24 Ocak 2015 05:00

Roboskî’yi maniple etmeyin yargılayın

Adalet Bakanlığı’nın, Anayasa Mahkemesi’ne taşınan Roboskî katliamına ilişkin mahkemeye gönderdiği görüş yazısına tepkiler sürüyor. Çoğu çocuk 34 kişinin öldürüldüğü katliamla ilgili Bakanlığın 28 sayfalık görüş yazısında, ‘hata olsa bile kullanılan gücü haksız hale getirmez’ görüşlerine yer verildi. Roboskili aileler, Milletvekilleri ve Diyarbakır Baro Başkanı, Bakanlığın görüş yazısını gazetemize değerlendirerek, Bakanlığa tepki gösterdi.

Paylaş

Faruk AYYILDIZ
İstanbul

Adalet Bakanlığının, Anayasa Mahkemesine (AYM) taşınan Roboskî katliamına ilişkin mahkemenin kendilerinden istediği görüş yazısına tepkiler sürüyor. Bakanlığın 28 sayfalık görüş yazısında, katliama ilişkin skandal nitelikteki “Daha sonra bir hata olduğunun anlaşılması, kullanılan gücü otomatik olarak haksız hale getirmez” ifadeleri yer almıştı. Adalet Bakanlığının görüş yazısını gazetemize değerlendiren Roboskîli aileler, Milletvekilleri ve Diyarbakır Baro Başkanı, hükümetin bu yazıyla katliamı hem kabullendiğini hem de katliamın üzerini örtmek istediğini dile getirdiler.

‘KARANLIK DEHLİZLERE İTİLDİ’

Uludere Komisyonu Üyesi CHP Milletvekili Levent Gök, “Hükümet bugüne kadar konu yargıda deyip geçiştirmeye çalışıyordu ancak Adalet Bakanlığının Anayasa Mahkemesine verdiği dilekçe iktidarın katliam konusundaki düşüncesini bir kez daha göstermiştir” dedi. “Adalet Bakanlığının Anayasa Mahkemesine gönderdiği yazıda Uludere’deki olayın kaçınılmaz bir hata olduğu, alınan tedbirlerin makul sayıldığı, ailelere tazminat verildi daha ne istiyorlar anlayışı hakimdir” diye konuşan Gök, “Hükümet, eski Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ‘Uludere karanlık dehlizlerde kalmayacaktır’ açıklamasıyla ortaya çıkan süreci tam olarak karanlık dehlizlere ittiğini bir kez daha göstermiştir” sözlerini kullandı.

‘HÜKÜMET KONUYU KAPATMAK İSTİYOR’

Adalet Bakanlığının görüş yazısıyla hayatını kaybedenlerin yakınlarını bir kez daha yaraladığını ifade eden Gök, “Hükümet bu konuyu kapatma kararlılığı içerisinde olduğunu bir kez daha göstermiştir” diye konuştu. “Hükümet, olayın başından beri olayı unutturma, karartma çabalarının son perdesini burada da uygulamıştır. Ancak bu olayın kapatılmayacağını herkesin bilmesi gerekmektedir” diye konuşan Gök şöyle devam etti: “Uludere olayının olduğu gün MGK toplantısı vardı. Bu operasyon kararı MGK toplantısında alınmıştır. Başbakan, içişleri bakanı, cumhurbaşkanı hepsi oradaydı. MGK’de alınan bu kararda devletin tüm güçleri sorumludur o yüzden kapatılmak isteniyor ama bu mümkün olmayacak.”

‘AKP KATLİAMI İTİRAF ETTİ’

HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, “Roboskî’de çoğunluğu çocuk olan 34 sivil katledildi. Adalet Bakanlığının yazısı şu anlama geliyor: Devlet isterse bu toplumun tümünü öldürebilir. Çünkü orada olağanüstü koşullar vardı. Oysa hiçbir hukuk devletinde böyle bir anlayış yok.”

‘İktidar bu zamana kadar katliamı inkar etti ama artık katliamın üzeri örtülemeyecek aşamaya geldiğinde ise hiçbir mantığı, ahlaki değeri olmayan değerlendirmelerde bulunuyorlar’ sözlerini kullanan Sarıyıldız, “Bu görüş nereden tutarsanız elinizde kalıyor. Bu bir itiraftır, suçu kabul ediyorum ama istediğimde katliam yaparım anlayışıdır. Bu tam da AKP Hükümetinin despotik yaklaşımıyla ilgili bir durumdur” dedi.

‘PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ’

Adalet Bakanlığı yazısının skandal olduğunu belirten Sarıyıldız, “Bu açıklama nedeniyle dünyanın her yerinde sizi rezil ederler ama Türkiye’de bunlar normal karşılanıyor. Orada Kürtler katledildi. Biz bunun peşini bırakmayacağız. Sorumlu derken salt o pilottan bahsetmiyorum. Başbakandan şimdiki Cumhurbaşkanına uzanan bir katliamdır. Devlet kabul edip, sorumluluğunu kabul edene kadar peşini bırakmayacağız. Böyle ahlaksız yaklaşım olabilir mi diyerek şok oldum. AKP hükümeti iktidarda olunca bunlar da oluyor.” sözlerini kullandı.

‘BİZZAT DEVLETİ YÖNETENLER SORUMLU’

ROBOSKÎ aileleri adına gazetemize konuşan Ferhat Encü, “Biz katliamın yaşandığı ilk günden bu yana hep ifade ettik; Roboskî bilinçli, planlı bir katliamdı. Bunu kızgınlıkla, öfkeyle söylemedik. Katliamın oluş biçiminden, yaşananlara bakarak bunu söyledik” diye konuştu.
Bizzat devleti yönetenlerin katliamdan sorumlu olduğunu belirten Encü, Adalet Bakanlığı savunmasıyla katliamın meşrulaştırılmaya çalışıldığını belirtti. Meclis komisyonuna dahi izlettirilmeyen katliam görüntülerini hatırlatan Encü, görüntülerinin kamuoyu ile paylaşılması halinde katliamın planlı olduğunun da ortaya çıkacağını söyledi.

KATLİAM PLANLIYDI

Encü şöyle devam ediyor: “Katliam günü 50’ye yakın insan sınırdaydı. Heronlar gönderildi, heronları duyan 15 kişi sınır hattından geri döndü. Kalan Roboskîlileri katliam noktasında bir araya toplayan askeri birliğin içerisinde 2 korucu vardı ve o korucular köye haber veremesin diye telefonları alınmıştı. Katliam 45 dakika sürdü. Medya haberdar etmedi, sonraki iktidar söylemlerine baktığımız zaman katliamın planlı olduğunu görüyoruz.”
Adalet Bakanlığının Genelkurmayın görüşüne dayanarak, katliamı maniple etmeye çalıştığının altını çizen Encü, Bakanlığın ‘Hata olsa dahi güç kullanılacak makul koşullar vardı’ sözlerinin içler acısı olduğunu söyledi.

‘PARA ALMADIK Kİ İADE EDELİM’

‘Roboskî aileleri tazminatı geri iade etti’ haberlerini de sorduğumuz Encü, “Bu para alınmış daha sonra Başbakanlığa geri verilmiş gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor” dedi. Katliamın ilk gününden bu yana o paraya asla dokunmayacaklarını dile getirdiklerini vurgulayan Encü, “Paraya el sürmüş değiliz. Böyle bir tazminatı da talep etmedik. Başbakanlık bütçesinden Valilik hesabına gelen 123 bin TL vardı. Valilik zarar ziyan komisyonunun hesabında duruyordu. Bizim hesaplarımıza geçirilmiş bir para yoktu. Almamız için baskı oluşturdular, heyetler gönderdiler ancak bu tazminatı sus payı olarak değerlendirdik ve almadık. Valilik parayı geri Başbakanlığa yollamış. Mesele budur” dedi.

BAKANLIK SORUMLULARI KORUYOR

DİYARBAKIR Baro Başkanı Tahir Elçi, “Adalet Bakanlığının görüşü, olaydan sonra şüphelileri savunma argümanıdır” diye konuştu. Bakanlığın Roboskî katliamının arkasında durduğunu söyleyen Elçi, “Bakanlık failleri kolluyor ama Anayasa Mahkemesinin bu görüşe hukuki bir değer atfetmeyeceğini düşünüyorum” dedi. “En önemlisi şu; yargılanmanın önünü açmak gerekiyor” sözlerini kullanan Elçi şöyle devam etti: “Katliamda kimlerin sorumluluğu var, bırakın buna yargı karar versin. Mahkemenin önüne gitsin. Gerçekler yargılamada ortaya çıksın. 34 insan öldürüldü davayı böyle kapatmaya çalışmak yaşam hakkı ilkelerine aykırıdır. Dolayısıyla bakanlık sorumluları korumaktan ve katliamın arkasında durmaktan vazgeçmelidir.”

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Toplumsal dinamikler güç oluşturur

SONRAKİ HABER

Fransa’da grev 3. gününde: Ulaşım hatları durdu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa