12 Eylül dönemi gibi!

12 Eylül dönemi gibi!

Dicle Haber Ajansı (DİHA) Muhabiri Emine Altınkaya’nın yargılandığı davanın ikinci duruşmasına jandarma zulmü damga vurdu. Duruşma için Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesine getirilen 11 tutuklu sanığa jandarma tarafından dayak atıldı. Mahkeme Başkanının da tepki gösterdiği olayda, duruşmayı izleyen aileler de şiddetten nasibini aldı. 12 Eylül d

Şiar Can Şener

KÜRTÇE SAVUNMA GERGİNLİĞİ

27 Kasım 2010’da takip ettiği bir etkinlik nedeniyle tutuklanan Emine Altınkaya’yla birlikte 11’i tutuklu 41 kişinin yargılandığı davanın ikinci duruşması önceki gün Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

Bir önceki duruşma Kürtçe savunma yapacakları gerekçesiyle savunma veremeyen bazı sanıklar, isimleri okunduğu sırada, Kürtçe “Ez li virim” (Buradayım) diyerek karşılık verdi. Mahkeme heyeti sanıkların salondan atılmasını istedi. Jandarmanın hareketlenmesiyle birlikte salonda gerginlik çıktı. Duruma itiraz eden avukatlar mahkemenin, Kürtçe savunmaya izin vermese bile sanıkları ifadelerinden dolayı dışarı atamayacağını, ancak tutanak tutturabileceğini söylediler. Bu itiraz sonrasında mahkeme heyeti tutumundan vazgeçti.

NEDEN KÜRTÇE?

Ardından sanıklar neden Kürtçe savunmada ısrar ettiklerine ilişkin kendi el yazılarıyla hazırladıkları dilekçeleri mahkemeye sundu. Dilekçesini okuyan Mehmet Can Temel, Kürtçe savunma yapma isteklerinin siyasi bir tutum ve inatlaşma olmadığını, aksine insani bir talep olduğunu dile getirdi. Temel, “Burada herhangi bir dilde savunma yapmak isteyen bir İngiliz ya da başka bir kökenden başka birine bu şartlar sağlanıyor ancak bu ülkenin vatandaşları olan Kürtlere çok görülüyor” dedi. Temel, ana dilinde savunma hakkının başta Anayasanın 90. maddesi olmak üzere bir çok ulusal ve uluslararası mevzuatla güvence altında olduğunu söyledi.

MAHKEME BAŞKANI JANDARMAYI DURDURAMADI

Savunmaların bitmesinden sonra mahkeme heyeti karar için duruşmaya ara verdi. Bu esnada Jandarma duruşma salonundaki sanıklara ellerindeki coplarla saldırmaya başladı. Ailelerin de araya girmesiyle olay büyürken, Gazeteci Emine Altınkaya ve diğer sanıklar ile aileler jandarma tarafından darp edildi. Jandarma mahkeme salonunun kırılan tahta sandalyelerini bile sanıkları dövmek için kullandı. Mahkeme Başkanının tepkisi de jandarmayı durduramadı. Dayak sonrası dışarı çıkarılan tutuklu sanıklar, duruşmaya getirildikleri ring aracına bindirildiler. Jandarma şiddetinin ring aracında da devam ettiği öğrenildi.

KARAR SONRASI DA DAYAK!

Mahkeme salonunda da gerginlik sürdü. Hakimin sanıklar karşısında olmadan kararı açıklamak istemesine avukatlar itiraz etti. İtirazları kabul etmeyen mahkeme başkanı, Gazeteci Emine Altınkaya ve diğer 10 tutuklunun, tutukluluk hallerinin devam etmesine karar verdi. Duruma itiraz eden avukatlar, “Sanıkların can güvenliğinden kuşkulanıyoruz” diyerek sanıkların salona getirilmesini istedi. Bu talebi de reddeden mahkeme heyeti, “Artık cezaevi savcısına başvurabilirler” diye cevap verdi. Duruşma 20 Eylül 2011 tarihine ertelendi. (Ankara/EVRENSEL)


HASTANELİK ETTİLER

Tutuklu sanıkların Sincan F Tipi Kapalı Cezaevine götürülürken de Jandarma’nın saldırısına uğradığı ve ağır yaralandıkları öğrenildi. Tutukluların gözleri morarmış, kaşı patlamış, burnu kırılmış şekilde cezaevine getirildiğini gören cezaevi doktoru, yaralı 10 kişiyi Sincan Devlet Hastanesine sevk etti. Tutuklar ayakta tedavi edildikten sonra Sincan F Tipi Cezaevine tekrar götürüldüler. Tutukluların avukatları ise Adli Tıp Kurumuna başvurarak, tutukluların darp raporunu almak istediler. Avukatlar raporu aldıktan sonra jandarma görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunacak.


‘GAZETECİYE ZULÜM 2 KAT ARTMIŞTIR’

Gazetecilere Özgürlük Platformu Dönem Sözcüsü ve Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Ahmet Abakay, duruşmayı DİHA Muhabiri Emine Altınkaya ile dayanışma amacıyla takip edenler arasındaydı. Altınkaya’nın haber yaparken gözaltına alınıp tutuklandığını hatırlatan Abakay, mahkemede yaşanan “tartışma” nedeniyle Altınkaya’nın 2 ay daha tutuklu kalacağını bildirdi. Terörle Mücadele Yasası kapsamında yapılan yargılamaların mahkumiyete dönüştüğüne dikkat çeken Abakay, AKP Hükümetinin 2006 yılında yasada yaptığı değişikliklerin mağduriyetleri arttırdığını söyledi. Sanıkların Kürtçe savunma yapmak istemesi sonrası mahkeme heyetinin ortamı gerdiğini de belirten Abakay, “Savunmanızı ha Kürtçe, ha Türkçe, İngilizce, Fransızca yapmışsınız. Önemli olan sizin, mahkeme heyeti olarak demokratik bir bakış açısına sahip olmanız ve savunmaları hangi dilde yapılırsa yapılsın kabul etmenizdir” dedi. Abakay, “Türkiye’de demokratik ortamın sağlanamayışının bir örneğini yaşadık. Jandarma komutanı şiddete başvurmayabilirdi. Böylece hem Tutuklu Gazeteci Emine Altınkaya 2 ay daha suçsuz olmasına karşın cezaevinde kalacak, hem de jandarma tarafından diğer sanıklar dayak yemiş oldu. Gazeteciye iki kat zulüm yapılmıştır” diye konuştu.

www.evrensel.net