27 Ocak 2015 07:43

Unutma Beni 13 Şubat’ta vizyonda

Lisa Genova’nın aynı adlı romanından uyarlanan, Julianne Moore’a olağanüstü performansı sayesinde Oscar Adaylığı ve Altın Küre de dahil olmak üzere toplam 28 ödül ve adaylık getiren Unutma Beni / Still Alice 13 Şubat’ta vizyona giriyor.

Paylaş

Lisa Genova’nın aynı adlı romanından uyarlanan, Julianne Moore’a olağanüstü performansı sayesinde Oscar Adaylığı ve Altın Küre de dahil olmak üzere toplam 28 ödül ve adaylık getiren Unutma Beni / Still Alice 13 Şubat’ta vizyona giriyor.

Yönetmen hikayeyi şöyle anlatıyor; “Lex Lutzus ve James Brown, Aralık 2011’de bizi arayıp kitaba bir göz atmamızı istediklerinde konuyu kendimize çok yakın bulduk. O yıl Richard dilinin sürekli sürçmesi sonucu doktora gittiğinde doktor, ALS teşhisi koymuştu. Kitabın ilk bölümleri bize bu hastalık sürecindeki deneyimlerimizi hatırlattı. Alice, Richard’ın doktoruna sorduğu soruların aynılarını soruyor. Teşhisin ilk zamanlarındaki felç inmesi korkusu, zaman geçtikçe hissettiği yılgınlık, hayattan elini çekeceği hissi… Hepsi aynıydı. Peki, biz bu filmi gerçekten o anda çekmek istiyor muyduk?”

ALİCE’İN HİKAYESİ İÇİN MÜKEMMEL BİR İSKELETTİ

“Lisa Genova’nın dolaylı anlatıma başvurmayan dürüst kaleminden çıkan sayfaları okudukça filmin de aynı dürüstlükle çekilmesi gerektiğine ikna olduk. Kitap, Alice’in hafıza kaybının mesleğine, gündelik yaşamına, sosyal yaşamına ve aile dinamiklerine etkisini ayrıntılı biçimde inceliyordu. Ozu’nun Grief filmi hastalık ve yaşlılık karşısında ailelerin nasıl bir tavır sergilediğini göstermek açısından evrensel bir öneme sahiptir. Lisa’nın kitabının ana konusu olan üç çocuklu aile, Alice’in hikayesi için mükemmel bir iskeletti.”

“Ana karaktere yoğunlaşmaya başladıktan bir süre sonra, Alice’in kıvırcık siyah saçlarını kaybetmeye başladığı andan itibaren, onun aslında kızıl saçlı olabileceğini hayal etmeye başladık. Richard’a “Bu rolü kim oynayabilir?” diye sorduğumda, notlarının arasında “Julianne Moore” yazdığını gördüm. Ona proje ile ilgili bir mesaj attık. Senaryodan önce kitabı da okudu. Birkaç zaman sonra Skype üzerinden konuştuğumuzda daha birkaç saniye
geçmişti ki ‘ben varım’ dedi.”

“Çekimlere başladığımızda Richard kendini ne besleyebiliyor, ne de tek başına giyinebiliyordu. Ellerini kullanamıyor; yalnızca belli açılardan notlar alabiliyordu. Buna rağmen her gün sete geldi ve bu filmi yönetti. Bu durum, yapıma daha derin bir anlam kattı. Filmin ta kendisini yaşıyorduk. Setteki herkes özel bir şeyler olduğunu hissediyordu.” (KÜLTÜR SERVİSİ)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Stres çeneyi de vuruyor

SONRAKİ HABER

Evrensel 25 yaşında: Gerçeklerden vazgeçmeyeceğiz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa