24 Ocak 2015 04:54

Meclis ‘ak’ladı ama vatandaş ‘ak’lamadı

Dört eski bakanının Yüce Divana gönderilmemesini hükümete yakın isimler “Arkadaşlarımız aklandı” diye değerlendirse de birçok vatandaş aynı görüşte değil: “Mecliste aklansalar da vicdanımızda aklanmadılar.”

Paylaş

Elif Ekin SALTIK
Selmane ERTEKİN
Ankara

17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda adı geçen 4 eski Bakanla ilgili geçtiğimiz gün Mecliste oylanan Yüce Divanla ilgili ret kararı çıktı. Ancak, AKP’li 50’ye yakın milletvekilinin Yüce Divana ‘evet’ kararı vermesi Hükümet cephesinde ciddi rahatsızlıklar yaratırken muhalefet de bakanların vicdanlarda mahkum olduğunu ifade etti. Peki vatandaş Meclisten çıkan kararın gerçekten kendi iradelerini temsil ettiğini düşünüyor mu? Bu soruyu onlarla sorduk.

‘OYLAMA MİLLİ İRADEYİ TEMSİL ETMİYOR’

Fatime Tosun, bu konunun daha çok irdelenmesi gerektiğini düşünüyor. Halkla beraber, iç içe, halkın da görüşleri alınarak karar verilmesi taraftarı olduğunu söyleyen Tosun, “Bakanlar Yüce Divana gitmeli ve orada savunmalarını yapmalıydı. Bizim açımızdan da daha ikna edici olacaktı. Halkın bu meselede ikna olması gerekiyordu. Bakanların Yüce Divana gidip gitmemesi meselesi dışında halkın ikna olması taraftarıyım. Bu oylama bence milli iradeyi temsil etmemektedir” diyor.

‘VİCDANIMDA AKLANMADILAR’

“Mecliste aklanmışlardır ama milletin gönlünde, vicdanında aklanmamışlardır” diyen Ali Tan da bu tür iddiaların aklanacağı yerlerin mahkemeler olduğunu ifade ediyor. Milletvekillerinin de kaybettiğini dile getiren Tan, “Herkes bu konuda görüş beyan ediyor. Kulaktan dolma bilgisi olan herkes lehte, aleyhte konuşuyor. Bu iş, mahkemelere sevk edilmeli. Orada da bu konuda gerçekten yetkili olan insanlar tarafsız bir biçimde bu işi araştırmalıydı. Benim vicdanımda aklanmamışlardır” diyor.
Hüsnü Küçükkahraman da bu sonucun adaletli olmadığı görüşünde. Küçükkahraman, oy veren milletvekillerinin çoğunun kendi partilerinden arkadaşları olduğu için objektif bir karar veremediklerini belirtiyor.

‘700 BİN TL’LİK SAAT VİCDANLARA SIĞAR MI?’

Ahmet Özaltın da yolsuzluğun apaçık ortada olduğunu ifade ediyor. AKP’nin olayı Yüce Divan oylamasıyla kapatmaya çalıştığını belirten Özaltın, “Ama aslında yapamadılar. 276 oyu alamadılar, reddedilmesi için milli iradenin 276 olması gerekiyordu. AKP’li bir kısım milletvekilleri bu yolsuzluğu kabul etmezken, vatandaş hiç kabul etmemektedir. Bunların aydınlanması gerekiyordu, vicdanımız kanıyor” diyor. “Asgari ücretle geçinen insanlar varken 700 bin TL’lik kol saati takıp nasıl gezebiliyorlar?” diye soran Özaltın, genel seçimlerde herkesin tüm bunları düşünüp oylarını buna göre vermesi gerektiğini söylüyor.

‘HAKKIMI HELAL ETMİYORUM’

Emel Öz de şunları söyledi: “Benim iradem bunu kesinlikle kabul etmiyor. Çok büyük bir haksızlık oldu, yalan oldu. Baştan beri bilinen bir şeydi. Bu insanlar bunu hak etmiyor. Göre göre, deliller ortadayken çalıyor çırpıyor ve bunu punduna uyduruyorlar. Ben birey olarak bu insanlara hakkımı helal etmiyorum. Umarım adalet bir gün yerini bulur” dedi.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Bir ihtimal daha var...

SONRAKİ HABER

Dersim’deki kurultaydan çağrı: Tarım, hayvancılık ve çevre mücadelesi birlikte olmalı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa