27 Ocak 2015 08:22

Mısır'da neler oluyor?

Mısır’da Hüsnü Mübarek diktatörlüğüne son veren 25 Ocak devriminin 4’üncü yılında polis terör estirdi. Tahrir Meydanı yakınlarında düzenlenen eylemde Sosyalist Halk İttifakından Şeyma Sabbağ adlı 33 yaşındaki bir eylemci, başından ve boynundan pompalı tüfekle yaralanması sonucu hayatını kaybetti.

Paylaş

Ali KARATAŞ

Mısır’da Hüsnü Mübarek diktatörlüğüne son veren 25 Ocak devriminin 4’üncü yılında polis terör estirdi. Tahrir Meydanı yakınlarında düzenlenen eylemde Sosyalist Halk İttifakından Şeyma Sabbağ adlı 33 yaşındaki bir eylemci, başından ve boynundan pompalı tüfekle yaralanması sonucu hayatını kaybetti. Mısır’ın farklı illerinde düzenlenen gösterilerde yapılan müdahalelerde 18 kişinin hayatını kaybettiği, onlarca yaralı olduğu bildiriliyor. 
Mısır’ın farklı gazetelerinde konuyu işleyen yazarlar gösterilerin barışçıl olduğuna özellikle vurgu yaparak İçişleri Bakanını göreve çağırdılar. Peki Mısır güvenlik güçleri barışçıl olan bu gösterilere niye bu kadar sert müdahale etti? Mısır’da gerçekten neler oluyor? 

DÖRT YILDA ÜÇ İKTİDAR

Yaşanan gelişmelerin daha iyi anlaşılması için Mısır’da son dört yılda yaşanan baş döndüren gelişmelere kısaca bakmakta fayda var. Dört yıl önce halk Kahire başta olmak üzere Mısır’ın bütün şehirlerinde “şaab yurid iskat nizam” (Halk düzenin yıkılmasını istiyor) sloganı ile sokağa çıkmış ve Mübarek’i devirmeden evine dönmemişti.
Mübarek’in devrilmesinden sonra yönetimi ordu devraldı. Askeri Konsey Başkanı Muhammed Hüseyin Tantavi, Hüsnü Mübarek’in yerini aldı ve böylece ordunun iktidarının dönemi başladı. Aslında ordunun seçimlere gitme ve yönetimi demokratik yollardan bir hükümete devretmeye niyeti yoktu. Fakat Mısır halkı ve özellikle Mısır gençliği ordunun yönetimi bırakmama niyetini anlayınca bu sefer seçimlerin yapılması talebiyle orduya karşı sokaklara döküldü. Çünkü Mısır halkı Mübarek’i ordu yönetimi ele alsın diye devirmemişti Bunun üzerine seçimlerin yapılması kararı alındı.

Ordunun bir yılı aşan iktidarından sonra 2012 mayısında seçime gidildi.Yapılan seçime olan ilgi oldukça düşüktü, katılım yüzde 46.42 düzeylerinde kaldı. Seçimlerde, Müslüman Kardeşler’in (İhvan) kurduğu Özgürlük ve Adalet Partisinden Muhammed Mursi ve Mübarek döneminde sivil havacılıktan sorumlu bakan olan Ahmet Şefik en çok oyu alarak ikinci tur seçimlere kaldı. İkinci turda seçimi İhvan’ın Adayı Mursi kazandı. Bu seçim öncesinde bir araya gelen liberaller ve solcular Cephet’ül İnkaz (Kurtuluş Cephesi) adıyla birleşti ve bu seçimde İhvana karşı Ahmet Şefik’i destekledi. 

İHVAN’A İRHAL

Ama İhvan’ın iktidarı çok uzun sürmedi, 80 yıllık iktidar rüyası 1 yılda bitti. İhvan’ın iktidarı döneminde gençler Tammarrud (İsyan) adlı bir harekette birleşti. İhvan’ın iktidarda birinci yılını doldurmasına yakın, İhvan’ın iktidarı bırakması için 25 milyona yakın imza topladılar ve 30 Haziran 2013’te kimi gözlemcilere 20, kimilerine göre 30 milyon Mısırlı İhvan’a “irhal” (git) dedi. Tabii milyonların “irhal” demesinin sebepleri vardı. Bunların başında düzelmeyen ekonomi, İhvanın bürokraside kadrolaşması, zorla anayasayı değiştirmesi, siyasi suikastlar gibi nedenler mevcuttu.

Bundan sonra Mısır ordusundan gelen açıklama ise garip oldu. Bugün cumhurbaşkanı olan Abdulfettah el Sisi o zaman ordunun genelkurmay başkanıydı. Ordu, milyonları bulan gösterilerden sonra “Halkın taleplerinin karşılanması” için Mursi’ye 48 saat verdi. Burada garip olan Amerikancılığı tescilli, halkın karşısında olan bir kurumun “halkın taleplerinin” savunucusu bir pozisyondaymış gibi bir açıklama yapması ve sonrasında “darbe ” ile yönetime el koymasıydı. 

Darbeden yaklaşık 11 ay sonra gerçekleştirilen seçimlerde iki aday ortaya çıktı. Bunlardan birincisi Genelkurmay Başkanı Abdulfettah el Sisi iken diğeri Nasırcı Hamdan Sabahi oldu. İhvan ve 6 Nisan Gençlik Hareketi seçimleri boykot ederek katılmadı. 
Buna karşılık Selefilerin Nur Partisi başta olmak üzere Cephet’ül İnkaz (Kurtuluş Cephesi) General Sisi’yi destekledi. Gençlerin oluşturduğu “Tamarrud” hareketi ise Sisi ile Nasırcı olarak bilinen Hamdan Sabahi arasında bölündü. Ama ana kitlesi Sisi’yi destekledi. Seçimi kazanmasıyla böylece Sisi dönemi başlamış oldu.

25 OCAK’A MÜDAHALE DÖNÜM NOKTASI

Cumhurbaşkanı Sisi göreve başladığı günden bu yana Mübarek kliğinin devamı olduğunu her adımda kanıtladı.
n İsrail’in geçen yıl temmuz ayında binlerce kişinin öldüğü ve yaralandığı saldırıları, Mısır İstihbarat Şefi Muhammed Ferid el Tabani’nin İsrail ile müttefik olduklarını açıkladığı İsrail ziyaretinden bir hafta sonra geldi. Sisi’nin başında olduğu Mısır yaralılarla dolup taşan Refah sınır kapısını açmadı.

* Mübarek, 25 Ocak devrimi sırasında ölenlerle ilgili yargılandığı davalardan Sisi döneminde aklandı.

* İki hafta önce binlerce Mahalla tekstil işçisi alacakları ve pamuk üzerindeki sübvansyonların kaldırılması talebi ile greve gitti. 

* Sisi, 25 Ocak’ın yıl dönümü öncesini Tahrir Meydanı’nı kapatarak burada yapılacak gösterileri yasakladı. 
Fakat son olarak yapılan katliamın farklı bir önemi var. Çünkü Sisi genelkurmay başkanı iken halkın taleplerinin gerçekleştirilmesi gerekçesiyle Muhammed Mursi iktidarını darbe ile iktidardan indirmiş ve halkın büyük bir bölümünün sempatisini kazanmıştı. 25 Ocak anmalarına yapılan bu vahşi katliam Sisi’nin ekmeğin, özgürlüklerin karşısında olduğunun ve Mübarek’ten hiçbir farkının olmadığını kanıtlayan bir sembol olacak.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Şimdi güçleri birleştirme zamanı

SONRAKİ HABER

Eser ve Topaloğu'nun tutuklanmasına tepki: Türkiye, gazeteci hapishanesine dönüştü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa