmlerde görmeye alışkın olduğumuz harabe bir kent görüntüsü kaldı ancak Kürtler, yeniden inşa için umutsuz değil. Kobanê’ye dair unutulması gereken; ödenen büyük bedeldir. 20’li yaşlarda Kobanê savunmasında yaşamını yitiren yüzlerce Kürt genci, bu zaferin sahibi, mimarıdır. Bu yazı o gençlerin, mimarı olduğu zaferin yazısıdır.

Paylaş

Faruk AYYILDIZ

Kobanê’deki savaş kamuoyunun gündemine Eylül ayında otursa da ilk saldırıların tarihi Temmuz ayıydı. Rakka ve Cerablus gibi stratejik öneme sahip kentleri de elinde bulunduran IŞİD, Haziran 2014’te Musul’u ele geçirdi. Musul’dan ele geçirdiği ağır silahlar ile Kobanê’yi kuşatmaya başlayan IŞİD, ilk büyük saldırısını 2 Temmuz’da başlattı. IŞİD’in bu büyük saldırıyla Rojava devriminin yıldönümü olan 19 Temmuz’a kadar kenti alıp, bayram namazını Kobanê’de kılmak istediği çokça haberlere konu olmuştu. 
Doğu cephesinde ağır silah, füze ve tanklarla başlayan büyük saldırı dalgası bir ay boyunca devam etti. Doğu Cephesinin coğrafik koşullarından da faydalanan IŞİD’e karşı YPG/YPJ savaşçıları kalaşnikof ile karşı koyuyordu. Doğu Cephesinde bunlar olurken, Batı cephesinde  sert YPG direnişi, IŞİD’in rahat ilerleyişini durdurmuştu. Aynı şekilde Güney cephesindeki durum da Doğu Cephesine göre daha iyiydi. 2 Temmuz’da başlayan ve yaklaşık bir ay süren ağır saldırı, Temmuz’un sonunda kırılmıştı. 

EYLÜL SALDIRILARI BAŞLIYOR

Ağustos ayı ortalarında Suriye rejimine ait bir askeri üssü ele geçiren IŞİD, buradan elde ettiği ağır silahlarla Eylül’ün ilk haftasında Kobanê’ye doğru ciddi silah sevkıyatı gerçekleştirdi. 15 Eylül’e girdiğimizde ise Kobanê’ye yönelik büyük saldırı başladı. YPG savunma hattı Kobanê merkezinin yaklaşık 40 km dışında kalıyordu. Bu saldırıyla birlikte cephe sayısı 3’ten 5’e yükselirken, IŞİD’in sayısız tankı Kobanê’ye getirmişti. Büyüyen saldırılar köy köy direnişi de yanında getirdi. Saldırılar ikinci haftasına girerken, YPG güçleri saldırı altında bulunan köylerdeki sivilleri tahliye etti. Bu tahliyeyle birlikte IŞİD’in ağır silah gücüne karşın YPG güçleri de taktiksel olarak geri çekildi. Eylül ayının sonuna doğru Doğu ve Güney cephesindeki saldırılarını yoğunlaştıran IŞİD, kent merkezine buralardan girmeyi hedefliyordu. 

ŞEHİR SAVAŞI VE ARÎN MÎRKAN

Eylül ayının sonlarına doğru ‘şehir savaşı’ da gündeme geldi. ‘IŞİD, Kobanê’ye girdi mi, girecek mi?’ tartışmalarının arasında YPG bir taraftan da kent savaşına hazırlık yapıyordu. IŞİD, Kobanê’ye girmeye çalışırken stratejik öneme sahip Miştenûr tepesine de saldırılarını yoğunlaştırmış ve Miştenûr’u almıştı. Miştenûr tepesinin IŞİD’in eline geçtiği gün; Arîn Mîrkan ismi duyulmuştu. IŞİD’in tepeyi ele geçirmesine karşılık feda eylemi gerçekleştiren YPJ komutanı Arîn Mîrkan, Kürdistan’ın genç kız ve oğulları arasında bir efsane olmuştu. Arîn’in bu eylemi, IŞİD’in Kobanê’yi kolay kolay alamayacağının da işaret fişeği olmuştu. IŞİD’in tepeye saldırısında MLKP savaşçısı Paramaz da (Suphi Nejat Ağırnaslı) yaşamını yitirenler arasındaydı.

IŞİD KOBANÊ’YE GİRDİ...

IŞİD, Doğu Cephesinden Kobanê’ye girmişti artık. Ana akım Türk medyasının hevesle, heyecanla ‘IŞİD, Kobanê’de’ başlıklı haber verdiği günlerdeydik. Ancak YPG’nin şehir savaşında IŞİD’e üstünlük sağlayacağı fikrini taşıyanların sayısı da azımsanmayacak kadar çoktu. Ağır silahtan yoksun YPG/YPJ güçleri ile IŞİD arasındaki savaş sokak sokak, ev ev devam ediyordu. YPG Basın Merkezi ve alandaki gazetecilerin paylaştığı çok fotoğraftan da bunu görmüştük, geçişler için evler arası duvarlarda kocaman delikler vardı. Tam da bu günlerde YPG komutanlarından Diyar Bagok, IŞİD’e karşı uzunca bir direnişin ardından asayiş binasında yaşamını yitirmişti. 

‘DÜŞTÜ, DÜŞECEK...’

‘Kobanê düştü, düşecek’ tartışmaları arasında YPG/YPJ komutanları son mermilerine kadar direneceklerini anlatıyordu. 8 Ekim’de koalisyon uçakları Kobanê’deki IŞİD hedeflerini vurmaya başladı. Kasım ayı başında Peşmerge’nin belirli ağır silahlarla Kobanê’ye geçişi ve koalisyon uçaklarının bombardımanı savaşı bitirmese de; Kobanê’nin artık düşmeyeceğini göstermişti. Yine de IŞİD vazgeçmeyerek, ağır saldırılarını uzun süre devam ettirmiş, özellikle Mürşitpınar Sınır Kapısı’nı alabilmek için saldırmıştı. Ağır silahlar, canlı bombalı eylemlere rağmen istediğini alamayan IŞİD için artık gerileme de başladı.

MEKTABA REŞ’İN ÖNEMİ

Aralık ayına girdiğimizde ise YPG, savunma pozisyonundan çıkarak Kobanê’yi IŞİD’den temizleme operasyonunu başlattı. Aralık ayının son haftasında YPG'nin işgal altında bulunan birçok sokak ve stratejik konumdaki Yermuk okulunu kurtarmasıyla ciddi ilerleme kaydetti. Stratejik öneme sahip Mektaba Reş'in özgürleşmesi, IŞİD’in Kobanê’den sökülüp atılacağının somut göstergelerinden birisi oldu. 

‘KOBANÊ ARTIK ÖZGÜR’

Tarihler 19 Ocak’ı gösterdiğinde ise savaşın en önemli hamlelerinden birisi gerçekleşti ve Miştenûr tepesi IŞİD’den temizlendi. Miştenûr’un alınması ‘Kobanê’deki savaşın kaderini etkileyecek’ şeklinde yorumlanırken, müjdeyi 25 Ocak’ta YPG Doğu Cephesi Komutanlarından Mazlum Kobanê verdi. Komutan Mazlum, ‘IŞİD, sadece dört sokakta kaldı. Bu dört sokağı da temizleyerek halkımıza Kobanê’nin zaferini müjdeleyeceğiz’ diyordu. Mazlum komutanın açıklamasının üzerinden henüz bir gün geçmemişti ki, doğu cephesindeki son nokta olan Kaniya Kurda Tepesi'nin IŞİD’den temizlendiği haberi geldi. Kaniya Kurda tepesinin ardından  Kobanê’nin güneydoğusunda yer alan Miktel mahallesinin son noktası Qesra Bozan Beg çetelerden temizlendi. Ardından Helincê yolunun doğu bölgesi IŞİD’den kurtarıldı. Tüm bu ilerleme ve haber trafiğinin ardından beklenen müjde geldi: ‘Kobanê artık özgür.’ 

 

Reklam
ÖNCEKİ HABER

'Çözüm süreci toplantısı' başladı

SONRAKİ HABER

Erdoğan Londra'da konuştu: Biz orayı temizleyene kadar çıkmayacağız

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa